Tuzla’da yerel seçimlerde yurttaşların oylarıyla, belirli bir siyasi program, hesap sorma ve değişim vaadiyle seçimleri kazanan CHP’li belediye başkanı Eren Ali Bingöl’ün parti değiştirmesiyle başlayan süreç, Vahdettin Köşkünde coşkuyla mühürleniyor.
Hayali Emsal Transferleri konusunda bir çözüm üretmediği iddiasıyla İBB’yi suçlayarak geçtiğimiz Ağustos ayında CHP’den istifa ederek AKP’ye geçen Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul Vahdettin Köşkü’nde ağırlandı.
“Projeleri Görüştük” Açıklaması: Tuzlalılar İçin Ne Anlama Geliyor?
Görüşme sonrasında Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, sosyal medya ve basın aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya gelerek Tuzla’mızın öncelikli ihtiyaçlarını, devam eden çalışmalarımızı ve ilçemizin geleceğine yönelik projelerimizi kendileriyle paylaştık. Tuzla’mıza gösterdikleri yakın ilgi, destek ve kıymetli tensipleri dolayısıyla Sayın Cumhurbaşceğımıza şükranlarımı ve saygılarımı arz ediyorum” ifadelerini kullandı.
Ancak bu açıklama ve Vahdettin Köşkü’ndeki zirve, ilçe halkı ve sivil inisiyatifler tarafından çok farklı bir gözle değerlendiriliyor.
Rozetleri Erdoğan Takmıştı, Şimdi Köşkte Ağırlanıyorlar
Daha önce AKP İstanbul İl Danışma Meclisi Programı’nda üç isme de AKP rozetini bizzat Erdoğan takmış, bu transfer yerel siyasette büyük bir şok ve hayal kırıklığı yaratmıştı. Siyasi etik, seçmen iradesi ve verilen sözlerin hiçe sayıldığı bu sürecin ardından, başkanların Vahdettin Köşkü’nde üst düzey bir kabulle ağırlanması, “yerel iradenin saray vesayetine devredilmesi” olarak değerlendiriliyor.
Görüşmede, “İstanbul’da süreç lehimize işliyor” açıklamasını yapan AKP İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Tuzlalıların Vicdanında Mahkûm Olan Bu Tablo, Sivil Örgütlenmenin Şart Olduğunu Gösterdi
Tuzla’da yıllardır çevre felaketleri, rant projeleri, arıtma kokuları ve işçi cinayetleriyle boğuşan halk; oylarının rengini değiştirerek iktidar blokuna geçen yöneticilerin bu tablosunu ibretle izliyor. Seçim döneminde “değişim ve çözüm” vadedenlerin, kısa süre içinde sorunların kaynağı olan iktidarın gölgesine sığınması, “Seçmenin oyu, siyasi ikbal için taşınacak bir eşya değildir” eleştirilerini fazlasıyla haklı çıkarıyor.
Bu gelişmeler; seçilmişlerin halka hesap vermediği, denetimden uzak bir siyaset anlayışının, Tuzlalıların geleceğini karartmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Tam da bu yüzden, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmayan, gücünü yalnızca Tuzla halkının özgür iradesinden alan sivil denetim mekanizmalarının hayata geçirilmesini hayati bir zorunluluk olarak gündeme getiriyor.
Eren Ali Bingöl için konuşulan siyasi etik, seçmen iradesi ve verilen sözlerin hiçe sayıldığı bu sürecin ardından, Vahdettin Köşkü’nde bu kez üst düzey bir kabulle ağırlanması, dikkatleri üzerine toplarken; Bingöl’ün AKP’ye katılımı sonrasında İlçe Örgütünde yapılan bir toplantıda: “Ben karşı mahalleden geldim. Bana sahip çıkın! ” demesi üzerine: “Sen bize Reis’in emanetisin!” diye sloganlarla sahiplenilmişti.


