Tuzla Belediyesi’nin Kasım ayı meclis toplantısında, uzun süredir kamuoyundan gizlenen emsal (imar) transferi meselesi nihayet gündeme geldi. Toplantıya, Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün yokluğunda Başkanvekili Gökhan Can başkanlık etti. Görüşmede, CHP’li meclis üyesi Kenan Albayrak, geçmiş dönemde yapılan “hayali emsal transferleri” gündeme getirince tansiyon yükseldi.

“Kaç metrekarelik hibe yapılmadı?”
CHP’li Belediye Meclis Üyesi Kenan Albayrak, AKP’li eski başkan yardımcısı Murat Kant’a dönerek “bir milyar dolarlık altın” soruyu yöneltti: “Sizin görev yaptığınız; başkan yardımcısı olduğunuz dönemde yapılan imar transferlerinde, belediyeye hibe edilmesi gereken kaç metrekare arsa edilmedi? Biliyor musunuz?” Sorunun kaynağının geçmiş dönemde- yani AKP’de – olduğunu, mevcut yönetiminse eksikleri tamamlamaya çalışarak mağduriyetleri gidermeye çalıştığını savundu; ancak tartışma büyüdü.
Kant’tan yanıt: ‘Bir buçuk yıldır neyi beklediniz?’
AKP’li Murat Kant, sert bir dille yanıt verdi: “Ben Fen İşleri ve Park Bahçeler’den sorumluydum. İmar dosyalarını her hafta ben takip etmiyordum. Ama madem bu sorun bir buçuk yıldır biliniyordu ve çözümü vardı da neden bu kadar beklediniz?
Eğer çözülecekse, niye 1,5 yıldır çözmediniz?” dedi.
Doğru ya, Kant bu çıkışıyla, CHP’li yönetimi “sorunu çözmede gecikmekle ” suçladı. Böylece eski dönemdeki usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları yerini, “neden şimdiye kadar çözülemedi” tartışmasına bıraktı.

“Denizli’den yankılanan ses, Tuzla’da neden duyulmuyordu?”
Bu toplantı aklımıza CHP’li Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun söylediklerini getirdi.
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu geçtiğimiz günlerde hepimizin düşündüğü, söylemek istediği ama bir türlü ifade edemediği, o tarihi cümleyi kurmuştu: “Hırsıza hırsız diyeceksiniz ki, yarın öbür gün sizi suçlamaya kalkmasın.”
Çavuşoğlu, tarihi ders niteliğindeki bu konuşmasında:
“(…) Ama bu şehrin kaynaklarında hiçbir şeyleri yokken; donları bile düzgün değilken, bugün şehrin en zenginleri sınıflarına girenler unutmasın ki; o devran dönecek! Adalet doğru tecelli edecek! Masak doğru raporlarını şehre, ülkeye sunacak! Ellerindeki gelirleriyle bugünkü servetleri arasında dağlar kadar farkı olanlar gelip hesap verecek. Biz de vereceğiz.
(…) Ama hırsıza hırsızlığını unutturduğunuzda, sizden hesap sormak ister. Onun için biz hırsızın hırsız olduğunu unutturmayacağız. Çünkü unutturmaya başladığınız anda elindeki karayı başkasına sürmekten 1 saniye bile imtina etmiyorlar!”; Yani gereğini yapın ki, “Yavuz hırsız, ev sahibini bastırmasın!” demişti. CHP Tuzla Belediye Meclis Üyeleri bu uyarıları dikkate almalıydı. Ama maalesef umurlarında bile olmadığı anlaşılıyordu.
Meclis Başkan Vekili Gökhan Can, Baykal’ın tellalı Mehmet Sevigen’i hatırlatan bir tavırla reklam gibi, şiir gibi konuşarak: iki yıldır çözemedikleri sorunu,“Başkanımız Eren Ali Bingöl’ü izlemeye devam edin!” O kutsal, çok başarılı insan bu sorunları , “Yılbaşına kadar çözüyor” müjdesini verdi. Bu ifade sonrası AKP’li Bahrem Kuruağaç tartışmayı uzatmamak istercesine; “yılbaşına kadar çözülüyorsa sorun yok, biz tamamız,” diyerek konuyu kapattı. Toplantıyı yöneten Başkanvekili Gökhan Can ise sık sık “usul” vurgusu yaparak tartışmaları bastırdı ve konuşmaları “sorun yok, çözüyoruz” diyerek sonlandırdı.
Ne Oluyor?
