Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Hasan Uzunyayla’nın CHP İlçe Başkanlığına Atanmasıyla Tuzla’da Maskeler Bir Kez Daha Düştü!

Tuzla’da geçmişi firmasındaki işçi ölüm ve işten atmalar, imar rantları, AKP’li tersane sahiplerinin taşeronluğu, belediye başkanı Mehmet Demirci’yi kollayarak yapmadığı suç duyurusu ve itirazlar ile, mahkeme kararlarıyla tescillenmiş hapis cezaları ve geçmişte AKP yerel iktidarıyla yapılan “ortaklıklarla” dolu olan Hasan Uzunyayla’nın yeniden CHP İlçe Başkanlığı koltuğuna oturtulması, Tuzla halkının iradesine vurulmuş en büyük darbe olarak değerlendiriliyor.

Tuzla’da geçmiş dönemlerde AK Parti’nin karşısında gerçek bir muhalefet yürütmek yerine, iktidarın projelerine omuz veren ve kurduğu bu düzen sayesinde “işlerini yoluna koyan” Tuzla’daki kontrollü muhalefetin efendisi olan Uzunyayla’nın bu düzeni AKP’ye geçen Eren Ali Bingölle de sürdürmekte olduğu biliniyordu. Son emsal transferi gelişmelerinin ardından, müteahhit olarak üstlendiği inşaat proje dosyalarındaki bazı eksik evraklar ve olmayan imzaların tamamlanması kendisinden istenmişti!

Tersanelerde İşçi Kıyımı ve “Yasa Dışı Eylem” Bahanesiyle Atılan İşçiler

  • Tersane Ortaklığı: 2005-2010 yılları arasındaki vahşi kapitalist sömürü düzeninde Hasan Uzunyayla, Umut Gemi firması üzerinden tersane sahiplerinin taşeronluğunu yaparken, siyasi konumunu ticari çıkarları için kullandı.
  • Bunlar hem gazete hem de TV.lere yansıdı haberleştirildi… Hakkında Umur Talu’dan, Yalçın Bayer’e kadar uzanan geniş bir yelpazedeki yer alan yazarlar onun hakkında güzel şeyler yazmadı. Ama o dönem ki ekip, yani şimdiki butlancılar: Kılıçdaroğlu, Berhan Şimşek, Gürsel Tekin ” ne oluyor orada” diye bile sormadılar! Üstelik bütün gerçekleri bilmelerine rağmen.

  • Kendi İşçisini Kapı Dışarı Etti: İşçiler, iş cinayetlerinin yoğun olarak yaşandığı o yıllarda: “Ölmek istemiyoruz” diyerek greve çıktığında, kendi partilisinin milletvekilleri eylemde boy gösterirken; Uzunyayla, Umut Gemi’de çalışan ve aynı zamanda Baret Gazetesi temsilcisi olan işçisi Niyazi Tepeli’yi, bizzat imzaladığı belgeyle “yasa dışı eyleme katıldığı” gerekçesiyle işten attı.
  • Artık bu tam da, bu kadar da olmaz ki “Hasan Abi” durumuydu…Niye kendi imzasını kullanmış ki diye soranlar bile oldu…

İmar Oyunları, Şadi Yazıcı’nın Hastanesi ve “Sihirli Parseller”de Oy Birliği ile rant ve Taşeronu Hasan Uzunyayla…

  • Aydınlı Emsal Artışı ve Taşeronluk: Aydınlı’daki parseller 2004 yılında 0.50 konut emsaline sahipken, 2005’te bir gecede “Ticaret-Hizmet Alanı” yapılarak 1.75 emsale AKP – CHP oybirliği ile fırlatıldı.
  • Bu kirli çarkın arkasındaki Belediye Başkanı Mehmet Demirci’nin akrabası olan AKP’li meclis üyesi Bilgehan Bayramoğlu ve onun taşeronluğunu yapan bizzat CHP Tuzla İlçe Başkanı Hasan Uzunyaylaydı. Ve orada üretim yapan taşeron da kendisi idi…
  • Postane Mahallesi ve Tarihsel Dönüşüm: Tuzla merkeze ve tarihi evlerin bulunduğu bölgelere Sulukule ile eş zamanlı göz koyan iktidarın kentsel dönüşüm hamleleri, CHP’li ilçe başkanı ve meclis üyelerinin de tam desteğiyle oy birliğiyle meclisten geçirildi. Onları yayınlarımız ile teşhir ettik, ve onları durdurmak için büyük mücadeleler verildi…Tuzla’da bu isteklerine uluşamadılar…
  • Şadi Yazıcı’nın Hastane İmarı: Dönemin AK Partili Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya ait olan hastanenin bulunduğu Vatan Caddesi üzerindeki parsellerin imar düzenlemeleri de yine Hasan Uzunyayla’nın ilçe başkanlığı döneminde mecliste oy birliğiyle onaylandı.
  • Bunlar sadece birkaç örnek… Böyle onlarca karar ile AKP’nin Tuzla’da iktidarının sürdürülmesi ve kendinden emin mutlak bir güce erişmesinin yolu açıldı. Ve maalesef bu durum hem bütün ülkede hem de Tuzla’da, AKP-CHP’li -şimdinin butlancı- kadrolarının işbirliği ile sağlandı…

Cemil Ekşi İçin Skandal Basın Toplantısı: “Kaçak Bina Yapması Normaldir!”

