İzmir’in adalet ve halkçı belediyecilik mirası, 480 günü aşkın süredir haksızlıkla sınanıyor. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kızı, aynı zamanda evlat yüreğiyle ve cübbesinin onuruyla hukuk mücadelesi veren Avukat Defne Soyer, babasının özgürlüğü için bir kez daha haykırdı. Bir evladın babasına duyduğu sadakati, adalete olan inancı ve bu haklı mücadelenin her anına tanıklık ediyoruz.
Gözlerinde bir evladın bitmeyen adaletsizliğe karşı duyduğu o derin sızı, sesinde ise sarsılmaz bir hukuk inancı… Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kızı ve avukatı Defne Soyer, babasının 480 günü aşkın süredir cezaevinde tutulmasına yol açan hukuksuzluğa karşı ses yükseltirken, aslında bir evladın babasına kavuşma özlemini ve öylesi bir babaya sahip olmanın haklı gururunu dile getirdi.
2022’nin Gerçekleri ve Bir Evladın Haklı İsyanı
Ortada bizzat İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 8 Aralık 2022 tarihinde verdiği, kentsel dönüşüm ve kooperatifçilik modelinin tamamen hukuka uygun olduğunu tescil eden kesinleşmiş takipsizlik kararları duruyor. Sayıştay denetçilerinden hukuk profesörlerine kadar herkesin “suç yok” dediği bir dosyada, bir evladın babasını parmaklıklar ardında izlemek zorunda bırakılması vicdanları kanatıyor.
Defne Soyer, babasının ne kadar haklı ve tertemiz bir geçmişe sahip olduğunu mahkeme salonlarında savunurken, bir yandan da aylardır evinden, sevdiklerinden koparılan bir babanın hasretini göğüslüyor:
“Hukuken mümkün olmamasına rağmen Tunç Soyer aynı konudan üç kez tutuklandı… Bütün bunlar ortadayken ve kanıtlanmışken Tunç Soyer’in artık derhal tahliye edilmesi gerek. Bir duruşma daha görmesine gerek yok. Tüm bu deliller bırakın Tunç Soyer’in tahliyesini, beraati için yeterlidir. Artık 480 günü aşkın süredir tutuklu olan Tunç Soyer’in özgürlüğüne kavuşması gerek.”diyor.
“Devletin Kurumları Modelin Hukuka Uygunluğunu Tescilledi”
Defne Soyer, yaptığı açıklamada kentsel dönüşüm ve kooperatifçilik modelinin daha baştan itibaren defalarca hukuka uygunluğunun kanıtlandığını vurguladı: “Sonuçta kimler bu modelin hukuka uygun olduğunu söylemiş oldu; bizzat İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi, Meclis Hukuk Komisyonu, Belediye 1. Hukuk Müşavirliği, Uzman Sayıştay Denetçisi ve hukuk profesörleri. Tunç Soyer’in aksini düşünmesi mümkün değildi.”
Süreç içerisindeki tezatlara dikkat çeken Soyer, Tunç Soyer’in görev süresinin dolmasının ardından yeni yönetim tarafından inşaatların durdurulduğunu, ancak kısa süre sonra aynı sözleşmelerin aynı kooperatiflerle yeniden imzalandığını hatırlattı. Yeni yönetimin de geç de olsa bu modelin doğruluğunu kabul ettiğini belirten Soyer, yaşananların hukuki bir temelden ziyade siyasi bir mağduriyet yarattığını gözler önüne serdi.
Yerel Siyasette Büyük Vicdan Muhasebesi ve Emekçilerin İradesi
Son yerel seçimlerdeki belediye başkan adaylığı sürecinde bütün sendikaların ve emekten yana olan herkesin açık desteğini alan, hepsinin taraf olup yeniden ikinci kez aday gösterilmesini istediği Tunç Soyer’in neden ve kimler tarafından ısrarla aday gösterilmediği sorusu bugün tüm çıplaklığıyla ortada durmaktadır. Bu tercihi yapanlar, bugün gelinen noktada tarihe ve kamuoyuna gösterdikleri aday Cemil Tugay utancının da hesabını vermek zorundadırlar.
Üstelik gösterdikleri adayın, yani adı Cemil Tugay olan şahsiyetin sonradan AKP’ye geçmekle kalmayıp, öncesinde ise eski başkan Tunç Soyer’in haksız yere hedef alınmasına ve cezaevine atılmasına sebep olan iddiaların ve ihbarların önünü açması, bu tablonun vahametini gözler önüne sermektedir. Emekçilerin iradesini yok sayarak bu süreci örenlerin ve yaşanan mağduriyetlerin başrolünde yer alanların sorumluluğu unutulmayacaktır.
Çağdaş Tuzla Olarak Soyer Ailesinin Yanındayız
Bir evladın babasını savunurken cübbesini adalet kalkanı yapmasından daha onurlu, daha asil ne olabilir ki? Defne Soyer, yalnızca bir avukat olarak değil; babasının dürüstlüğüne, halka ve emeğe adanmış ömrüne inanan bir evlat olarak bu karanlık duvarları aydınlatmaya çalışıyor.
Çağdaş Tuzla gazetesi olarak; halkın iradesine, kamu yararına ve bu ülkenin güzel yarınlarına inanan Tunç Soyer’in ve onun yolundan zerre sapmayan sevgili kızı Defne Soyer’in yanındayız. Babasının haklılığının bir an önce teslim edilmesini, bu vicdan yarası sürecin son bulmasını ve Tunç Soyer’in sevdiklerine derhal kavuşmasını diliyoruz.
Yalnız değilsiniz Tunç Başkan, yalnız değilsin Defne… Adalet yerini bulana kadar bu ses susmayacak!