Emsal transferi, belediyenin bazı bölgelerde imar hakkını başka bölgelerdeki arsalarla takas ettiği, teknik yönü karmaşık ama mali değeri yüksek bir hırsızlık uygulaması.
Ancak Tuzla’da bu sistemin geçmiş dönemde usulsüz biçimde, hayali olarak kullanıldığı, belediyeye devredilmesi gereken alanların terkinin yapılmadığı ve bazı transferlerin “hayali” biçimde kayda geçirildiği, eşe dosta büyük bir rant aktarıldığı gazetemizce bir yıl önce haberleştirildi.
Haberimiz, Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan tarafından TBMM’ye soru önergesi yapıldı. Cumhuriyet Gazetesi, Halk Tv. başta olmak üzere, Evrensel, Birgün, Nefes gibi gazetelerde geniş yer buldu. Ayrıca aralarında Duvar’ın da bulunduğu onlarca internet sitesi de hayali emsali haberleştirdi. Haberimiz üzerine ofisimiz basılmaya çalışıldı ve tehditler aldık. Bunlar basına yansıdı.
Uzmanlara göre bu uygulamanın toplam mali boyutu, yaklaşık 1 milyar dolar civarında bir kamu zararı anlamına gelebilir. Yani bu, “şeytanın bile akıl edemiyeceği” asrın soygunlarından biri.
CHP’li yeni yönetimin 1,5 yıldır bu konuda sessiz kalması, kendi belediye meclis üyelerine bu konunun hem mecliste hem de normal hayatlarında konuşulması bizzat Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl tarafından yasaklanmıştı. Ve bazı hayali emsal transferi uygulamasında adı geçen firmalara kreş yaptırması ve belediye etkinliklerinde sponsor olarak kullanması dikkatleri çekmişti. Bu işbirliği kamuoyunda CHP’li belediye başkanı Eren Ali Bingöl’ün; “yolsuzluğu biliyor ama üstünü örtüyor; ” yargısının hakim olmasına neden oldu. Kamuoyu, Eren Ali Bingöl’ü bu büyük soygunu gerçekleştirenlerle “işbirliği” yapmak ve “görmezden gelmek” konusunda da eleştiriyor. Kamuoyu başkanın suskunluğunun nedenini anlamakta zorlanıyor! Ve aklına bu işin içinde bazı CHP’liler de mi var; ondan dolayı mı susuyor sorusunu akla getiriyor.
İşte Hayali Emsal Transferi haberimiz:

Çağdaş Tuzla Gazetesi’nden Açık Çağrı
Çağdaş Tuzla Gazetesi olarak, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’e açık çağrıda bulunuyoruz:

“Emsal transferi dosyalarını kamuoyuna açıklayın. Kaç metrekarelik hibe yapılmadı, kimlere hangi haklar devredildi. Eski başkanın bu firmalarla ortaklıkları, akrabalıkları, bu firmaların eski başkanın vakfına bağışladığı gayrimenkuller hangileri, tanışıklıkları ne, hangi tarihlerde hangi sahte encümen kararlarıyla onaylandı?” Bu soygunun boyutları ne? Nerelere hangi bakanlıklara, hangi çıkar gruplarına uzanıyor?
Tuzla halkının güneşini, gölgesini, rüzgarını, doğasını, manzarasını yani binlerce konut fazla yapımını sağlayarak -trafikten, soluduğumuz havaya, kullanacağımız yeşil alana kadar- yaşamını çalan bu hırsızları ve onların firmalarını tek tek açıklayın! Korkuyorsanız orayı terkedin; açıklayacak arkadaşlarınız gelsin.
Kamu yararı gereği, bu bilgiler halktan gizlenemez. Gizleyemezsiniz! Gizlerseniz mutlaka bedelini siyaseten ve insani-vicdani olarak ödersiniz. Yolsuzluk varsa açıklansın; yoksa spekülasyonlara son verilsin.
İşte hayali emsal transferi gelirlerinden, Yazıcı’nın vakfına aktarılan servet haberimiz!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e soruyoruz (1)!

Lütfen – biliyorum bunca işinizin arasında- bu meclis toplantısını izlettirin bir danışmanınıza. Bu konuşmalardan 1 milyar dolarlık bir hayali emsal transferi soygununun AKP’li eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ve ekibi tarafından yapıldığı anlaşılıyor mu?
Toplantıyı izleyen bir vatandaş anlar mı anlamaz mı?
