CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Özgür Özel, “Erdoğan denen tek kişisi, yüzde 29.2 oyuna seni orada oturtmam,” diyerek, tüm anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu, sadece Erdoğan’ın “bilinmez bir ankette” AK Parti’nin birinci olduğunu gördüğünü iddia etti. Özel, sözlerini “Hodri Meydan 2 Kasım’da getir bakalım seçimi!” diyerek tamamladı ve tüm katılımcıları saygıyla selamladı.

Grup toplantısındaki konuşmasına Çorlu Tren Katliamı’nda oğlu Oğuz Arda Sel’i kaybeden Mısra Öz ile yaptığı telefon görüşmesini anlatarak başlayan Özel, bu davada gerçek sorumluların saklandığını ve yargılanamadığını, ama er yada geç adaletin yerine geleceğini vurguladı. Mısra Öz’ün dayanışma içinde olan ve bundan sonra olacak herkese teşekkürlerini iletti.

Ardında yaşanılan ekonomik şartlara değinen Özel, maaşlara yapılan 2.400 TL zammın ardından en düşük emekli maaşı 16.881 TL’ye yükseldiğini belirten Özgür Özel, yıl sonuna kadar emeklilerin 16.000 TL alarak geçinmeye çalışacaklarını ve günlük zammın sadece 80 TL olduğunu vurguladı. Özel, bu zammın “Cumhuriyet tarihi boyunca, hatta Osmanlı’nın yüz yıllardır maaş ödediği, Anadolu medeniyetler tarihi boyunca verilmiş en düşük zam” olup olmadığını sorguladı. Cumhurbaşkanı’nın “Ben emeklimi hiçbir zaman enflasyona ezdirmedim, ben emeklimi asla ezdirmedim” sözlerini hatırlatan Özel, verilen zammın bir tas çorba dahi almadığını, AK Parti’nin emekli zammını bu duruma getirdiğini ifade etti.

Emekli ve Asgari Ücretin Satın Alma Gücü Düşüşü

AK Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 8 çeyrek altın aldığını, bugün ise sadece 2,5 çeyrek altın aldığını belirten Özel, bu durumu tüm emeklilere ezberletmenin ve anlatmanın önemine dikkat çekti. Kuyumcuların dahi bu denli erimeye şaşırdığını söyledi. Aynı şekilde, AK Parti geldiğinde asgari ücretin 7 çeyrek altın aldığını, bugün ise 3 çeyrek altın aldığını ekledi.

CHP’nin Kanun Teklifleri ve Meclis Gündemi

CHP olarak işçi, işveren ve esnaf temsilcileriyle görüştüklerini, uzmanlar ve genel başkan yardımcılarının çalışmaları sonucunda üç önemli kanun teklifi hazırladıklarını aktardı:

  • Asgari Ücret Teklifi: Asgari ücretin 30.205 TL olmasını öneren kanun teklifinin altında kendisinin ve tüm grup milletvekillerinin imzası olduğunu belirtti. Bu rakamın yılbaşında yapılan hesaplamalar, altı aylık enflasyon ve geçen yıl ile bu yılın ilk altı ayı için verilmeyen refah payları (yüzde 3,5 ve yüzde 2) dikkate alınarak belirlendiğini ifade etti.
  • En Düşük Emekli Maaşı Teklifi: En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine getirilmesiyle ilgili kanun teklifini de grup başkan vekilleri ve tüm milletvekilleriyle imzalayıp Meclis’e sunduklarını belirtti.
  • Seyyanen Zam Teklifi: Kamu çalışanları ve memur emeklileri için geçen yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söz verdiği 8.000 TL seyyanen zammın bu yıl hiç arttırılmasa bile 16.000 TL olarak uygulanması gerektiği beklentisini dile getirdi ve bu konuda da kanun teklifi hazırladıklarını söyledi.

Özel, ayrıca kamu işçilerinin çerçeve sözleşme beklentilerini yakından takip ettiklerini ve Hak-İş ile Türk-İş’in başlattığı eylemlilik sürecini desteklediklerini ekledi.

Meclis’in Tatil Kararı ve Hükümete Yönelik Eleştiriler

Meclis’te görev yapan tüm siyasi partilere seslenen Özel, Meclis’in temmuz sonuna kadar çalışma kararı almasına rağmen AK Parti’nin kendi grubuna 17 Temmuz’a kadar çalışacaklarını duyurduğunu söyledi. Bu sürede zeytinlikleri maden aramaya açacaklarını ve zenginlerin beklediği birkaç kanunu çıkaracaklarını iddia etti. Emekliye ve asgari ücretliye zam yapmadan tatile gitmek isteyen AK Partililere tepki gösterdi.

