Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, tutukluluğuna karşı cezaevinde süresiz açlık grevine başladı. Maden işçilerinin hakları için mücadele eden Aksu, “Biz büyük çoğunluğuz, milli iradenin ta kendisiyiz” diyerek mücadele çağrısı yaptı.

İşçilerin hakları için mücadele eden sendikacılar bir kez daha cezaevinde.

Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, tutukluluğunu protesto etmek ve tahliye talebiyle cezaevinde süresiz açlık grevine başladı.

Aksu ile Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, Yıldızlar SSS Holding bünyesinde çalışan maden işçilerinin ödenmeyen ücret ve diğer alacakları için Ankara’da sürdürdükleri eylemler sırasında gözaltına alınmış, iki sendikacı 26 Ağustos’ta tutuklanmıştı.

İşçinin hakkını aramak suç mu?

Aksu’nun tutuklanmasının arka planında yalnızca bir adli dosya değil, uzun süredir devam eden bir işçi mücadelesi bulunuyor.

Maden işçileri, ödenmeyen alacakları için Ankara’da haklarını ararken sendikacılar da işçilerin yanında yer aldı. Aksu ise yıllardır maden işçilerinin örgütlenmesi ve patronlara karşı yürüttüğü mücadeleyle biliniyor.

Sendika, Aksu ve Çakır’ın tutuklanmasını hukuka aykırı olarak değerlendirirken, Aksu da cezaevinden gönderdiği mesajda tutuklanmalarının “sipariş usulü” olduğunu savundu.

Aksu’nun sözleri ise yalnızca kendi özgürlüğüne değil, işçi sınıfının örgütlenme hakkına yönelik bir çağrı niteliğinde:

“Biz büyük çoğunluğuz, milli iradenin ta kendisiyiz.”

Bir kez daha tutuklandı

Başaran Aksu’nun cezaeviyle ilk karşılaşması da bu yıl yaşanmadı.

Aksu, nisan ayında Akbelen direnişi ve yaşam savunucusu Esra Işık’ın tutuklanmasına ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınmış, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Beş gün sonra tahliye edilen Aksu, bu kez doğrudan işçilerin ücret ve hak mücadelesi sırasında tutuklandı.

Aradan geçen aylarda değişmeyen ise Aksu’nun işçilerin yanında durması oldu.

Patronların karşısında işçiler yalnız bırakılıyor

Türkiye’de işçiler düşük ücret, güvencesiz çalışma ve ödenmeyen hakları için mücadele ederken, bu mücadeleyi örgütleyen sendikacılar da baskı ve tutuklamalarla karşı karşıya kalıyor.

İşçinin hakkını istemesi “suç”, patronun işçiye borcunu ödememesi ise çoğu zaman yıllarca süren hukuki süreçlerin konusu haline geliyor.

Başaran Aksu’nun açlık grevi de tam bu çelişkinin ortasında başladı.

Bir tarafta hakkını isteyen maden işçileri, diğer tarafta bu mücadelenin önünde duran sendikacılar…

Ve şimdi cezaevinde açlık grevindeki bir sendikacı.

Aksu’nun mesajı ise açık:

“Biz büyük çoğunluğuz.”

Çünkü mesele yalnızca Başaran Aksu’nun tutukluluğu değil.

Mesele, işçilerin örgütlenme ve hak arama hakkının ne kadar güvence altında olduğu.

İşçilerin hakkını savunmak suç değildir. Sendikacılık suç değildir. Örgütlenmek suç değildir.

Başaran Aksu’nun açlık grevi, Türkiye’de işçi sınıfının örgütlenme hakkı ve sendikal mücadele üzerindeki baskı tartışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Exit mobile version