CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Gezi Parkı eylemlerine sanatçıları yönlendirdiği iddiasıyla 27 Ocak’ta tutuklanan menajer Ayşe Barım, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçlamasıyla İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Duruşma savcısı, Barım’ın tutukluluğunun devamını talep etti. Mahkeme Ayşe Barım’ın tutukluluğunun devamına karar verdi.

“Ben yaşam hakkımı adaletinize bırakıyorum” – Sağlık raporunda ölüm riski

Cezaevinde geçirdiği 5 ay boyunca 4 kez bayıldığı, kalbinde 6 ayrı ciddi hastalık, beyninde ise anevrizma olduğu belirtilen Barım, savunmasının bir bölümünde ağlayarak şunları söyledi: “İçeride sağlıklı yaşama hakkım elimden alınıyor. Kalıcı kalp pili takılmadığı takdirde ani ölüm riski taşıyorum. Yaşam hakkımı sizin adaletinize ve vicdanınıza bırakıyorum.”demişti.

Mahkemeye sunulan 9 kişilik hekim heyeti raporuna göre Barım’ın cezaevinde kalması yaşamını tehdit ediyor. Beynindeki yeni anevrizmanın ise konumu nedeniyle müdahale edilemediği ve felç ya da ölüm riski taşıdığı belirtilmişti.

Gezi’den 12 yıl sonra gelen tutuklama: “Beni suçlayanlar, adımı bile o dönem anmadı”

2025’in başında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ünlü menajer Ayşe Barım, 7 Temmuz günü ilk kez mahkemeye çıkarıldı. “Gezi Parkı eylemlerini yönlendirme”, “sanatçıları organize etme”, “kamuoyunu medya aracılığıyla yönlendirme” suçlamalarıyla yargılanan Barım hakkında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Barım, savunmasında şu sözlerle seslendi: “Gezi Parkı eylemlerinin ardından soruşturmalar açıldı, davalar görüldü. Bu soruşturmalarda adım geçmedi. Ama 12 yıl sonra hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüsle suçlandım. Ben buna anlam veremiyorum.”

“43 oyuncudan yalnızca 12’si oradaydı, onları da ben mi yönlendirdim?”

Savunmasında suçlamaları reddeden Ayşe Barım, Gezi Parkı’na yalnızca bir kez gittiğini ve oraya oyuncuların medya ilgisi nedeniyle toplandığını belirtti: “43 oyuncuyla çalıştığım dönemde sadece 12’si Gezi Parkı’na katılmış. Bu mu benim organize ettiğim devrim? Üstelik bazıları benim oyuncum bile değildi. Ben başarılı bir menajerim, ama büyücü değilim!”

İddianamede, Gezi’ye katılan birçok oyuncunun “Barım’ın oyuncusu” olarak gösterildiğini, ancak örneğin Zerrin Tekindor, Şafak Sezer gibi isimlerin o dönem kendisiyle çalışmadığını belirtti.

Ünlüler ve siyasetçiler salonda: Barım alkışlarla karşılandı

Duruşmayı izleyenler arasında sanat ve siyaset dünyasından pek çok isim vardı. Hande Erçel, Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Ezgi Mola, Birce Akalay, Merve Dizdar, Serenay Sarıkaya, Metin Akdülger, Miray Daner gibi sanatçılar Ayşe Barım’a destek için salonda yer aldı. Barım’ın salona girişi alkışlarla karşılandı.

CHP Parti Meclisi Üyesi Baran Seyhan ve TİP Milletvekili Sera Kadıgil de duruşmayı izleyen siyasetçiler arasında yer aldı.

Savunma: “Aslında Ayşe’yi oyuncular yönlendirmiş olabilir”

Avukatı Deniz Ketenci, iddianamenin temelsiz olduğunu ve sosyal medya iftiralarıyla şekillendiğini belirtti: “Gezi Parkı eylemleri daha önce planlanan bir sivil halk hareketidir. Ayşe nasıl bunu planlamış olabilir? Oyuncular setten çıkıp gitmiş, Ayşe de menajer olarak basının ilgisine karşı onları yalnız bırakmamıştır.”

Ketenci, Help Turkey paylaşımlarına da değinerek Barım’ın bu paylaşımlarla ilişkisinin olmadığını ve tweetlerin başka kişiler tarafından atıldığını söyledi.

“Ayşe cezaevinde ani ölüm riskiyle tutuluyor”

Av. Ketenci, sağlık durumunun aciliyetini şu sözlerle ifade etti: “Kalp pili önerildi, ileride kalp nakline kadar gidebilir deniyor. Beyninde yeni bir anevrizma var. Ayşe, cezaevinde ölüm riskiyle tutuluyor. Yarın ölse, sorumlusu kim olacak?”

Tanık beyanları: Yayınlanmayan bildiride ismi yok

Tanıklardan Banu Kamile Zeytinoğlu, Gezi sürecinde Barım’la hiçbir ortak faaliyeti olmadığını, yayınlanmamış bildiride isminin bulunmadığını ifade etti.

Savcı: Tutukluluk devam etsin

Duruşma savcısı, mütalaasında Barım’ın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme, ara karar için duruşmaya 15 dakika ara verdi. Verilen aradan sonra mahkeme, Barım’ın tutukluluğunun devamına karar verdi.

Ayşe Barım’ın duruşması, sadece bir bireyin yargılanması değil, Gezi Parkı sürecine yönelik 12 yıl sonra açılan yeni bir siyasi yargılama dalgası olarak görülüyor. Adli Tıp Kurumu’ndan beklenen nihai rapor ve mahkemenin tutuklulukla ilgili verdiği karar, hem hukuk hem de vicdan sınavı olarak tarihe geçebilir.

Exit mobile version