Butlancı Kemal Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin, Berhan Şimşek ve Barış Yarkadaş’ın kankası Hasan Uzunyayla’nın CHP Tuzla İlçe Başkanlığına Atanmasıyla Tuzla’da Maskeler Bir Kez Daha Düştü!

Tuzla’da geçmişi firmasındaki işçi ölüm ve işten atmalar, imar rantları, AKP’li meclis üyesi tersane sahiplerinin taşeronluğu, belediye başkanı Mehmet Demirci’yi kollayarak yapmadığı suç duyurusu ve itirazlar ile, zehirli varil standı baskınları, mahkeme kararlarıyla tescillenmiş hapis cezaları ve geçmişte AKP yerel iktidarıyla yapılan siyasi “ortaklıklarla” dolu olan Hasan Uzunyayla’nın yeniden CHP İlçe Başkanlığı koltuğuna oturtulması, Tuzla halkının iradesine vurulmuş en büyük darbe olarak değerlendiriliyor.
Tuzla’da geçmiş dönemlerde AK Parti’nin karşısında gerçek bir muhalefet yürütmek yerine, chp Tuzla’yı pasifize ederek iktidarın projelerine omuz veren ve kurduğu bu düzen sayesinde “işlerini yoluna koyan” Tuzla’daki kontrollü muhalefetin efendisi olan Uzunyayla’nın bu düzeni AKP’ye geçen Eren Ali Bingölle de özellikle inşaat projeleri konusunda da sürdürmekte olduğu biliniyordu. Son hayali emsal transferi gelişmelerinin ardından, müteahhit olarak üstlendiği inşaat proje dosyalarındaki bazı eksik evraklar ve olmayan imzaların tamamlanması kendisinden istenmişti!
Tersanelerde İşçi Kıyımı ve “Yasa Dışı Eylem” Bahanesiyle Atılan İşçiler

- Tersane Ortaklığı: 2005-2010 yılları arasındaki vahşi kapitalist sömürü düzeninde Hasan Uzunyayla, Umut Gemi firması üzerinden AKP’li tersane sahiplerinin taşeronluğunu yaparken, siyasi konumunu ticari çıkarları için kullandı.
- Bunlar hem gazete hem de TV.lere yansıdı haberleştirildi… Hakkında Umur Talu’dan, Yalçın Bayer’e kadar uzanan geniş bir yelpazedeki yer alan yazarlar onun hakkında güzel şeyler yazmadı. Ama o dönem ki ekip, yani şimdiki butlancılar: Kılıçdaroğlu, Berhan Şimşek, Gürsel Tekin ” ülkeyi bu günlere taşıdıklarından habersiz; belki de haberli, “ne oluyor orada” diye bile sormadılar! Üstelik bütün gerçekleri bilmelerine, kendilerine yazılı sözlü bildirilmesine rağmen.
- Kendi İşçisini Kapı Dışarı Etti: İşçiler, iş cinayetlerinin yoğun olarak yaşandığı o yıllarda: Limter-İş öncülüğünde “Ölmek istemiyoruz” diyerek greve çıktığında, kendi partilisinin milletvekilleri eylemde boy gösterirken; Uzunyayla, Umut Gemi’de çalışan ve aynı zamanda Baret Gazetesi temsilcisi olan işçisi Niyazi Tepeli’yi, bizzat imzaladığı belgeyle “yasa dışı eyleme katıldığı” gerekçesiyle işten attı. Artık bu tam da, bu kadar da olmaz ki “Hasan Abi” durumuydu…Niye kendi imzasını kullanmış ki diye soranlar bile oldu…Anlayın yani… O kadar pervasız…

