Türkiye siyaseti, Cumhuriyet tarihinin en karanlık günlerinden birini yaşıyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP’nin 47 yıl sonra sandıktan birinci parti olarak çıkmasını sağlayan kurultayı “yok” saydı. Özgür Özel yönetimi görevden uzaklaştırılırken, partiye yargı eliyle eski yönetim atandı. Borsa düştü. Sokaklar hareketli, genel merkez önünde demokrasi nöbeti başlıyor!
Türkiye’nin demokratik birikimi, yargı eliyle hazırlanan bir “mutlak butlan” kararıyla sarsıldı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, milyonların iradesiyle şekillenen CHP 38. Olağan Kurultayı’nı hukuken hiç gerçekleşmemiş sayarak, mevcut yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırdı. Karar, kamuoyunda “ana muhalefete yargı kayyumu” olarak nitelendirildi.
Seçim Zaferi Yargı Koridorlarında Boğulmak İsteniyor
31 Mart yerel seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi olan ve halkın büyük teveccühünü kazanan Özgür Özel liderliğindeki CHP yönetimi, mahkeme kararıyla görevden el çektirildi. İstinaf mahkemesi, 4-5 Kasım 2023 tarihindeki kurultayın “mutlak butlan” ile sakatlandığına hükmederek, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin karar kesinleşinceye kadar göreve iadesine karar verdi. Sadece kurultay değil, İstanbul İl Kongresi de iptal edilerek “değişim” sürecinin tüm hukuki zemini hedef alındı.
CHP: “KARARI TANIMIYORUZ, HALKIN İRADESİNE SAHİP ÇIKIYORUZ”
Kararın duyulmasıyla birlikte CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) olağanüstü toplandı. Parti kaynaklarından yapılan ilk açıklamada “Bu karar, halkın 31 Mart’ta verdiği mesajı hazmedemeyenlerin yargı eliyle yaptığı bir operasyondur. Kararı tanımıyoruz!” denildi.
Ankara İl Başkanlığı’nın çağrısıyla binlerce partili Genel Merkez önüne akın etmeye başlarken, Özgür Özel’in tüm programları iptal edildi. Partililer, “Demokrasiye, dayanışmaya ve halkın iradesine sahip çıkmak için buradayız” diyerek genel merkezi terk etmeyeceklerini ilan etti.
Önce Video, Sonra Karar
Sürecin en dikkat çekici noktalarından biri ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun karardan sadece bir gün önce yayımladığı “Emanet kirletilemez” temalı video oldu. Kararın hemen ardından iktidara yakınlığıyla bilinen yayın organlarına konuşan Kılıçdaroğlu’nun “Hayırlı olsun” ifadesini kullanması, parti tabanında ve sosyal medyada büyük tepki topladı.
Hukukçular Uyarıyor: “Demokrasinin Askıya Alınmasıdır”
Hukuk otoriteleri, kesinleşmemiş bir yerel mahkeme kararının istinaf aşamasında bu denli radikal bir “ihtiyati tedbir” ile uygulanmasının hukuk tekniği açısından skandal olduğunu belirtiyor. Bir siyasi partinin iç işleyişine ve delege iradesine bu denli sert bir müdahalenin, Türkiye’nin demokrasi karnesine “kara bir leke” olarak geçeceği ve sonrasında böylesi kararların iktidar tarafından istenmeyen her partiye uygulanabileceği vurgulanıyor.
Doç. Dr. Berk Esen/Siyaset Bilimci
Sözcü Televizyonuna bağlanan siyaset bilimci Doç. Dr. Berk Esen: “Türkiye için karanlık bir gün. Bu kararın sonucu, Türkiye demokrasisi için umudun devam edip etmeyeceğini belirleyecek. Tarih bu durumu yazacak. Kemal Kılıçdaroğlu’da şaibeli bir isim olarak tarihe yazılacaktır.”
EDİTÖR NOTU: Halkın sandıkta tescillediği iradenin, mahkeme salonlarında “yok” sayılması, sadece bir partinin meselesi değil; Türkiye’nin bir hukuk devleti olma iddiasının iflasıdır. Bugün, demokrasiye sahip çıkma günüdür.


