“Şiddetsiz siyaset ortamı oluşturmak ve barış ateşini korumak için Meclis çözüm odağı olmalıdır.”
Marmara (Silivri) Cezaevi 9-A47 koğuşunda tutuklu bulunan Seçilmiş Hatay Milletvekili Ş. Can Atalay, Kürt sorunu ve Türkiye’deki demokratik siyaset iklimine ilişkin yeni bir açıklama yayımladı. Atalay, şiddetsiz siyaset adımlarının önemine dikkat çekerek, kalıcı barış ve eşit yurttaşlık için TBMM’nin acilen merkez konumuna getirilmesi gerektiğini vurguladı.
1. “Şiddetsiz Siyaset ve Barış Ateşine Sahip Çıkalım”
Şubat 2025’te yapılan “silahların bırakılması” çağrısının ardından Türkiye’de Anayasa, yasalar ve kurumların askıda olduğunu hatırlatan Can Atalay, her şeye rağmen Kürt sorununda “silahlara veda çağrısı”nın yaratacağı yeni siyasal ortamın heba edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Bugün demokratik siyaset ortamının bir yıl öncesine kıyasla daha olumsuz olduğunu belirtmesine rağmen, “şiddetsiz siyaset” adımlarının hayati önemde olduğunu ifade etti.
Kürt sorununun silahların gölgesi olmadan, şiddetsiz bir ortamda konuşulabilmesi gerektiğine dikkat çeken Atalay: “Önce barış diyen, ‘şiddetsiz bir siyaset ortamı’ için yapılan çağrıya dikkat kesilelim. Yakılmaya çalışılan barış ateşinin, her yönden esen sert siyaset fırtınalarıyla sönmemesi için çevresini kuşatalım. Toplumsallaşması için sahip çıkalım.”
2. “Meclis Çözüm Odağı Olmalı, Kayyum Vesayetine Son Verilmelidir”
Sorunun kalıcı çözümünün geniş bir toplumsal mutabakat gerektirdiğini aktaran Atalay, sürecin fiili durumlara ve siyasetin anlık hoşgörüsüne bırakılamayacağını belirtti. Şiddetin siyasetten dışlanması adımlarının mutlaka yasal ve demokratik adımlarla desteklenmesi gerektiğini kaydeden Atalay, çözümün adresini şu sözlerle işaret etti: Toplumsal ve siyasal desteği genişletmenin ilk adımı Meclis’i çözüm odağı olarak işlevli kılıp süreci şeffaflaştırmaktır. Acilen, önceki yıllarda yasal güvencelere bağlanmadan atılmış adımların ceremesini yaşayanları özgürleştirmek, Kürt yurttaşlarımızın seçme iradesini yok eden kayyumluk vesayetine son vermektir.”
3. “Eşit ve Özgür Bir Türkiye Yürüyüşü”
Atalay, çağrısını Cumhuriyetin demokratikleşmesi vurgusuyla tamamladı: Cumhuriyetimizi demokratikleştirmek için; hukukun, yasaların, kurallı, kurumlu bir işleyişin kazanılması için, Kürt yurttaşlarımızın demokratik talepleri için, eşit ve özgür bir Türkiye için yürüyüşümüze devam edelim.”


