CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Kendisini feshetme kararı alan PKK, IKBY’ye bağlı Süleymaniye kentinde bulunan Casana Mağarası’nda silah bırakma töreni gerçekleştirdi. PKK’den Barış ve Demokratik Toplum Grubu imzasıyla yapılan açıklamada, “Silahlarımızı özgür irademizle imha ediyoruz” denildi. Silah bırakma törenine ilişkin ilk görüntüler paylaşıldı. Silah bırakma töreninde KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat da yer aldı. Fotoğraflarda bırakılan silahların yakıldığı görüldü. Bese Hozat, törende yaptığı açıklamada, “Kuşkusuz bu tarihi girişimin başarıya ulaşması için çok ciddi hukuksal reformlara ihtiyaç var” ifadelerini kullandı

Fotoğraflar: Channel 8

Kendisini feshetme kararı alan PKK, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) bağlı Süleymaniye vilayetinde bulunan Casana Mağarası’nda düzenlenen törenle silah bıraktı. Örgüt, “Barış ve Demokratik Toplum Grubu” imzasıyla yaptığı açıklamada, “Silahlarımızı özgür irademizle imha ediyoruz” dedi. Törenden paylaşılan ilk fotoğraflarda, PKK’li militanların yere bıraktığı silahların yakılarak imha edildiği görüldü.

Tören 11.25’te Başladı, 11.45’te Sona Erdi

Silah bırakma töreni, Süleymaniye’nin Raperin ilçesine bağlı Surdaş nahiyesinde, Casana Mağarası çevresinde gerçekleştirildi. 15 kadın ve 15 erkek olmak üzere toplam 30 PKK’li, silahlarını teslim ederek örgütsel mücadeleye fiilen son verdi. Tören alanına basın alınmazken, görüntüler daha sonra Channel 8 adlı Kürt yayın organı tarafından kamuoyuna servis edildi.

Tören, saat 11.25’te başlayıp 11.45’te sona erdi. Katılımcıların ifadelerine göre, bu zaman aralığında önce Barış ve Demokratik Toplum Grubu adına ortak metin Türkçe ve Kürtçe okundu, ardından silahlar bırakılarak törenle yakıldı.

Bese Hozat: “Ciddi Hukuksal Reformlara İhtiyaç Var”

Törende, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat da yer aldı. Hozat, yaptığı kısa konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Kuşkusuz bu tarihi girişimin başarıya ulaşması için çok ciddi hukuksal reformlara ihtiyaç var. Yasal ve anayasal düzenlemelere ciddi bir ihtiyaç var, gerekliliktir bunlar. Bu sürecin başarıya ulaşması için bunlar gerekli.”

PKK: “Barış ve Demokrasi İçin Silahları Yakıyoruz”

Törende okunan ve ardından basınla da paylaşılan açıklamada şu başlıklar öne çıktı:

  • Silahların imhası, 27 Şubat’ta Öcalan’ın yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na yanıt niteliği taşıyor.
  • Törende konuşan militanlar, “Kürt halkının demokratik ulusal hakları için mücadeleye bundan böyle siyasetin ve hukukun içinde devam edeceğiz” dedi.
  • Açıklamada, örgütün mücadelesinin yeni bir aşamaya geçtiği, artık “demokratik entegrasyon yasaları” temelinde süreceği vurgulandı.

Barış ve Demokratik Toplum Grubu açıklamasından dikkat çeken bir bölüm şu şekilde:“Silahın değil, siyasetin ve toplumsal barışın gücüne inanıyoruz. Ve bu tarihi ilkenin gereğini yerine getiriyor olmaktan büyük gurur ve onur duyuyoruz.”

Törenden İlk Görüntüler: Silahlar Yakıldı

Törenden bir süre sonra yayınlanan fotoğraflarda, PKK’lilerin yere dizdiği silahları topluca ateşe vererek yaktığı görülüyor. Bu görüntü, örgütün “geri dönüşsüzlük” mesajı vermek istediği şeklinde yorumlandı. Görüntülerin paylaşımıyla birlikte bölgede tören alanına girişin halen kontrollü şekilde sürdüğü öğrenildi.

Öcalan’ın Çağrısına Yanıt

Törende yapılan açıklamada, Abdullah Öcalan’ın 9 Temmuz’da yayınladığı videolu mesajına doğrudan atıf yapıldı. PKK’liler, bu mesajın gereklerini yerine getirdiklerini ve bu adımı “barışçıl bir geçişin başlangıcı” olarak gördüklerini ifade etti. “Önder Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü için daha aktif mücadeleye devam edeceğiz.”