İmar Oyunları, Şadi Yazıcı’nın Hastanesi ve “Sihirli Parseller”de Oy Birliği ile rant ve Taşeronu Hasan Uzunyayla…
- Aydınlı Emsal Artışı ve Taşeronluk: Aydınlı’daki parseller 2004 yılında 0.50 konut emsaline sahipken, 2005’te bir gecede “Ticaret-Hizmet Alanı” yapılarak 1.75 emsale AKP – CHP oybirliği ile fırlatıldı.
- Bu kirli çarkın arkasındaki Belediye Başkanı Mehmet Demirci’nin akrabası olan AKP’li meclis üyesi Bilgehan Bayramoğlu ve onun taşeronluğunu yapan bizzat CHP Tuzla İlçe Başkanı Hasan Uzunyaylaydı. Ve orada üretim yapan taşeron da kendisi idi…
- Postane Mahallesi ve Tarihsel Dönüşüm: Tuzla merkeze ve tarihi evlerin bulunduğu Köyiçi bölgesine Sulukule ile eş zamanlı göz koyan iktidarın kentsel dönüşüm hamleleri, CHP’li ilçe başkanı ve meclis üyelerinin de tam desteğiyle oy birliğiyle meclisten geçirildi. Onları yayınlarımız ile teşhir ettik, ve onları durdurmak için büyük mücadeleler verildi…Tuzla’da bu isteklerine AKP uluşamadı… Sulukule’de sürülenler gibi, Tuzla’nın yerlilerini planladıkları ve açıkladıkları yere Aydınlı’ya süremediler.

- Şadi Yazıcı’nın Hastane İmarı: Dönemin AK Partili Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya ait olan hastanenin bulunduğu Vatan Caddesi üzerindeki parsellerin imar düzenlemeleri de yine Hasan Uzunyayla’nın ilçe başkanlığı döneminde mecliste oy birliğiyle onaylandı.
- Bunlar sadece birkaç örnek…Böyle onlarca karar ile AKP’nin Tuzla’da iktidarının sürdürülmesi ve kendinden emin mutlak bir güce erişmesinin yolu açıldı. Ve maalesef bu durum hem bütün ülkede hem de Tuzla’da, AKP-CHP’li -şimdinin butlancı- kadrolarının AKP’ye karşı yürüttüğü “Kontrollü muhalefet” işbirliği ile sağlandı…
- AKP_CHP birlikte “Kaynaşma Gezileri” düzenlediler, kaynaştılar. Balkanlar’a defalarca gittiler. Yurt içinde otellerde günlerce süren toplantılar düzenleyerek birlikte “tatiller” yaptılar.
Cemil Ekşi İçin Skandal Basın Toplantısı: “Kaçak Bina Yapması Normaldir!”
- İş Adamını Savunan Zihniyet: Hasan Uzunyayla ile birlikte hareket eden ve dönemin CHP belediye başkan adayı olan Cemil Ekşi’nin görevden alınması üzerine düzenlediği bir basın toplantısında bölgedeki kaçak yapılaşmaları ve kural tanımazlıkları savunarak pişkince, “Yapar yapar, o bir iş adamıdır kaçak bina yapması normaldir!” ifadelerini kullandı.

- O tarihlerde, Ekşi’nin resmi ticari ortağı Hasan Dağlı’ya toplattığı yerleri Orhanlı Belediye Başkanı olarak planlarda A lejantına çevirip benzin istasyonu alanları haline getirerek ortağının ve hatırlı kişilerin üzerine tapulandırdığı ortaya çıkmıştı…” O da veririm veririm arkadaş sana mı sorcam?” demişti, soruyu soran basın mensubuna mikrofondan herkesin içinde…
- İşçiyi Suçlayan Anlayış: Tersanelerde yaşanan ölümlerde bile işçileri hedef alarak “güvenlik sağlayan giysileri kullanmıyorlar” diyebilen bu zihniyet, sermayenin ve kaçak yapıların koruyucusu olduğunu açıkça ilan etti.
Darp, Tehdit ve Mahkemede Tescillenen 4 Yıl 7’şer Ay Hapis Cezası

- Stant Baskını ve Şiddet: Tuzla Sahili’nde “Arıtmanın kokusuna ve zehirli varillere hayır” imza kampanyası yürüten gazetemiz sahibi Halil Özen, eşi Hülya Özen ve oğlu Yalçın Deniz Özen, Cemil Ekşi, Hasan Uzunyayla ve beraberindeki 30 kadar “delikanlı” tarafından fiili saldırısına uğradı.
- Mahkeme Kararı: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava sonucunda; darp, hakaret ve tehdit suçları sabit görülen Uzunyayla ve Ekşi, toplamda darp, hakaret ve tehdit suçlarından her biri 4 yıl 7’şer ay hapis cezasına çarptırıldı ve 5’er yıl denetim altında tutulmalarına karar verildi.

