Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

“TSK 1999 depreminde 10 bin 528 kişiyi hayatta tuttu, 6 Şubat’ta üç gün bekletildi”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı nedeniyle yaptığı konuşmada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1999 ve 2023 depremlerindeki rolünü rakamlarla karşılaştırarak iktidara çok ağır bir sorumluluk yükledi.

Özel’in iddiasına göre, 6 Şubat depremlerinde ordu ilk 72 saat boyunca sahaya çıkarılmadı; oysa aynı ordu, 1999 Marmara Depremi’nde ilk saatler içinde harekete geçirilmiş ve 10 bin 528 yurttaşı enkaz altından sağ kurtarmıştı.

“Bu ülkenin şanlı ordusu, tüm eğitimiyle, tüm ekipmanıyla, gencecik yürekleriyle üç gün boyunca talimat bekledi. Talimat gelmedi.”

1999: Saatler içinde sahada, binlerce can hayatta

Özel’in aktardığına göre, 1999 Marmara Depremi’nden yalnızca birkaç saat sonra dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in verdiği talimatla Türk Silahlı Kuvvetleri harekete geçti.

  • 37 helikopter,
  • 12 general,
  • 1.392 subay,
  • 33.199 er ve erbaş

sabahın ilk ışıklarıyla deprem bölgesine ulaştı.

İletişimin neredeyse tamamen koptuğu bir dönemde, 3 iridyum cep telefonu merkezi ve 2 uydu yer terminaliyle iletişim sağlandı. 270 saat kesintisiz uçuşla binlerce yaralı tahliye edildi.

Sonuç, Özel’in ifadesiyle “rakamların konuştuğu” bir tabloydu: “TSK, 1999’da enkaz altından 10 bin 528 kişiyi sağ çıkarıp hastanelere ulaştırdı. Bu rakama çıkarılıp hayatını kaybedenler dahil değil. 10 bin 528 kişi Mehmetçik sayesinde yaşadı.” Bu verilerin tamamının TSK kayıtlarında isim, soyisim, çıkarıldığı enkaz ve teslim edildiği hastane bilgileriyle yer aldığını vurguladı.

2023: Aynı ordu, üç gün bekletildi

Özel’in iddiasına göre, 6 Şubat 2023 depremlerinde ise aynı ordu üç gün boyunca sahaya çıkarılmadı. “Üçüncü, dördüncü, beşinci gün… Enkaz başındaki insanların tek sorusu şuydu: ‘Üç gün boyunca ordu neredeydi?’”

Özel, 1999–2023 karşılaştırmasını şu cümleyle özetledi: “1999’da 18 bin kişi hayatını kaybetti, ordu 10 binden fazla can kurtardı. 2023’te 53 bin 537 kişi öldü; kurtarılan kişi sayısı 327. Eğri oturacağız, doğru konuşacağız.”

“Bu bir ihmal değil, siyasi bir karardır”

CHP lideri, ordunun sahaya çıkarılmamasını teknik değil, doğrudan siyasi bir karar olarak nitelendirdi: “Orduyu çıkarmadılar çünkü ‘çıkarırsak iktidarı elimizden alırlar’ vehmine kapıldılar. Bu korkunun bedelini on binlerce insan canıyla ödedi.”

Özel, bu tabloyu “asrın felaketi değil, asrın ihmali” olarak tanımladı ve şu sözlerle noktaladı: “Bu millet bu gerçeği bilecek. Bu tarih önünde kapanmayacak bir hesaptır.”

Konuşmasının büyük bölümünü deprem bölgesindeki tabloya ayıran Özel, üç yıl geçmesine rağmen yüz binlerce yurttaşın hâlâ konteynerlerde yaşadığını, kiracıların tamamen dışlandığını ve konut teslimlerinin “anahtar verilip masrafı yurttaşa yıkılan” bir modele dönüştüğünü söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ilk 72 saat sahaya çıkarılmamasını “tarihi bir siyasi karar ve tarihi bir sorumluluk” olarak nitelendiren Özel, 1999 depremiyle yapılan karşılaştırmanın tabloyu daha da ağırlaştırdığını ifade etti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı nedeniyle bulunduğu Kahramanmaraş’ta partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, hem deprem bölgesindeki derinleşen sorunlara hem de Epstein belgelerinde adı geçen İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahit Ören üzerinden yürütülen siyasi iftiralara sert sözlerle tepki gösterdi.

