Yıllarca DAEŞ’e karşı ABD’nin sahadaki “kara gücü” olan SDG, Washington’dan gelen son açıklamalarla sarsıldı. ABD Özel Temsilcisi Barrack, “Görev bitti” diyerek entegrasyonu işaret etti; bölgede “ihanet” sesleri yükseliyor.
Terör örgütü DAEŞ’in geriletilmesinde ABD’den her türlü silah, mühimmat ve hava desteğini alan SDG (YPG) unsurları, Washington’ın yeni rotasıyla karşı karşıya kaldı. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG’nin işlevinin sona erdiğini açıklayarak, örgütü Şam’daki yeni hükümete teslim olmaya çağırdı.
Sahadaki Ortaklık Rafa Kaldırıldı
Suriye’nin kuzeyinde DAEŞ ile bizzat göğüs göğüse çarpışan ve bu süreçte ABD’nin sınırsız lojistik desteğine güvenerek bölgede bir “devlet” kurma hayaline kapılan SDG, Barrack’ın açıklamalarıyla büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Hatırlanacağı üzere, 2014’ten bu yana ABD, SDG’yi “vazgeçilmez ortak” olarak tanımlamış ve bu destek, Kürt gruplarda Washington’ın kendilerini asla terk etmeyeceği algısını oluşturmuştu.
Barrack’tan Soğuk Duş: “Amacınız Sona Erdi”
Tom Barrack, yaptığı açıklamada tarihe not düşülecek şu ifadeleri kullandı: “SDG, 2019 yılına kadar DAEŞ’e karşı etkili bir ortaktı ancak o dönemde işlevsel bir merkezi devlet yoktu. Bugün durum değişti. Şam artık güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır. Bu nedenle SDG’nin sahadaki başlıca güç olma amacı büyük ölçüde sona ermiştir.” Bu sözler, yıllarca ABD bayrağı altında operasyon yapan gruplar arasında “ihanete uğradık” yorumlarına neden oldu. ABD’nin sunduğu bu “yol haritası”, SDG’nin elindeki tüm ağır silahları ve stratejik noktaları Şam yönetimine devretmesini öngörüyor.
Beklentiler Yüksek, Gerçekler Acı
ABD desteğine güvenerek Suriye’nin geleceğinde özerk veya federal bir yapı hayali kuran SDG liderliği, Barrack’ın “ayrılıkçılığı veya federalizmi onaylamıyoruz” çıkışıyla adeta köşeye sıkıştı.
SDG, ABD’nin kendilerini siyasi bir statü sahibi yapacağını bekliyordu. Ama ABD, SDG’yi “ulusal orduya entegre olması gereken bir grup” seviyesine indirdi.
“Yarı Özerklikten” Şam’ın İnsafına
Barrack, SDG’nin kaos döneminde sahip olduğu “yarı özerk” yapının sürdürülemez olduğunu belirtti. Kürtlerin tek kurtuluşunun Ahmed Şara liderliğindeki yeni hükümete tam biat etmekten geçtiğini vurgulayan Amerikalı diplomat, “Bu, Kürtlerin bir ulus devlet içinde kalıcı haklar elde etmesi için tek şansı” diyerek kapıyı kapattı.
Çağdaş Tuzla Gazetesi Notu: Bölgedeki bu makas değişikliği. Dün “stratejik ortak” dedikleri grupları bugün “görevi bitti” diyerek tasfiye eden ABD’nin bu hamlesi, Ortadoğu’da hiçbir yerel gücün hatta ülkenin, büyük emperyalist devletlere güvenerek kalıcı hesaplar yapamayacağını bir kez daha kanıtladı.


