Mart ayında teslim edilmesi beklenmesine rağmen tamamlanmasına karşın sahiplerine verilmeyen Tuzla Aydınlı 632 Konut projesinin hak sahipleri, konutların önünde bir araya gelerek teslimatın gecikmesini ve ağır ekonomik koşulları protesto etti.
“Evlerimizi istiyoruz! Adaletli ödeme koşulları ve çözüm bekliyoruz” şiarıyla düzenlenen eylemde, artan mağduriyetlere ve belirsizliklere son verilmesi çağrısı yapıldı.
“Hukuki ve İdari Süreçlerin Bedelini Vatandaş Ödememelidir”
Hak sahipleri adına yapılan ortak açıklamada, projedeki gecikmelerin ve belirsizliklerin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İmar ve mahkeme süreçleri nedeniyle yaşanan belirsizlikler, teslim tarihinin açıklanmaması ve artan ekonomik yükler mağduriyetimizi her geçen gün büyütüyor. Bizler ayrıcalık değil, hakkımız olan evlerimize kavuşmayı ve adil ödeme koşulları istiyoruz. Konutlarımızın neden teslim edilmediği, imar ve mahkeme süreçlerinin projeye etkisi ve iskân işlemlerinin hangi aşamada olduğu açıkça anlatılmalıdır. İskân ve teslimat için hangi işlemlerin beklendiği belirtilmeli, gerekli süreçler hızlandırılarak hak sahiplerine yazılı ve somut bir teslim takvimi açıklanmalıdır. Kurumlar arasındaki hukuki ve idari sorunların bedelini vatandaş ödememelidir.”
Temizliği Bitmiş Dairelere Dahi Girilemiyor
Eyleme katılan bir hak sahibi, dairelerin tamamen bittiğini ve oturmaya hazır durumda olmasına rağmen teslim edilmemesinin yarattığı acıyı şu sözlerle dile getirdi: “Tamamen bitmiş dairelerin, yani bugün bir temizlikçi sokun temizliğini ve içine oturun şeklindeki olan dairelerin, A, B, C kurumlarıyla kendi aralarında üstelik hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmeyip böyle bitmiş dairelerin durması insanların canını acıtıyor. Bitmiş dairenin içine dahi giremiyorsunuz. Böyle ciddi bir güvenlik önlemi söz konusu.”
Başka bir hak sahibi ise deprem gerçeğine dikkat çekerek, “Ben 45 yıllık bir binada oturuyorum. Deprem bölgesindeyiz. Neden ben evime oturamıyorum? Bunun açıklaması da yok. CİMER’e, belediyelere, bir vatandaş sosyal olarak nerede hakkını arayabilirse bütün mercilerde başvurularımızı yaptık. Belirsizlik devam ediyor” diyerek tepkisini gösterdi.
“KDV Oranı Yüzde 10 Değil, Yüzde 1 Olsun”
Hak sahipleri, artan kira ve geçim sıkıntısının yanı sıra borçlandırma kalemlerindeki yüksek oranların kendilerini tükettiğini belirterek iki temel talebini sıraladı: KDV İndirimi Talebi: Konutlar için uygulanacağı belirtilen yüzde 10 KDV’nin üzerlerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturacağını belirten vatandaşlar, oranının yüzde 1‘e düşürülmesini talep etti.
TÜFE Esaslı Artış Talebi: Kalan borç bakiyelerine altı ayda bir memur maaş artış oranına göre yapılan zamların ödeme yükünü ağırlaştırdığını ifade eden hak sahipleri, altı aylık borç artışlarının memur maaş artış oranı yerine TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) esas alınarak hesaplanmasını istedi.
“Borcumuzdan kaçmıyoruz; borcumuzu ödeyebileceğimiz adil koşullar talep ediyoruz” denilen açıklamada, ödeme koşullarının vatandaşın gelir ve ödeme gücünü gözeten bir sisteme dönüştürülmesi istendi.
“Hem Kira Hem Taksit Ödüyoruz, Çocuklarımız Mağdur”
Projeye başlandığında 3+1 daire için 3 milyon 999 bin TL’lik sözleşmeye imza attıklarını belirten bir hak sahibi, borcun şimdiden 5 milyon TL’nin üzerine çıktığını, ilk ödedikleri 13-14 bin liralık taksitlerin şu an 20 bin lirayı aştığını ifade etti. İnsanların halihazırda bir kira ödemek zorunda kalırken bir yandan da evlerine kavuşamadan TOKİ taksitleriyle baş başa bırakıldığını belirtti.
Eylülde evlerin biteceğine dair duyumlar aldığı için çocuğunun okul kaydını Tuzla’ya aldırdığını söyleyen bir başka mağdur ise, “Çocuğum Maltepe’den gelip gidiyor. Buraya taşınacağız diye buraya aldırdık kaydını ama şu anda da çok mağduruz gerçekten. Bir an önce teslim olmasını istiyoruz” diyerek yaşanan mağduriyeti özetledi.