CHP’liler ne kadar mütevazı değil mi? Sanki onlar da bu hayali emsal transferi soygununa ortaklarmış gibi, suçluymuşlar gibi davranıyorlar. Üstü kapalı konuşuyorlar. “Hallediyoruz” filan yılbaşına kadar. Ama yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor! “Şimdi çözecektiniz de, neden bir buçuk yıldır çözmediniz” diye çemkirmekle kalmıyor; hesap da soruyor.
Tuzla’da gerçekleşen hayali emsal transferini incelerseniz eğer; şeytanın asla aklına gelmeyecek bir biçimde gerçekleştiğini göreceksiniz.
Tarafı olmayan; şikayetçisi bulunmayan, sadece gökyüzünü kat kat satan bir soygun bu. İktidar yerelde değişmemiş olsa asla ortaya çıkmayacak bir soygun biçimi. Dolayısıyla 2000’den fazla konut hayali imar transferi ile yapılmış. Rantı yandaşlara aktarılmış. Ama bunların imar planında yani toprakta karşılığı yok.
Ve bunlar cüppeli Ahmet hocanın damadından başlayarak Şadi Yazıcı’nın yakın akrabalarına kadar uzanıyor. Hatırlı siyasilerin yakın akrabalarına uzanan büyük bir ahtapot gibi, kollarının nereye uzandığı şimdilik tam bilinmeyen bir menfaat çetesi ile karşılaşacaksınız.
Büyüklerimizin bizi yetiştirirken söylediği; “Kör şeytan ayaklarına dolaştırsın inşallah”duası kabul oldu Tuzla’da. Kör şeytan dolaştırdı eski AKP’li yönetimin ayaklarına. Ama CHP’li yeni başkan bir buçuk yıldır susuyor. Partililerine, bu konunun konuşulmasını yasaklıyor! Neden diye sormaktan kendimizi alamıyoruz. Bu işin içinde CHP’liler de var mı? Varsa kimler onlar? Onun için mi Belediye Başkanı bu işi örtbas etmek istiyor? Bir buçuk yıldır neden susuyor?
Normalde, size bunları rapor olarak – çünkü bütün belgeler, bilgiler belediyede- Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün sunması lazım. Çünkü nasıl gittiğiniz Arnavutköy’de küçük ama yapanlar açısından suç olan ve haber değeri taşıyan önemli açıklamalarda bulunduysanız; emin olun Tuzla’daki yolsuzluk sadece Tuzla’yla sınırlı kalmaz! Bakanlıklara kadar uzanan büyük bir soygunu sizlere gösterir.
Ama nedense 33 yıldır AKP ve öncülleri tarafından yönetilen Tuzla’da özel çabalarımızla ortaya çıkardığımız ve TBMM’ye de soru önergesi olarak verilen “Hayali Emsal Transferi” dışında bir tane bile yolsuzluk bulamadı sizin başkanınız. “Buldum ama onları ilgililere verdim” diyorsa da siz ona inanmayın! Bulduğu yolsuzlukları şeffaflık vaadi gereği bize, yani bizzat zarar gören Tuzla kamuoyuna açıklaması gerekirdi.
Mesela sorun kendisine: ” Kim, ona resmi yazı göndererek “hayali emsal transferi yolsuzluğu” konusu asla mecliste ve dışarıda konuşulmasın” dedi. Hangi kurum. Kim istedi de siz de yasakladınız! 1.5 yıldır bu konu resmi bir muhatap bulamadı. O yasaklama emrini hem de resmi bir yazıyla verenin böyle bir yetkisi var mıydı? Böyle bir hakkı olabilir miydi?
Ben üç kuşaktır Tuzlalıyım. Ve bütün sürece tanığım. Bence düşünmelisiniz. Değerlendirmelisiniz. Sorgulamalısınız. Neden Tuzla Aydınlı’da açılışına katıldığınız Aydınlı Yaşam Merkezi’nden sonra; bir de Şadi Yazıcı’nın hayali emsal transferleri ile sağlanan taşınır ve taşınmaz karşılığı aldığı bağışlarla yaptırdığı vakfının devasa binalarının önünü ziyaret etmediniz. Hiç olmazsa oradan geçmediniz. Binaların önünde “peşindeyim”; mesajı ve fotoğrafı vermediniz?
Haramla, hırsızlıkla yapılan bu binaları ve vakfı teşhir etmediniz. Bunları size brif etmeyenler ve göstermeyen ya da raporlamayanları uyarın. Tabi şimdiye kadar telaffuz ettiklerinizde, dile getirdiklerinizde samimiyseniz. Ben bütün kalbimle öyle olduğunuzu düşünüyorum. Ama tabi bu yetmez. Bunu tüm topluma kimsenin etkisinde kalmadan ve çok dikkatli olarak da göstermelisiniz.
