Tuzla Belediye Meclisi’nin Eylül ayı ikinci oturumunda gündem dışı söz alan DEM Parti Meclis Üyesi Musa Avyüzen, barış sürecine, toplumsal barışa ve anadilde eğitim konusuna ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kalıcı bir toplumsal huzurun yolunun çatışmacı dili terk etmekten geçtiğini belirten Avyüzen, “Terörsüz Türkiye değil, demokratik ve eşitlikçi Türkiye” söylemiyle mecliste dikkat çeken bir konuşmaya imza attı.
“Gerçek Barış Yalnızca Silahların Susması Değildir”
Türk ve Kürt halklarının yıllardır büyük bedeller ödediğini ve annelerin gözyaşı döktüğünü ifade eden Avyüzen, gerçek barışın ancak eşit yurttaşlık temelinde kurulabileceğini söyledi. Hakların, kimliklerin, dillerin ve kültürlerin özgürce yaşanabildiği bir düzenin şart olduğunu dile getiren Avyüzen; inkar, savaş ve düşmanlaştırma dili yerine demokrasinin ve eşitliğin dilinin hakim kılınması gerektiğinin altını çizdi.
“Süreç Şeffaf Yürütülmeli, Koşullar Eşitlenmeli”
Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için şeffaflık ve eşit koşullar çağrısı yapan Avyüzen, Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli’nin siyasi çalışmalarını sürdürebildiği gibi; Sayın Abdullah Öcalan, Sayın Selahattin Demirtaş ve Sayın Figen Yüksekdağ’ın da sürece katkı sunabilmesi adına gerekli koşulların oluşturulması gerektiğini savundu.

“Yeni Eğitim Döneminde Kürtçe Müfredata Alınmalı”
Anadilde eğitimin toplumsal barışın temeli olduğunu belirten Avyüzen, yaklaşan yeni eğitim-öğretim dönemi öncesinde Kürtçe için somut adımlar atılmasının samimiyet göstergesi olacağını vurguladı. Kürtçe eğitim hakkının yasal güvenceye kavuşturularak müfredatta yer alması gerektiğini söyleyen Avyüzen, çocukların birbirlerinin dillerini öğrenmesinin toplumu ayrıştırmayacağını, aksine birlikte yaşam kültürünü güçlendireceğini belirterek konuşmasını tamamladı.