CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

SOL Parti, 4–5 Ekim tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirdiği 3. Olağan Konferansın sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. Bildiride, Türkiye’nin dinsel ve etnik kimlikler üzerinden gerici bir rejime dönüştürülme girişimlerine karşı birleşik bir muhalefet örgütlemenin “tarihsel ve birincil sorumluluk” olduğu vurgulandı.

“Tek adam rejimine son vermek tarihsel sorumluluğumuzdur”

Konferans sonuç bildirisinde, AKP–MHP ittifakının ABD’nin dayatmalarını kendi iktidarını sürdürmenin bir aracı haline getirdiği ifade edilerek, şu değerlendirmeye yer verildi: “Trump ve Amerikan desteğiyle seçimleri göstermelik hale getiren bu düzen, Erdoğan’a ömür boyu başkanlık yolunu açmak istiyor. Ülkenin kaderinin belirleneceği bu tarihsel dönemeçte sorumluluğumuz, halkın ezici çoğunluğunun karşı olduğu bu tek adam rejimine son vermektir.”

SOL Parti, Türkiye’nin laiklik, demokrasi ve halk egemenliği ilkelerinin altını çizdiği bildiride, “Bu gerici rejimi kalıcılaştırmaya yönelik büyük tehlike, birleşik bir muhalefet anlayışıyla mücadele edilerek bertaraf edilecektir” dedi.

“Birleşik mücadele anlayışı bugünün en yakıcı ihtiyacıdır”

Bildiride, iktidar bloğunun muhalefeti dört koldan kuşattığı belirtilerek, CHP üzerindeki baskılar ve Kürt sorunundaki manipülasyonlar üzerinden toplumsal muhalefetin etkisizleştirilmeye çalışıldığı vurgulandı.

“Ülkenin bütün muhalefet güçlerinin; genci yaşlısı, kadını erkeği, Alevisi Sünnisi, Kürt’ü Türk’ü tüm ezilenlerinin; bütün toplumsal inisiyatiflerin, örgütlerin ve partilerin birleşerek ülkenin geleceğine ve kaderine sahip çıkacağı birleşik bir muhalefet anlayışı bugünün en yakıcı ihtiyacıdır.”

Parti, bu sürecin yalnızca seçimlerle sınırlı bir mücadele değil, “ülkenin devrimci yeniden kuruluşu” hedefiyle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“Hedefimiz, örgütlü halk hareketidir”

SOL Parti bildirgesinde, önümüzdeki dönemde gençlerin, kadınların ve emekçilerin mücadelesini örgütlü bir halk hareketine dönüştürme hedefi öne çıkarıldı: “Tüm muhalefet güçleri arasında ortak zeminleri oluşturmak, mücadele ve eylem birliklerini çoğaltmak, farklı toplumsal örgütlenmeleri ortaklaştırmak için her alanda birleşik muhalefet anlayışını geliştirecek ve bunun zeminlerini yaratacağız.”

Bu kapsamda taban inisiyatiflerine dayanan yeni örgütlenmelerin yaratılacağı belirtildi.

“Kazanacağız, yarınları hep birlikte kuracağız”

Konferansın sonuç bildirgesi, umut ve mücadele vurgusuyla şu ifadelerle sona erdi: “Bu umut ve kararlılıkla; sokak sokak mücadeleyi büyütmek, birlik ve dayanışmayı çoğaltmak, bu gerici rejime son vererek daha eşit, özgür ve kardeşçe bir ülke kurmak için ileri atılıyoruz.
Çağrımız, Türkiye’nin devrimci yeniden kuruluşu yolunda birleşme çağrısıdır.
Kazanacağız, yarınları hep birlikte kuracağız.”

Exit mobile version