Silahları bırakma ve yakma görüntüleri:

PKK’DEN AÇIKLAMA

ANF’nin aktardığına göre, PKK’den Barış ve Demokratik Toplum Grubu imzasıyla yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Demokratik değişim ve dönüşüm sürecine ivme kazandırmak üzere oluşan Barış ve Demokratik Toplum Grubu olarak; burada bulunan ve tarihi demokratik eylemimize tanıklık eden herkesi saygıyla selamlıyoruz.

Kürt varlığına yönelik inkar ve imha amaçlı saldırılara karşı savaşmak amacıyla farklı tarihlerde PKK’ye katılmış ve silah kuşanıp farklı bölgelerde mücadele etmiş biz kadın ve erkek özgürlük savaşçıları, bugün buraya Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 19 Haziran 2025 günü açıklamasında dile getirdiği çağrıya cevap olarak buraya geldik. Gelişimiz aynı zamanda Önder Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 günü açıkladığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, 5-7 Mayıs günlerinde yapılan PKK 12. Kongre kararları temelindedir. Barış ve Demokratik Toplum sürecinin pratik başarısı için bir iyi niyet ve kararlılık adımı olarak ve bundan sonra özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelemizi, demokratik siyaset ve hukuk yöntemiyle yürütmek amacıyla ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılması temelinde sizlerin huzurunda silahlarımızı özgür irademizle imha ediyoruz.

Attığımız bu adımın başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm halkımıza, Türkiye ve Ortadoğu halklarına ve tüm insanlığa hayırlı olmasını, barış ve özgürlük getirmesini diliyoruz.

Önder Abdullah Öcalan’ın “Silahın değil, siyasetin ve toplumsal barışın gücüne inanıyorum ve sizi de bu ilkeyi hayata geçirmeye çağırıyorum” ifadesine yürekten katılıyor ve bu tarihi ilkenin gereğini yerine getiriyor olmaktan büyük gurur ve onur duyuyoruz.

Biliyoruz şimdiye kadar hiçbir şey kolay, bedelsiz ve mücadelesiz olmadı; tersine her şey her gün ağır bedeller ödeyerek ve dişle-tırnakla mücadele ederek kazanıldı. Elbette bundan sonrası da zorlu bir mücadele ile olacak. Bu gerçeği çok iyi biliyoruz, bu temelde yeni başarılar ve demokratik kazanımlar elde etmek üzere, Önder Abdullah Öcalan’ın fikir ve paradigmasına yürekten inanıyor, kendimize ve yoldaşlar topluluğu olarak kolektif gücümüze güveniyoruz.

Dünyada faşist baskı ve sömürünün arttığı, bölgemiz Ortadoğu’nun kan gölüne döndüğü ve halkımızın barış içinde özgür, eşit ve demokratik bir yaşama her zamankinden daha fazla ihtiyacının olduğu bu ortamda attığımız bu tarihi adımın büyük önemini, doğruluğunu ve aciliyetini görüyor ve hissediyoruz.

Umuyoruz ki herkes, kadınlar ve gençler, işçi ve emekçiler, sosyalist ve demokratik güçler, tüm halklar ve insanlık da attığımız bu barış ve demokrasi adımının tarihi değerini görür, anlar ve takdir eder.

Bunlar temelinde halkımızın yaşadığı acının sorumlusu olan tüm bölgesel ve küresel güçleri, halkımızın son derece meşru ve demokratik ulusal haklarına saygı göstermeye, barış ve demokratik çözüm sürecine destek vermeye davet ediyoruz.

Başta kadınlar ve gençler, işçi ve emekçiler olmak üzere tüm halkları, demokratik ve sosyalist güçleri, aydın, yazar, akademisyen, hukukçu, sanatçı ve siyasetçileri attığımız bu tarihi adımı doğru anlayarak, bizimle, halkımızla dayanışmaya çağırıyoruz. Yine Önder Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü için daha aktif mücadele etmeye, küresel düzeyde demokratik, sosyalist enternasyonal mücadeleyi ve dayanışmayı geliştirip, güçlendirmeye çağırıyoruz.

Halkımızı ve tüm siyasi güçlerini, yaşadığımız tarihi sürecin özelliklerini ve Önder Apo’nun geliştirdiği Barış ve Demokratik Toplum sürecini doğru anlayarak, her alandaki eğitsel, örgütsel, eylemsel görevleri başarıyla yerine getirmeye, demokratik yaşamı geliştirmeye çağırıyoruz.

Zulüm ve sömürü son bulacak, özgürlük ve dayanışma kazanacaktır.

Barış ve Demokratik Toplum süreci mutlaka başarıya ulaşacaktır.”

Exit mobile version