Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 101. YILI KUTLU OLSUN!

Cumhuriyet özgürlüktür,

Cumhuriyet ilimdir,

Cumhuriyet bilimdir

Cumhuriyet aydınlıktır,

Kadınlara verilen haktır,

Cumhuriyet devrimdir,

Cumhuriyet Mustafa Kemal ATATÜRK’tür

 Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak başlatmış olduğu milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasının ardından, 29 Ekim 1923 yılında ilan ettiği Cumhuriyet, Türk Milletine bırakılmış en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir. İşte bu değer, bizleri ulusal bir devletin onurlu, özgürce düşünebilen, eşit haklara sahip birer ferdi, devletin tek ve gerçek sahibi haline getirmiştir.

Cumhuriyet aydınlanmanın adıdır. 101 yıl önce bugün yakılan bir meşaledir Cumhuriyet. Kimsesizlerin kimsesi, Nene Hatunların, Sütçü İmamların, Hasan Tahsinlerin sesidir cumhuriyet.

Bizlere ve gelecek nesillere düşen en önemli görev; Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunmak, Atatürk ilke ve inkılaplarını koruyup kollamak, iç ve dış tehditlere karşı duyarlı olmaktır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet devrimleriyle kadınlar toplum içinde değer kazandı

Cumhuriyetimizin kuruluşunu izleyen yıllarda ülkede çağdaş, uygar bir yaşam biçiminin yerleştirilmesi amacıyla eğitimde, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşamda köklü devrimler yapılmıştır. Her devrim,  hukuk devrimini de içerir ve her devletin hukuk sistemi o devletin temeline uygun düzenlenir. Atatürk ve arkadaşlarının önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti kurtuluş mücadelesinden itibaren ulusal egemenlik temeline dayandırılmıştır.

Medeni Kanun ile erkeğin birden çok kadınla evlenebilmesi yerine tek eşlilik, erkeğin “boş ol” demesi ile sonuçlanan boşanma yerine, kadının veya erkeğin Kanunda belirtilen nedenlere dayanarak boşanma davası açabilmesi ve mahkeme kararı ile boşanma, erkek çocuğun tam pay, kız çocuğun yarı pay alması yerine kız ve erkek çocukların mirastan eşit pay almaları kabul edilmiştir. “Evlenme yaşı” belirlenmesi ve aynı zamanda halen Anayasamızda devrim yasaları arasında korunan “resmi nikah” kuralı da kadın haklarının güvencesi olmuştur.

31 Temmuz 1932′ de Türkiye güzeli Keriman Halis’ in, Belçika’ da yapılan yarışmada dünya güzeli seçilmesi üzerine Atatürk O’na “Ece” ünvanını verir ve Türk kadınına şöyle sesleniyor:

“Şunu ilave edeyim ki! Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihten bildiğim için, Türk kızlarından birisinin dünya güzeli seçilmiş olmasını çok tabii buldum. Fakat Türk gençlerine bu münasebetle şunu hatırlatmayı da lüzumlu görürüm: Övünç duyduğumuz tabii güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık olunuz ve bu gelişmelerin aralıksız gerçekleşmesini ihmal etmeyiniz. Bununla beraber, asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi, yüksek kültürde ve yüksek faziletle dünya birinciliğini elde tutmaktır.”

Atatürk, 18 Nisan 1935′ de kendisinin himayesinde İstanbul’ da toplanan ve aralarında ünlü nükleer fizikçi Madam Eve Curie’nin de bulunduğu, dünyanın dört bir yanından gelen kadınların katıldığı “Milletlerarası İlk Kadın Kongresi” delegelerine şöyle sesleniyor:

“Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz.”

Ulu önder, Türk kadınlarının hiçbir alanda erkeklerden ve Avrupalı kadınlardan geri kalmayacakları yolundaki inancını da şu sözleriyle belirtiyor:

“Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.”

Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada; en azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk’ten almış ve çağdaş ülke kadınlarının önüne geçmiştir.

Atatürk’ün, çağı ve değişeni değil, değişecek zamanı milletine göstermesi, kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği konularında, “BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi”, “İnsan Hakları Sözleşmesi” gibi konular, daha insanlık tarihinin ufkunda bile görünmemişken Türk Kadınına, haklarını vermesinin değeri daha iyi anlaşılır.

 İtalya’ da kadınlar ancak 1948 yılında seçimlere girebilmişler. Japon kadınları ise seçim haklarını ancak 1950 yılında alabilmiştir. Medeni Kanun’ları aldığımız İsviçre’de ise kadınlar haklarını 1971 yılına kadar alamamışlardı.

Türkiye’de kadınlar, 1930’da belediye seçimlerinde ve 1934’te genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkına kavuşmuştur.Yarım asır önce İngiliz kadınlarının örnek gösterdiği Türkiye, şimdilerde kocaman bir kadın mezarlığına dönüştürüldü…

Günümüzde Türkiye’de kadın haklarına dair başlıca sorunlar olarak şunlar gösterilebilir:

Aile içi şiddete ve zorbalığa maruz kalmak

Toplumsal ve kültürel baskı.

Eğitim-öğretim imkânlarından yoksun bırakılmak.

Çalışma hakkından yoksun bırakılmak.

İş yerinde mobbing, ayrımcılık ve gelir adaletsizliği

Dünyada her 3 kadından 1’i hayatında en az bir kez aile içi şiddete maruz kalırken,Türkiye genelinde kadınların neredeyse yarısı şiddete maruz kalmaktadır.

Sadece bu yıl:

Ocak:31 kadın cinayeti 

Şubat:36 kadın cinayeti

Mart:25 kadın cinayeti

Nisan:32 kadın cinayeti 

Mayıs:40 kadın cinayeti

Haziran:41 kadın cinayeti

Temmuz:23 kadın cinayeti

Ağustos:33 kadın cinayeti 

Eylül:34 kadın cinayeti 

Ekim:40 kadın cinayeti

Bir toplumda kadın özgür değilse kimse özgür değil

Toplumun çağdaşlığı kadına verdiği değer ile doğru orantılıdır….

Atatürk Diyor ki;

Bir milletin medeniyetini ölçmek istiyor musunuz;

Kadınlarına nasıl muamele edildiğine bakınız.

Çok özledik Atam çok

Bağımsızlık mücadelesi yapan ülkeler nasıl Atatürk’ü örnek bir lider almışlarsa kadın hakları uğruna uğraş ve savaş verenler de onu bir devrimci olarak aynı şekilde örnek almalılar .Çünkü bütün insanlık tarihi boyunca, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir lider kadın hakları konusunda Atatürk kadar önsezili ve öngörülü olmamış, onun kadar uğraş ve savaş vermemiştir. Ne mutlu bir Atatürk yetiştiren Türk kadınına, ne mutlu O’na sahip olan Türk milletine…

Atatürk bağımsızlık,ulusal egemenlik, kadın özgürlükleri,laik ve çağdaş devlet,akıl ve bilimdir,fikirleriyle ölümsüzdür.

‘Büyük başarılar,değerli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur.Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir!’ ATATÜRK

Bu sözün en güzel örneği Zübeyde Hanım ve eseri Atam.Atamın da eseri ‘Çağdaş Türkiye ve Türk Kadını’…

Bu duygu ve düşünceler içerisinde herkesin Cumhuriyet Bayramını kutluyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizin manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum.

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ 

TUZLA ŞUBE BAŞKANI 

ŞENGÜL ÖZPAĞADA 

ADD Tuzla Şube Başkanı

Exit mobile version