Sonuç olarak; Tuzla’nın rantını iktidarla paylaşan, işçinin ekmeğiyle oynayan ve mahkeme salonlarında cezaları tescillenen ve siyaseti kullanarak büyük servetlere kavuşan bu zihniyetin yeniden ilçeye hakim kılınması, halka ve emeğe karşı işlenmiş en büyük suç olacaktır.
Ve eğer Tuzla halkı şimdiye kadar ders çıkarmayıp, onları ciddiye alıp peşlerine takılırsa yalnızca kendine değil, çocukları ve doğacak torunlarına da en büyük kötülüğü yapmış olacaktır.
Tuzla halkı ve mücadelesi, artık daha da zorlu bir dönemece girmiştir. Bir tarafta hayali emsal, hobi bahçeleri ve henüz bilemediğimiz pek çok talan ile yandaşlarına rant aktaranlar, diğer yanda onlarla her türlü rant ilişkisinde işbirliği yapanlar CHP çatısı altında yeniden örgütlenmeye çalışmaktadır.
Bugün yalnızca AKP’ye karşı değil; AKP’nin yereldeki işbirlikçiliğine zemin hazırlayan, Tuzla’nın ve ülkenin bu hale gelmesinde kolaylaştırıcı rol oynayan başta Kemal Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin, Berhan Şimşek, Barış Yarkadaş, Cemil Ekşi ve Hasan Uzunyayla gibi.. CHP’nin bu tortularına karşı da birlikte omuz omuza durmak bir zorunluluktur.
Özellikle Eren Ali Bingöl’ün AKP saflarına geçişinin ardından, eski ilişkilerin Hasan Uzunyayla-Cemil Ekşi şemsiyesi altında- ki AKP’ye geçiş öncesi halkı ikna toplantılarında yanında o vardı- ve CHP içinde yeniden tahkim edilmeye çalışıldığı çok açıktır. CHP, Eren Ali Bingöl’ün ihtiyaç halindeki destekçisi haline getirilmek istenmektedir. Eskinin bu karanlık tortularıyla ne yeni bir şey kurulabilir ne de halkın yararına bir muhalefet üretilebilir. Aksine bu atama, yerel Akp iktidarıyla kapalı kapılar ardındaki çıkar ve işbirliği ilişkilerinin yeni bir kisve altında sürdürülmesinden başka bir sonuç doğurmaz. Bunu geçmişte yaşadık. Bu düzene de, onun yereldeki siyasete kendi çıkarları için musallat olmuş butlancı temsilcilerine de geçit verip vermemek tamamen bizim elimizdedir. Artık, bir araya gelerek Tuzla için yeni ve daha etkili, kendi kaderimize el koyacak bir birleşik demokrasi cephesi kurmanın ve yeni şeyler yapmanın zamanıdır.

Konular ile ilgil bazı linkler:
https://www.birgun.net/haber/yasadisi-greve-katilmak-41285
https://isigmeclisi.org/518-tuzladan-mektup-var-umur-talu-
https://www.evrensel.net/haber/222222/chp-li-patron-sucunu-itiraf-etti
https://eksisozluk.com/25-temmuz-2010-chplilerin-silahli-tuzla-saldirisi–2473644
https://www.evrensel.net/haber/183917/kalemsor-de-silahsor-de-birdir
https://bianet.org/haber/2-chp-liye-gazeteciyi-darp-tehdit-ve-hakaret-etmekten-hapis-151638
*****
Ve Berhan Şimşek buyurdu: “Tertemiz bir başlangıç!” Biz de arşivin tozunu aldık!

Eski CHP İstanbul İl Başkanı CHP’nin Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu butlancı Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, sosyal medyasından Tuzla’ya atanan yeni İlçe Başkanı Hasan Uzunyayla ile poz verip, “İstanbul’un Giriş Kapısı Tuzla’da Tertemiz Bir Başlangıç” diyerek pembe tablolar çizmiş. “Genç, heyecanlı, dinamik kadro” nidalarıyla süslenen bu paylaşım, akıllara tek bir soruyu getiriyor: Siz kimi, kimin memleketinde kandırıyorsunuz? Partiye AKP yargısının butlan kararıyla çöken ve musallat olan sizin gibi kadrolar artık tarihin tozlu sayfasında yerinizi aldınız. Olsa olsa her geçen gün daha fazla rezil olmaya devam edersiniz.

