Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Manisa Turgutlu’da bir okulda meydana gelen saldırının ardından yazılı bir açıklama yaparak, tırmanan okul saldırılarının münferit olmadığını vurguladı. Aslan, eğitimi piyasalaştıran, çocukları okuldan uzaklaştırıp güvencesizliğe ve şiddete iten mevcut iktidar politikalarının bu tablonun temel sorumlusu olduğunu belirtti.
Okulların açılmasının üzerinden henüz bir hafta geçmişken Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki olayların ardından Manisa Turgutlu’da yeni bir okul saldırısının yaşandığına dikkat çeken EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, yaralananlara geçmiş olsun dileklerini ileterek tepkisini dile getirdi.
“Güvenlikçi Tedbirler Çözüm Değil, Siyasi Sorumlu İktidardır”
İktidarın sorunu yalnızca güvenlikçi politikalara ve OHAL tedbirlerine indirgeyerek kendi sorumluluğunu örtmeye çalıştığını ifade eden Aslan, eğitim sendikaları ve uzmanların uyarılarına kulak tıkandığını belirtti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi başta olmak üzere iktidarın yaşananların siyasi sorumlusu olduğunu vurgulayan Aslan, şunları kaydetti: Geçtiğimiz hafta boyunca medya üzerinden servis edilen ‘çanta arama’ benzeri görüntülerin ve çocukların yetişkin gibi yargılanmasının caydırıcı olmadığı acı bir şekilde ortaya çıkmıştır. X-Ray cihazları ve güvenlik artırımıyla bu saldırılar önlenemez. Yine Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yürütülen ‘Ailem Güvende’ operasyonlarının amacının çocuk ve kadın güvenliği olmadığı, LGBTİ’lerin düşmanlaştırılmasına yönelik bir propaganda çalışması olduğu ortadadır.”
“Piyasacı Eğitim Şiddeti ve Yoksulluğu Besliyor”
Okul saldırılarının arkasındaki temel nedenin eğitimi özelleştiren, rekabetçi ve kapitalist eğitim sistemi olduğunu belirten Aslan, İSİG Meclisi’nin son raporuna atıfta bulunarak çocuk işçiliğindeki acı tabloya dikkat çekti.
2025-2026 eğitim öğretim yılında en az 95 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini hatırlatan EMEP Lideri, MESEM’ler eliyle çocuk işçiliğinin teşvik edildiğini savundu.
İktidarın kaynak kullanımındaki tercihlerini eleştiren Seyit Aslan, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Bir öğün ücretsiz yemek, hijyen malzemesi ve temizlik görevlisi için ‘Bütçe yok’ diyerek masrafları ailelerin sırtına yükleyenler, finans şirketlerinin batıkları söz konusu olduğunda kamu kaynaklarını aktarmakta tereddüt etmiyor. Kamusal eğitim yoksa orayı piyasa; sosyal politika yoksa suç; kamusal koruma yoksa korku ve şiddet doldurur. Çocukları okuldan uzaklaştırıp sanayiye, tarikatlara veya çetelerin kucağına iten bu düzen değişmelidir.”
“Parasız, Bilimsel ve Demokratik Eğitim Mücadelesini Yükseltmeliyiz”
Arka arkaya yaşanan saldırıların engellenmesinin ancak piyasacı eğitim sistemine karşı verilecek ortak mücadeleyle mümkün olacağını ifade eden Aslan, açıklamasını tüm yurtta halkı, öğrencileri ve velileri parasız, bilimsel, demokratik ve anadilde eğitim hakkı için tepki göstermeye çağırarak tamamladı.