Son Söz
Bu meclis oturumu, “şeffaflık ve hesap verebilirlik” sınavıydı.
Ancak görünen o ki, 1.5 yıl sonra nihayet konu açıldı. Ama konuşmaların diliyle “yolsuzluk” kelimesi hâlâ meclis duvarlarından içeri giremiyor. Kimse açık açık ne olduğunu telaffuz bile edemiyor. Görüntüleri izleyen halktan biri, ne konuşulduğunu anlayamıyor. Ortada ne kadar büyük bir yolsuzluk olduğunu ve kendisinin hayatının çalındığını anlayamıyor.
Biz Çağdaş Tuzla Gazetesi olarak: ” Mevzuyu ve mevziyi terketmeden” bir sonraki yazıda ne konuşulduğunu tercüme ederek Tuzla halkına anlatacağız. Belediyedeki “bizimkiler” hala AKP’liler karşısında yapıcı “bir kuzu uysallığı” ve uyumu içindeler.
Sanki onlar suçluymuş gibi. Kurt sanki kuzuları yemeye karar vermemiş gibi. Kara kuzuyu, kınalı kuzuyu yedirip sıra beyaz kuzuya gelmemiş gibi.
Sanki İmamoğlu mapusta değilmiş; Özel hakkında dokunulmazlıkların her an kaldırılması riski bitmiş; AKP’nin atadığı kayyımların ne pahasına olursa olsun CHP’ye çökme ihtimalleri yokmuş gibi…
Tuzla CHP’li Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’den “çözüm” beklentisinin ham hayalden öteye gidemeyeceği ve sosyal medya üzerinden yaptığı çocukça – saçma, artistik, gayrı ciddi sözde hizmet denetim paylaşımları ile – her geçen gün daha fazla ortaya çıkıyor.
Biz ondan, 33 yıllık AKP ve öncülleri iktidarında yapılan imar-ihale vb. yolsuzluklarını ve faillerinin araştırılarak ortaya çıkarmasını bekliyoruz. Tuzla halkının malını mülkünü çalanları, sağlığını tehdit edenleri açıklamasını bekliyoruz. Arıtma bacalarının, baz istasyonlarının neden bu kadar çoğaldığını ve Tuzla halkına verebileceği zararlar araştırmalı; özlelikle Postane ve Cami mahallelerinin tüm sokaklarının otopark haline getirilmesinin nasıl önüne geçilebileceği ele alınmalı. Tüm bunların halk sağlığı üzerindeki zararlı etkilerini, gömülü zehirli varillerin neden hala toprak altında durduğu, erken saatlerde arıtmanın Tuzla’ya yayılan kimyasal kokusunun nedenlerini bir çevre analiz raporu ile araştırılarak sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmasını bekliyoruz.
Ama bizim başkan kendini, paralel evrende bir film setinde sanıyor. Varyete yaparak durumu idare edeceğini ve insanların onu beğeneceğini zannediyor. Onun işe aldığı ve ona akıl veren MHP kökenli sosyal medya danışmanlarının gazına geldiğinin farkında olmayarak ortalıkta dolaşıyor; paylaşımlarda bulunuyor. Neredeyse başkanlığının iki yılı geçti bile…
En azından ben ve benim çevremdeki sol-sosyal demokratlar hiç memnun değil; bu gidişten. Özel kalem müdürlüklerine İdris Güllüce’nin yeğeninin ve belediye başkan yardımcılıklarına başka belediyelerden AKP’li başkan yardımcılarının atanması, hem de bizzat bu belediye başkanı Eren Ali Bingöl tarafından atanması tepki çekiyor. İzah edilemez bulunuyor.
CHP’ye yönelik büyük saldırı karşısında yutkunan ve susan pek çok demokrat; “bu kadar da olmaz ki” demeden edemiyor. Ortada, başarısızlıklar ve işbirlikleri dışında hiçbir gerçek yok!
Ama başkanın da hakkını hepten yemeyelim. Bence iyi olduğu, başarılı bulunduğu bir konu var. İyi bir nikah memuru; o konuda mahir. Bu konuda başarılı, kitlesel ve bol şahitli nikahlar kıyma konusunda kimsenin başkanın eline su dökemeyeceği anlaşılıyor.
*****
Tıklayın! İlgili haberlerimizi okuyun!