Asgari ücret zammında küçük esnafı koruyacak “mükemmel bir formülleri” olduğunu, bu formülle küçük esnafa asgari ücret zam yükünün 6.500 TL’sinin doğrudan sırtından alınacağını, tekstil ve hazır giyim iş kolunda çalışan sayısına bakılmaksızın 6.500 TL destek sağlanacağını ve devlete bir kuruş maliyeti olmayan bir teklifleri olduğunu belirtti. Ancak bu tekliflerin görmezden gelindiğini savundu. Özel, milletin yarasının kanadığını, Meclis’in yaraya merhem olmak için var olduğunu ve yaraya tuz basmak için değil, iyileştirmek için çalışması gerektiğini ifade etti. Milletin sesini duymayanları tatile göndermeyeceklerini söyledi.

“19 Mart Darbesi” ve CHP’li Belediye Başkanlarına Operasyonlar

Özel, “19 Mart’ta bu milletin geleceğine bir darbe yaptılar” diyerek, sandığın gücüne ve demokratik siyasete karşı savaş açıldığını, milletin desteğini alamadıkları için devleti milletin karşısına diktiklerini ve baskıyla ayakta durmaya çalıştıklarını iddia etti. Bu darbeye karşı meydan meydan direnerek, önce Saraçhane’de başlayıp ardından Anadolu’nun dört bir yanına yayılan bir mücadele yürüttüklerini belirtti.

5 Temmuz günü ise “yeni bir utanç” yaşandığını, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in şafak operasyonlarıyla gözaltına alındığını söyledi. Zeydan Karalar’ın kendi adresini vererek gittiği Gebze’den gözaltına alınmasını eleştiren Özel, bunun milletin seçtiği kişileri “itibarsızlaştırma” amacı taşıdığını savundu.

Adana’da her partiden insanın desteklediği Zeydan Karalar’ın, Adıyaman’da ise deprem dönemindeki fedakarlığıyla bilinen ve rekor oyla seçilen Abdurrahman Tutdere’nin gözaltına alınmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Özellikle Abdurrahman Tutdere’nin, bir ihale vermemişken, kendinden önceki AK Partili belediyelerin verdiği ihalelerle bilinen Aziz İhsan Aktaş’ın iddiaları üzerinden gözaltına alınmaya çalışılmasını kınadı.

Aziz İhsan Aktaş ve İhale İlişkileri Üzerinden Yolsuzluk İddiaları

Özel, Aziz İhsan Aktaş’ın EKAP sisteminden alınan verilere göre toplam 388 ihale aldığını, bunların 300’ünün (%77) kamudan ve AK Partili belediyelerden, 88’inin (%23) ise CHP’li belediyelerden olduğunu açıkladı. CHP’li belediyelerden ihale alan belediye başkanlarının çoğunun tutuklu ya da gözaltında olduğunu, ancak AK Partili ve MHP’li belediyelerden ihale alanların hiçbirinin içeride olmadığını vurguladı. Isparta Belediye Başkanı’nın Aziz İhsan Aktaş’tan A8 makam aracı aldığını ve bunu inkar etmediğini örnek gösterdi. Özel, AK Parti ve MHP’nin seçmenlerine seslenerek bu durumun hakkaniyetli olup olmadığını sorguladı.

Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti dönemindeki Beltaş firmasında yolsuzluk iddialarına da değindi. Bağbaşı Yaylası’ndaki teleferik işletmesinde nakit ödemelerin üçte birine fiş kesilip üçte ikisine kesilmediğini, toplanan paranın çuvallarla genel müdüre teslim edildiğini iddia etti. Seçimi CHP kazandıktan sonra 1 Nisan’da bilgisayarın harddisklerinin ve görüntü kayıtlarının silindiğini ancak personelin itirafları ve kurtarılan harddisk bilgileriyle 25 milyon TL’lik paranın çuvallarla Beltaş Genel Müdürü’ne teslim edildiğinin belgelendiğini söyledi. Beltaş’ın otuz tesiste restoran, kafe, büfe ve kayak merkezi işlettiğini, benzer usulsüzlüklerin buralarda da yapıldığını ve toplamda 95 milyon TL’nin çuvallarla AK Parti’nin genel müdürüne teslim edildiğini belirtti. Bu dosyanın bir yıldır Denizli Başsavcılığı’nda beklediğini ve hiçbir işlem yapılmadığını vurgulayarak Adalet Bakanı’na ve Erdoğan’a seslendi. Özel, “Eğer bilgi yoksa çuvallar sarayda demektir,” ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin ve Sanatçıların Hedef Alınması ile Türkiye’nin Ekonomik Durumu

Son bir haftada yaşanan siyasi ve yargıdaki hareketliliğe değinen Özel, halkın rekor oylarla seçtiği belediye başkanlarının gözaltına alınmasının yanı sıra, gazeteci Timur Soykan’ın “AK Parti’yi yenme suçu diye bir suç var. AK Parti’yi yenenleri içeri atıyorlar” tweeti nedeniyle gözaltına alınarak dört gün zulmedildiğini, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrolle serbest bırakıldığını belirtti. Ödüllü sanatçı Ayşe Barım ve birçok sinema/dizi oyuncusunun da Çağlayan Adliyesi’ne götürülerek üzgün bir şekilde geri döndürüldüğünü, onlara daha fazla hapis yatacaklarının söylendiğini aktardı.

