Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, “casusluk” soruşturmasında 3 saat ifade verdi: “6 yaşında Kur’an okumayı bilen biri olarak CIA bağlantısı iddiası akıl dışıdır”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında yürütülen “casusluk soruşturması” kapsamında savcılığa ifade verdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasında, TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve danışmanı Necati Özkan da şüpheliler arasında yer alıyor.

İmamoğlu’nun yaklaşık üç saat süren ifadesi kamuoyuna yansıdı. CHP’li lider, iddiaları sert sözlerle reddederek, “Roma’yı benim yaktığım daha gerçekçidir” dedi.

“Casusluk suçlaması hayatıma hakarettir”

İmamoğlu, dosyada “casusluk” suçlamasıyla yer almasına tepki gösterdi: “Casusluk, benim nazarımda vatan hainliğiyle eşdeğerdir. Bu dosya kapsamında bana yöneltilen suçlamalar bütün hayatıma hakarettir.
Hiçbir istihbarat örgütüyle, hiçbir yabancı kişiyle bu tür ilişkilerim olamaz.
Komplo teorisiyle karşı karşıyayım. Roma’yı benim yaktığım daha gerçekçidir.”

İmamoğlu, dosyada adı geçen “CIA çalışanı olduğu iddia edilen Aaron Barr” ile hiçbir temasının olmadığını belirtti. “6 yaşında Kur’an-ı Kerim okumayı bilen bir şahıs olarak, CIA çalışanı olduğu belirtilen birinin bana muhafazakârlara nasıl davranmam gerektiği konusunda tavsiye vermesi akla mantığa uygun değildir.”

“Wickr me nedir, bilmiyorum”

İmamoğlu, savcılığın yönelttiği dijital yazışma iddialarını da reddetti.
Soruşturma kapsamında, “Wickr me” adlı mesajlaşma uygulamasında “Bluestar81” ve “Jupiter1881” kullanıcı adlarıyla geçen diyalogların kendisine ait olduğu öne sürülmüştü.
İmamoğlu ise, “Bu programı ilk defa duydum. Üyeliğim hiç olmadı. Bu yazışmalarla hiçbir ilgim yoktur. 150 bin kişilik dijital ordu iddiası bana ait değildir,”
diyerek suçlamaları yalanladı.

“Fotoğraf bir tebrik ziyaretiydi”

Soruşturmanın merkezinde yer alan Hüseyin Gün ve Seher Erçili Alaçam adlı şahıslarla ilgili de konuşan İmamoğlu, birlikte çekilen fotoğrafın bir tebrik ziyareti sırasında çekildiğini belirtti: “Bu kişilerle herhangi bir profesyonel temasım olmadı. Söz konusu ziyaret 2019’da belediye başkanı seçildikten sonra yapılan tebrik ziyaretidir.”

“15 günlük bir tanışıklıkla kampanyamı yönlendirmesi imkânsız”

İddialarda, seçim danışmanı Necati Özkan ile “Hüseyin Gün” arasında geçen bir yazışmada, İmamoğlu’nun kampanyasının 15 günlük bir süreçte yönlendirildiği öne sürülmüştü.
İmamoğlu bu iddialara karşı çıktı: “Ben o dönem 7 aylık bir seçim kampanyası yürüttüm.
Bütün o sürecin çöpe atılıp 15 günde yönlendirildiği iddiası hayatın olağan akışına uygun değildir.”

“Komplo teorileriyle Türkiye’yi yönetemezsiniz”

İfade sonunda, soruşturmanın siyasi bir operasyon olduğunu ima eden İmamoğlu, “Bu dosyanın oluşumunda veya yürütülmesinde yer alanlar hakkında hukuki haklarımı kullanacağım,”
dedi.

CHP kaynakları, bu soruşturmanın “iktidarın yerel seçim öncesi muhalefeti yıpratma girişimi” olduğunu belirterek süreci yakından takip ettiklerini açıkladı.

Çağdaş Tuzla yorumu: ‘Roma’ benzetmesi, siyasetin karanlık atmosferine bir ışık yakıyor’

Ekrem İmamoğlu’nun “Roma’yı benim yaktığım daha gerçekçidir” ifadesi, yalnızca mizahi bir savunma değil, aynı zamanda Türkiye’de siyasetin geldiği absürtleşmiş soruşturma iklimine bir göndermedir.
Basın özgürlüğünün, yargı bağımsızlığının ve ifade hürriyetinin daraldığı bir dönemde, bu tür davalar iktidarın muhalefeti kriminalize etme çabalarının yeni halkasıdır.

Çağdaş Tuzla olarak, bu soruşturmayı demokrasi, hukuk ve basın özgürlüğü açısından kritik bir eşik olarak görüyor; kamuoyunun bilgiye, gerçeğe ve adalete erişim hakkını savunmayı sürdüreceğimizi duyuruyoruz.

Exit mobile version