Özel, yaz boyunca CHP’li belediyelere ve parti yöneticilerine yönelik “uçak”, “para dolu çanta”, “ahlak dışı ilişki” iddialarının tamamının yalan çıktığını hatırlatarak, bu kampanyaların merkezinde yer alan medya ve isimlere işaret etti.

“Yaz boyunca olmayan uçağı bize kiralayan diye iftira attıran, haysiyet suikastları yaptıranlar bugün Epstein belgelerinde çıkıyor. Kul hakkına girenler şimdi kendilerini paralıyor. Herkes layığını bulur. Layığını bulacaksın iftiracı.”

Epstein belgeleri, siyasi iftira ve ‘ahlak’ söylemi

“Epstein belgelerinde adı geçenler iftirayla siyaset dizayn edemez – Kaybolan çocukların hesabı sorulacak”

Özel, Epstein belgelerinde yer alan yazışmaların yalnızca bireysel bir skandal olmadığını, Türkiye’de uzun süredir sürdürülen ahlakçı–iftiracı siyaset dilinin de teşhir olduğunu söyledi. CHP lideri, bu belgelerde adı geçen isimlerin aynı zamanda muhalefete karşı karalama kampanyalarının finansörü ya da medya ayağı olduğuna dikkat çekti.

“Bize ‘ahlak’ dersi verenler, çocuk istismarının, pedofili ağlarının göbeğinde yer alan isimlerle yazışıyor. Sonra çıkıp ‘yanlış anlaşıldım’ diyorlar. Yanlış anlaşılan bir şey yok; ortada kirli bir ilişki ağı var.”

Depremde kaybolan çocuklar: ‘Bu soru cevapsız kalmayacak’

Özel’in konuşmasında en çarpıcı başlıklardan biri de 6 Şubat depremlerinde kaybolan çocuklar oldu. CHP lideri, yıllardır yanıtlanmayan bu dosyayı doğrudan Epstein ağıyla ilişkilendirmeden ama yüksek sesle sorgulayarak gündeme taşıdı. “Depremde binlerce çocuk kayboldu. Kimliği belirsiz çocuklar nerede? Kimlerin elinde? Bu çocuklar birilerinin mezesi mi oldu? Bu soruları sormak bizim insanlık görevimizdir.”

Özel, bugüne kadar iktidarın bu konuda şeffaf, bağımsız ve uluslararası denetime açık bir mekanizma kurmadığını vurguladı ve “Bu dosya kapanmayacak” dedi.

Mansur Yavaş ve CHP’li belediyelere özel vurgu

Özel, Mansur Yavaş başta olmak üzere CHP’li belediyelerin Kahramanmaraş’taki rolünü ayrıntılarıyla anlatarak, “Biz burada yoktuk” iddialarının açık bir yalan olduğunu söyledi. “Bu şehirde kim çadır kurdu, kim ekmek dağıttı, kim definleri yaptı, kim su hattı döşedi; hepsinin kaydı var. Kul hakkı yiyenler bu gerçeği değiştiremez.”

‘İftirayla iktidar yürümüyor’

Konuşmasının sonunda doğrudan iktidara seslenen Özel, ahlaki üstünlük iddiasıyla yürütülen siyasetin çöktüğünü savundu: “İftirayla, korkuyla, çocukların ve depremzedelerin acısı üzerinden siyaset dizayn edemezsiniz. Bu ülke karanlık ilişkilerle değil, hesap veren bir iktidarla ayağa kalkacak.”

Özel, CHP’nin hem deprem bölgesinin hem de Türkiye’nin geleceğini “şeffaflık, adalet ve hesap verebilirlik” ilkeleriyle kuracağını belirterek konuşmasını tamamladı.

Exit mobile version