Özel, Türkiye’nin yoksullukta Avrupa’da birinci, gıda enflasyonunda dünyada birinci sırada olduğunu belirterek, bu durumların övünülecek şeyler olmadığını vurguladı. Hukukun üstünlüğünde ise dünyada 117. sırada olduğumuzu söyledi. Tüm bu yaşananların “AK Parti’nin eseri” olduğunu ifade etti.

Borsa İstanbul’un 19 Mart’taki “darbe girişimi” iddialarının ardından yüzde 8,79 düştüğünü, yatırımcıların dolara yöneldiğini ve toparlanmaya çalıştığını gösteren bir grafik sundu. CHP’nin mücadelesi ve demokrasiye olan umut sayesinde 30 Haziran’da mahkeme kararının ertelenmesiyle Borsa’nın yüzde 5,54 toparladığını, ancak Zeydan Karalar’ın tutuklandığı gün Borsa’nın yüzde 2 kaybettiğini, bugün de düşüşün sürdüğünü belirtti. Bu durumun, yargı operasyonlarının ülkenin ekonomik durumunu doğrudan etkilediğini gösterdiğini savundu.

AK Parti’ye Yönelik Sert Eleştiriler: “Aşırı Kibrin Partisi”

Özgür Özel, eski bir taksiciyle olan anısını da paylaşarak, taksicinin AK Parti’ye oy vermesini “kötü bir alışkanlık, sigara gibi” olarak nitelendirdiğini ve şimdi hem sigarayı hem de AK Parti’yi bıraktığını söyleyerek “çok daha rahat nefes alıyorum” dediğini aktardı. AK Parti’nin kuruluşunda “Adalet ve Kalkınma Partisi” adını aldığını ancak bugün “aşırı kibrin partisi” haline geldiğini savunarak, tüm milleti bu “en zararlı alışkanlıktan” kurtulmaya davet etti.

Özel, AK Parti yöneticilerinin ve üst düzey bürokratlarının lüks içinde yaşadığını, kendinden kıdemli hâkimlerin mütevazı araçlara binerken bazılarına lüks makam araçları tahsis edildiğini eleştirdi. Özellikle Numan Kurtulmuş’a İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden tahsis edilen lüks makam aracını ve bir savcıya görevine başlamadan lüks konut tadilatı yapılmasını eleştirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın tadilatına harcanan 56 emekli öğretmenin otuzar yıllık emeğine denk gelen parayı sert bir dille eleştirerek, “burnunuzdan fitil fitil çıksın inşallah!” dedi.

Aileden birinin kredi kartı borçlarının Vanlı bir iş adamı tarafından ödenip ödenmediğini sorarak, “Biliyor muyum? Biliyorum. İftira vermiyorum. Onu da çok yakında görürsün,” ifadeleriyle yeni yolsuzluk iddialarının sinyallerini verdi. Özel, “Sırça evde oturuyorsan dönüp de suçsuz komşuna taş atma. Oğlum sert kayaya çarptın,” diyerek sert mesajlar verdi ve Üsküdar’daki lüks yapıdan alınan evin, Tuzla’daki yazlık evin hesabını soracaklarını belirtti.

“Yeliz” Vakası ve “Hiyanet Çizgisi” İddiası

Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şoförlüğünden milletvekilliğine yükselen Ahmet Hamdi Çamlı’yı sert bir dille eleştirdi. Çamlı’nın “Yeliz” takma adıyla sosyal medyada muhalefet milletvekillerine hakaretler içeren paylaşımlar yaptığını, ardından kendi kimliğinin ortaya çıktığını hatırlatarak, Türkiye’deki tüm “Yelizlerden” özür diledi. Çamlı’nın 1923’ü “kanlı darbe” olarak nitelendirmesini “cehaletle açıklanamayacak, gaflet ve delaletin ötesinde bir hiyanet çizgisi” olarak değerlendiren Özel, Erdoğan’ın ve partisinin bu hadsizliği kınamasını beklediklerini ancak kınamadıklarını söyledi.

Mısır ve Darbe Tartışması

“Rabia’lar yapıp sonra o günün Genelkurmay Başkanı, bugünkü devlet başkanına el sıkmaya koşanlar… Size söylüyorum: Biz Mısır’daki meydanlara bakınca darbeyi görmeyiz. Mısır’daki meydanlara bakınca zulme direnen, baskıya direnen, şiddete direnen Mısırlıları görürüz. Darbelerden yana olanların değil, demokrasiden yana olanların tarafıdır Cumhuriyet Halk Partisi.

CHP’nin Birinci Parti Konumu ve Erken Seçim Çağrısı

Özgür Özel, “Erdoğan denen tek kişisi, yüzde 29.2 oyuna seni orada oturtmam,” diyerek, tüm anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu, sadece Erdoğan’ın “bilinmez bir ankette” AK Parti’nin birinci olduğunu gördüğünü iddia etti. Özel, sözlerini “Hodri Meydan 2 Kasım’da getir bakalım seçimi!” diyerek tamamladı ve tüm katılımcıları saygıyla selamladı.

Exit mobile version