  • İş Adamını Savunan Zihniyet: Hasan Uzunyayla ile birlikte hareket eden ve dönemin CHP belediye başkan adayı olan Cemil Ekşi’nin görevden alınması üzerine düzenlediği bir basın toplantısında bölgedeki kaçak yapılaşmaları ve kural tanımazlıkları savunarak pişkince, “Yapar yapar, o bir iş adamıdır kaçak bina yapması normaldir!” ifadelerini kullandı.
  • O tarihlerde, Ekşi’nin resmi ticari ortağı Hasan Dağlı’ya toplattığı yerleri Orhanlı Belediye Başkanı olarak planlarda A lejantına çevirip benzin istasyonu alanları haline getirerek ortağının ve hatırlı kişilerin üzerine tapulandırdığı ortaya çıkmıştı…” O da veririm veririm arkadaş sana mı sorcam?” demişti, soruyu soran basın mensubuna mikrofondan herkesin içinde…
  • İşçiyi Suçlayan Anlayış: Tersanelerde yaşanan ölümlerde bile işçileri hedef alarak “güvenlik sağlayan giysileri kullanmıyorlar” diyebilen bu zihniyet, sermayenin ve kaçak yapıların koruyucusu olduğunu açıkça ilan etti.

Darp, Tehdit ve Mahkemede Tescillenen 4 Yıl 7’şer Ay Hapis Cezası

  • Stant Baskını ve Şiddet: Tuzla Sahili’nde “Arıtmanın kokusuna ve zehirli varillere hayır” imza kampanyası yürüten gazetemiz sahibi Halil Özen, eşi Hülya Özen ve oğlu Yalçın Deniz Özen, Cemil Ekşi, Hasan Uzunyayla ve beraberindeki 30 kadar “delikanlı” tarafından fiili saldırısına uğradı.
  • Mahkeme Kararı: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava sonucunda; darp, hakaret ve tehdit suçları sabit görülen Uzunyayla ve Ekşi, toplamda darp, hakaret ve tehdit suçlarından her biri 4 yıl 7’şer ay hapis cezasına çarptırıldı ve 5’er yıl denetim altında tutulmalarına karar verildi.

Sonuç olarak; Tuzla’nın rantını iktidarla paylaşan, işçinin ekmeğiyle oynayan ve mahkeme salonlarında cezaları tescillenen ve siyaseti kullanarak büyük servetlere kavuşan bu zihniyetin yeniden ilçeye hakim kılınması, halka ve emeğe karşı işlenmiş en büyük suç olacaktır.

Ve eğer Tuzla halkı şimdiye kadar ders çıkarmayıp, onları ciddiye alıp peşlerine takılırsa yalnızca kendine değil, çocukları ve doğacak torunlarına da en büyük kötülüğü yapmış olacaktır.

Tuzla halkı ve mücadelesi, artık daha da zorlu bir dönemece girmiştir. Bir tarafta hayali emsal, hobi bahçeleri ve henüz bilemediğimiz pek çok talan ile yandaşlarına rant aktaranlar, diğer yanda onlarla her türlü rant ilişkisinde işbirliği yapanlar CHP çatısı altında yeniden örgütlenmeye çalışmaktadır.

Bugün yalnızca AKP’ye karşı değil; AKP’nin yereldeki işbirlikçiliğine zemin hazırlayan, Tuzla’nın ve ülkenin bu hale gelmesinde kolaylaştırıcı rol oynayan başta Kemal Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin, Berhan Şimşek, Barış Yarkadaş, Cemil Ekşi ve Hasan Uzunyayla gibi.. CHP’nin bu tortularına karşı da birlikte omuz omuza durmak bir zorunluluktur.

Özellikle Eren Ali Bingöl’ün AKP saflarına geçişinin ardından, eski ilişkilerin Hasan Uzunyayla-Cemil Ekşi şemsiyesi altında ve CHP içinde yeniden tahkim edilmeye çalışıldığı çok açıktır. CHP, Eren Ali Bingöl’ün ihtiyaç halindeki destekçisi haline getirilmek istenmektedir. Eskinin bu karanlık tortularıyla ne yeni bir şey kurulabilir ne de halkın yararına bir muhalefet üretilebilir. Aksine bu atama, yerel Akp iktidarıyla kapalı kapılar ardındaki çıkar ve işbirliği ilişkilerinin yeni bir kisve altında sürdürülmesinden başka bir sonuç doğurmaz. Bu düzene de, onun yereldeki butlancı temsilcilerine de geçit verip vermemek tamamen bizim elimizdedir.

Exit mobile version