SOL Parti, 14 Mart Tıp Bayramı haftasında sağlık alanındaki sorunlara dikkat çekerek Türkiye’de sağlık hizmetlerinin ticarileştirildiğini ve kamunun kaynaklarının özel sağlık sermayesine aktarıldığını belirtti. Partinin açıklamasında, sağlık hizmetlerinin bir hak olmaktan çıkarıldığı vurgulanarak “Sağlık parasız olmalı, özel hastaneler kamulaştırılmalıdır” çağrısı yapıldı.
Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında Diyarbakır’dan Ankara’ya başlattığı “Beyaz Yürüyüş” sürerken, SOL Parti de sağlık emekçilerinin taleplerine destek veren bir açıklama yayımladı.
“Kamunun kaynakları özel sağlık sermayesine aktarılıyor”
SOL Parti açıklamasında, Türkiye’de özel sağlık sektörünün son yıllarda hızla büyütüldüğüne dikkat çekildi. Bu büyümenin teşvikler ve kamu kaynaklarıyla desteklendiği belirtilerek, sağlık hizmetinin giderek daha fazla piyasa koşullarına bırakıldığı ifade edildi.
Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi: “Türkiye’de özel sağlık sektörü akıl almaz bir hızla büyütüldü. Büyümedi, büyütüldü. Teşvikler başta olmak üzere kamunun kaynakları özel sağlık sermayesine akıtıldı. Hizmet sunumunda daha kârlı alanlar özele bırakıldı, yetmedi doğrudan hastanın cebine el uzatılmasına göz yumuldu.”
SOL Parti, sağlık alanında yaşanan sorunların temelinde sağlığın bir hak olmaktan çıkarılarak paralı hale getirilmesi olduğunu savundu.
“Bu sistem insanları hasta ediyor”
Açıklamada Türkiye’de sağlık hizmetlerine başvuru sayısının hızla arttığına da dikkat çekildi. Türkiye’de vatandaşların yılda ortalama 12,2 kez hekime başvurduğu ve yıllık başvuru sayısının 1 milyarı aştığı ifade edildi.
SOL Parti, bu tabloyu mevcut sağlık sisteminin yarattığı koşullarla ilişkilendirerek şu değerlendirmede bulundu: “Peki neden bu kadar sık hastalanıyor, bu kadar sık hastaneye gidiyoruz? Çünkü bu sistem bizi hasta ediyor. Çünkü doğru düzgün muayene olamıyoruz. Paraya dönüşmüş sistemde bir hastaya ancak 5–10 dakika ayrılabiliyor.”
Parti, sağlık emekçilerinin günde 50, 60 hatta 100 hastaya bakmak zorunda bırakıldığını, bu koşullarda nitelikli sağlık hizmeti sunulmasının mümkün olmadığını belirtti.
“Sağlık emekçileri tükenmiş durumda”
Açıklamada Türkiye’de hekim, hemşire, eczacı, psikolog, diyetisyen ve teknikerler dahil 1,5 milyonu aşkın sağlık emekçisinin çalıştığı, atanamayanlarla birlikte bu sayının 2 milyona yaklaştığı ifade edildi.
Sağlık emekçilerinin ağır çalışma koşulları, düşük ücretler ve güvencesizlik nedeniyle tükenmiş ve yorgun hale geldiği belirtilen açıklamada, sağlık alanının piyasacı politikalar nedeniyle giderek daha riskli bir çalışma alanına dönüştüğü vurgulandı.
“Sağlık parasız olmalı”
SOL Parti, sağlık sisteminin kamucu bir anlayışla kökten değiştirilmesi gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı: “Sorun hastalarda ya da hekimlerde değil, hastalardan para çıkartmak üzerine kurulan bu sistemdedir. Çözüm, kamucu bir sağlık sistemidir. Sağlık parasız olmalı, özel hastaneler kamulaştırılmalıdır.”
Parti açıklamasında, eşit, ücretsiz, nitelikli ve ulaşılabilir bir sağlık sisteminin ancak sağlık emekçileri ve toplumun ortak mücadelesiyle kurulabileceği vurgulandı.