Geleceği “tertemiz” ilan etmeden önce insanın dönüp arkasındaki çamur deryasına bakması gerekir. Çünkü ne hafıza silindi, ne de belgeler yok oldu!
1. Silahlı baskına onay, siyaseten sıfır puan
Berhan Şimşek’in “yol arkadaşım” diyerek sarıldığı Hasan Uzunyayla’nın geçmişi, örgüt içi antidemokratik uygulamalar, siyasi konumunu ticaretine alet etmesi, kontrollü bir muhalefet ile Tuzla’da AKP’nin mutlak hakimiyetini kolaylaştırıcı rol oynaması ve şiddet vukuatlarıyla dolu.

2010 yılında Tuzla’da zehirli varillere karşı imza toplayan DSP standına “delikanlı ” Hasan Uzunyayla ve Cemil Ekşi’nin başı çektiği 30 kişilik grupla yapılan baskını unutmadık.
Kadınların çocukların darp edildiği o maganda baskınının ardından mahkeme kararlarıyla 4 yıl 7 ay ceza alan, 5’er yıl denetim altına giren isimler bugün “temiz siyaset” pazarlıyor!
Oysa o gün Hasan Uzunyayla’nın kamera kayıtlarına da yansıyan: -imza standımızın arkasına asmak istedikleri pankartı yan taraftaki belediye pankart panosuna asın dediğimiz için- ” Kandil pankartını astırmıyorlar. Dinsiz imansız bunlar be…” diye bağırarak bizleri hedef gösterip, çevreden kendilerine katılacaklarla birlikte bizleri linç ettirmeye çalışacak ya da etrafa haklılıklarını duyurmaya çalıştıklarını sanacak kadar zavallıydılar. Oysa kendileri o kandil akşamında bir teknedeki içki masasından kalkmışlar ve içkinin verdiği cesaretle zilzurna sarhoş, yanlarına taktıkları ve ne olduğunu bilmeyen partililerle birlikte baskın yapmışlardı.
“İstanbul’un Giriş Kapısı Tuzla’da Tertemiz Bir Başlangıç” yazılıyor.
İşte tam burada “tertemiz” sözcüğü siyasi bir slogandan çıkıp ciddi bir soruya dönüşüyor: Neyi temizlediniz? Mahkeme kararını mı? 2010 tarihli tutanağı mı?
Hülya Özen’in uğradığı saldırıyı mı?
Yoksa o gün Berhan Şimşek’e atfedilen “Bugün herkesin belinde silah var” sözünü mü? Bunların hiçbiri ortadan kalkmadığına göre, geçmişle hesaplaşmadan ilan edilen “tertemiz başlangıç”, en azından Çağdaş Tuzla açısından ciddi bir hafıza ve adalet problemi taşıyor.
Dahası, Berhan Şimşek hakkında sonraki yıllarda kadına yönelik şiddet iddiasıyla verilen mahkeme kararını da tam hukuki niteliğiyle buraya eklediğimizde bağlantı daha da çarpıcı hale geliyor: Dün Hülya Özen’in de aralarında bulunduğu kişilere yönelik şiddetin ardından yapılan görüşmede şiddeti küçümseyen ifadeler kullandığı tutanağa geçirilen bir siyasetçi; bugün o saldırı nedeniyle mahkûm edilmiş isimlerden biriyle birlikte “tertemiz başlangıç” ilan ediyor. Yani, butlancılar arasında tam bir “Körler sağırlar birbirini ağırlar” durumu yaşanıyor.
Yeni başlangıç yapılabilir. Ama geçmiş silinerek değil, geçmişle yüzleşilerek yapılır. Sadece mahkeme kararları, yüzleşmek için yeterli değildir. O kimin halkı kimin haksız olduğuna karar verir. Ama, siyasi iddiası olanların toplum önünde yaptıkları yanlışlardan dolayı özeleştiri vermesi ve özür de dilemesi gerekir. Yoksa yaptıkları yanlış her zaman karşılarına çıkacak ve sadece kendilerini değil onları sevenleri de rahatsız edecektir.
2. “Kalemşör de bir, Silahşör de!” : Resmi tutanaklı pişkinlik!
Hasan Uzunyayla; greve katıldı diye kendi işçisini kapı dışarı eden, AKP’li meclis üyelerinin taşeronluğuna soyunan, İlçesinde kesinleşmiş ilçe kongre listeleri o gece değiştirip yüzlerce üyeyi silip, kendi yanında çalıştırdığı işçileri postane- cami mahallesine üye yapıp; ertesi günü otobüslerle oy kullandırtmaya getirmiş biridir. İtirazlara ise; “evet yaptım 12. maddeyi -sadece genel merkezin yetkisi olan- uyguladım” diyebilecek kadar da pişkindir. Peki, dönemin İl Başkanı Berhan Şimşek ne yapmıştı? Yapılan resmi suç duyurularına ve İstanbul İl Başkanlığı’na yapılan şikayetlerin hepsine göz yumanlarda yine Berhan Şimşek, Gürsel Tekin ve şürekasıydı.

