İstanbul’da tanınmış isimlere yönelik uyuşturucu soruşturmasında dört kişi gözaltına alındı, Adli Tıp işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Soruşturma sürerken, uluslararası raporlar Türkiye’nin uyuşturucu trafiğinde kilit bir “geçiş ülkesi” olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında, kamuoyunda tanınan isimlerin adreslerine sabah saatlerinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Soruşturma kapsamında oyuncu İrem Sak, şarkıcı Aleyna Tilki, sosyal medya fenomeni Danla Bilic ve Mümine Senna Yıldız gözaltına alındı. Dört isim, jandarmadaki işlemlerinin ardından sağlık kontrolü için Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk edildi.
Kan ve saç örneklerinin alınmasının ardından şüpheliler, savcılık talimatıyla herhangi bir adli kontrol uygulanmaksızın serbest bırakıldı.
7 adrese eş zamanlı operasyon
Başsavcılığın açıklamasına göre operasyonlar; Sarıyer (2 adres), Eyüpsultan, Şişli, Üsküdar, Bakırköy ve Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 6 ilçesinde toplam 7 adrese yapıldı.
Haklarında gözaltı kararı bulunan oyuncu Melisa Döngel, şarkıcı Yusuf Güney ve Cihan Şensözlü adreslerinde bulunamadı. Bu isimlere yönelik arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Yurt dışındaki isimler için yakalama kararı
Soruşturma kapsamında, Şeyma Subaşı, Şevval Şahin ve Mert Vidinli’nin yurt dışında olduklarının tespit edilmesi üzerine haklarında yakalama kararı çıkarıldı.
Savcılık, soruşturmanın tüm şüpheliler yönünden devam ettiğini açıkladı.
Ev aramasında uyuşturucu ele geçirildi
Dosyada yer alan bilgilere göre, Mümine Senna Yıldız’ın evinde yapılan aramada 5 gram esrar ve bir adet öğütücü aparat ele geçirildi. Diğer adreslerde ise suç unsuruna rastlanıp rastlanmadığına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
Aleyna Tilki’nin avukatı Ayşegül Mermer, müvekkilinin evinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını belirterek, “Masumiyet karinesi ve soruşturmanın gizliliği gereği bu aşamada kamuoyuna açıklanabilecek başka bir bilgi yoktur” dedi.
Soruşturmanın önceki ayağı: Etkin pişmanlık
Soruşturmanın önceki safhasında gözaltına alınan sosyal medya fenomeni ve işletmeci Sercan Yaşar, savcılıkta verdiği ifade sonrası “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanarak tahliye edilmişti. Son operasyonların, bu ifadenin ardından geldiği belirtiliyor.
Aynı dosyada iş insanı Kasım Garipoğlu ve Burak Ateş hakkında da “uyuşturucu temin etme ve kullanımını kolaylaştırma” iddialarıyla yakalama kararı bulunuyor.
Medyatik operasyonlar var, uyuşturucu rotası hâlâ durdurulamıyor
Türkiye’de son yıllarda özellikle ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonları geniş medya ilgisiyle duyurulurken, ulusal ve uluslararası raporlar uyuşturucu trafiğinin yapısal boyutuna işaret ediyor.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu, Türkiye’yi “Balkan rotası”nın kilit ülkelerinden biri olarak tanımlıyor.
Rapora göre:
- Afganistan’dan başlayan,
- İran ve Türkiye üzerinden geçen,
- Balkan ülkeleri aracılığıyla Batı ve Orta Avrupa’ya uzanan hat,
küresel uyuşturucu trafiğinin ana güzergâhlarından biri olmaya devam ediyor.
Türkiye: Geçiş, depolama ve dağıtım noktası
Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB) raporlarında da Türkiye;
- Transit geçiş,
- Depolama,
- Bazı maddelerde işleme,
- Ve sınırlı da olsa iç pazara sızma noktası olarak tanımlanıyor.
Raporda özellikle Güney Amerika’dan Türkiye’ye sevk edilen uyuşturucuların, limanlar ve varış noktalarında ele geçirilmesinin, ülkenin küresel uyuşturucu ağındaki rolünün büyüdüğünü gösterdiği vurgulanıyor.
Ekim ayındaki operasyonlar ve ‘itibar suikastı’ tartışması
8 Ekim’de gerçekleştirilen benzer bir operasyonda çok sayıda oyuncu, müzisyen ve sosyal medya fenomeni gözaltına alınmış; büyük bölümü aynı gün serbest bırakılmıştı.
Adli Tıp Kurumu’nun raporlarında:
- 11 kişinin test sonuçlarının negatif çıktığı,
- Pozitif sonuç görülen bazı örneklerde ise tıbbi ilaç etken maddeleri tespit edildiği açıklanmıştı. Buna rağmen, operasyonun iktidara yakın medya tarafından kişisel hayatlara yönelik teşhir ve “itibar suikastı”na dönüştürüldüğü yönünde eleştiriler yapılmıştı.
Uzmanlar uyarıyor: Sorun kişisel değil, yapısal
Hukukçular ve uzmanlar, kişisel kullanım iddialarıyla yürütülen medyatik operasyonların, uyuşturucu trafiğinin asıl aktörlerini ve uluslararası ağlarını görünmez kıldığına dikkat çekiyor.
Tonlarca uyuşturucunun sınır ve limanlardan geçmesine rağmen;
- Rotaların,
- Organizasyonların,
- Finansman ağlarının kamuoyuna açıklanmaması, “kimin yakalandığı” değil, “kimin yakalanmadığı” sorusunu gündeme getiriyor.


