Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

İstanbul’u sarsan ve 9 vatandaşımızın hayatına ve büyük maddi kayıplara mal olan sel felaketi, siyasetin sıcak gündeminde sarpa saran bir yetki ve sorumluluk paravanına dönüştü. Ayazağa’da yaşanan facianın ardından iktidar ve muhalefet arasında “ruhsat kimin, ÇED’i kim verdi” kavgası koparken, Çağdaş Tuzla olarak bir kez daha soruyoruz: Bu enkazda can veren insanların hesabını hangi yetki belgesi geri getirecek?

“Ruhsatı Ben Verdim, Sen Ortaksın” Düellosu

Selin en ağır vurduğu Ayazağa bölgesindeki projeler ve dere yatağı yapılaşması üzerinden siyasiler karşılıklı suçlamaları tırmandırdı.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ayazağa’daki projenin tam anlamıyla bir iktidar projesi olduğunu belirterek, İstanbul’dan alamadıkları ruhsatın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un imzasıyla 2026 yılında çıkarıldığını, dere yatağı etkilenme alanındaki riskin bilindiğini vurguladı. Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre ise Bakan Kurum’a seslenerek ÇED olumlu kararının ve inşaat ruhsatının doğrudan Bakanlık tarafından verildiğini hatırlattı.

Bakan Murat Kurum ise sosyal medya üzerinden verdiği yanıtta, projenin 2022’de Sarıyer Belediyesi’nin teklifi ve İBB’nin onayıyla hayata geçirildiğini, İBB’nin projeye doğrudan ortak olduğunu savundu. Bakanlığın sürece dahil olmasının tek sebebinin hak sahiplerinin mağduriyetini gidermek olduğunu iddia eden Kurum, dere ıslahı ve yıkım sorumluluğunun yerel yönetimlerde olduğunu öne sürdü.

Ayamama’dan Ayazağa’ya Değişmeyen Senaryo

İktidar ve muhalefet “o ruhsatı sen verdin, bu imzayı ben attım” tartışmasıyla sorumluluğu birbirine atarken, Türkiye bu sahneleri 2009 Ayamama felaketinden çok iyi hatırlıyor. Ayamama Deresi taştığında 40 insanımız göz göre göre can vermiş, dönemin yöneticileri “derelerin intikamı ağır olur” diyerek asıl gerçeğin üstünü örtmeye çalışmıştı.

O gün Çağdaş Tuzla olarak Tuzla Akfırat’ta dere yatağının üzerine inşa edilen iktidar çevrelerine ait çiftlikleri manşetlerimize taşıdığımız gibi, Tuzla ve Gebze bölgesindeki bütün derelerin yerlerini ve hangi firmaların dere yataklarına inşaat yaptıklarını haberleştirmiş; ve “Sel gider rant kalır!” manşeti ile haberleştirmiştik. Bugün de Ayazağa’daki rant projelerinin ve imar oyunlarının takipçisiyiz.

Rant ve Yetki Çatışması Can Alıyor: Önce İnsan Hayatı!

Bugün gelinen noktada; ÇED raporunu kimin verdiği, ruhsatı hangi bürokratın imzaladığı ya da projenin ortağının kim olduğu tartışmaları, yaşanan trajedinin ve sistematik ihmallerin üstünü örtemez.

Çağdaş Tuzla olarak sesleniyoruz: Bakış açısı değişmedikçe, rant hırsı akla ve bilime üstün gelmeye devam ettikçe; dün Ayamama, bugün Ayazağa, yarın başka bir dere yatağı bu ülkenin kaderi olmaya devam edecektir.

Yetki sınırları arkasına saklanmayı bırakın; doğayla inatlaşan, dere yataklarını imara açan bu çarpık düzeni derhal masaya yatırın. Çünkü kaybedilen canlar, hiçbir imar planıyla ya da yetki tartışmasıyla geri gelmeyecektir!

Exit mobile version