DSP heyeti ile yapılan resmi görüşmede atılan o utanç verici imzalar ve tutanaklar ortada! Stant basan magandaları disipline sevk etmek yerine, “Bu çok önemli bir şey değil, bugün herkesin belinde silah var”, “Kalemşör de bir, silahşör de… Kurşun pankartla da atılır, namludan da çıkar” diyerek zorbalığı, mafyatik düzeni bizzat savunmuştu.
Gaspı, şiddeti, parti içi terörü “makul ve mazur” gören bir zihniyetin bugün “tertemiz başlangıç” açıklaması yapması, açıkça kamuoyunun aklıyla alay etmektir.
3. “Gören de Musa sandı, Meğer Minyeli Abdullahmış!”
Ekranlara çıkıp “Ben Hoşçakal Yarın filminde Deniz Gezmiş’i oynadım” diye caka satan Berhan Şimşek’in maskesi çoktan düştü. Yıllar önce Hülya Özen’in (İpek Değirmenci) kaleme aldığı gibi: “Burası artık Deniz Gezmiş görünümlü Minyeli Abdullahların yeridir!”

Devrimci değerleri prim aracı yapıp, arka planda silahlı baskıncılara kol kanat geren bu artistik yaklaşım, örgüt tabanında da karşılığını bulmuş durumda. Şimşek’in bu “tiyatro” kokan paylaşımının altına yağan vatandaş yorumları, halkın notunu çoktan verdiğini gösteriyor:
- “Sizin olduğunuz yerde temiz başlangıç olmaz😏” (superego001)
- “Nasıl bir kafa var sizde, nasıl kanmışız yıllarca…” (kchl.kchl)
- “Halkın arasına karışmayı geçtim, yorumları okuyan insan kahrından ölür. Sizde onur gurur da kalmamış.” (bayrammmkiliccc)
- “Genç ve dinamik mi? 😳 Şaka herhalde… Halı sahada maç yapsak takımı kuramayacak tipler CHP’mize mi sahip çıkacak?” (surgeonlawyer / mustafa_yaziciyeniparti_chp)
- “Sen önce kendini temize çek butlan müsveddesi, evdeki kadına şiddeti bırak.” (ismailsel60)
- hasantahsin.oral: Boş adamsın boş
- oktaykaplanseren: Çok çok komik olduğun kadar uzan adam kadar nefret ettirdin kendini ve butlan ekibini
- serapalper06: BUTLANCISINIZ😡😡
- ismailefetaskin1: Muhalefete muhalefet olmaya gelmişin akpnin uşağı butlancı
Otur sıfır!
Solculuğu rol sanıp, rol yaptığı film setlerinde bırakanlar, baskın faillerine kol kanat gerip Tuzla’ya ilçe başkanı diye atayanlar ne yaparsa yapsın; kirli geçmişleri, süslü Instagram sloganlarıyla örtülemeyecek.
Gaspın, şiddetin, emek düşmanlığının ve parti içi diktanın hâmisi olanlara halkın ve örgütün cevabı nettir: Sizden ne reformcu olur ne de temiz bir başlangıç! Oturun sıfır!


