Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Metal iş kolunda 150 bini aşkın işçiyi kapsayan MESS grup toplu iş sözleşmesi, grev kararına günler kala imzalandı. Ortalama ücretlere ilk altı ay için yüzde 28,1 zam yapılırken, sosyal haklarla birlikte artış oranı yüzde 31,5’e ulaştı. İkinci altı ayda ise ücret artışı yüzde 45 olarak uygulanacak.

Sözleşme, grev tehdidi ve fiili eylemlerin gölgesinde imzalanırken, metal işçisinin örgütlü mücadelesi bir kez daha belirleyici oldu. “Patrona karşı ancak sendikasıyla güçlüyüz” sözü, metal işçilerinin aylar süren kararlı duruşuyla bir kez daha doğrulandı.

MESS Geri Adım Atmak Zorunda Kaldı

AKP iktidarının açık desteğini arkasına alan Metal İşverenleri Sendikası (MESS), bu sözleşme sürecinde de düşük ücret dayatması ve kazanılmış hakları geri alma girişimleriyle masaya oturdu. Ancak başta Birleşik Metal-İş olmak üzere metal işçilerinin fabrika fabrika yükselttiği eylemler, işveren cephesini yeniden masaya dönmeye zorladı.

Sendikalar, MESS ile ilk olarak 13 Ekim 2025’te masaya oturdu. 8 Aralık’taki beşinci toplantıda uzlaşma sağlanamayınca uyuşmazlık tutanağı tutuldu ve 20 Ocak’ta grev kararı alındı. Grev tarihine günler kala yapılan ve yaklaşık 10 saat süren görüşmenin ardından sözleşme imzalandı.

“Direnerek Kazandık”

Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, imzalanan sözleşmenin arkasında fiili mücadelenin olduğunu vurguladı. Atar, BirGün’e yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Masaya otururken hedefimiz işçinin yoksulluk sınırına yaklaşmasıydı. Kıdemli işçilerde bu seviyelere büyük ölçüde ulaşıldı. En düşük ücretli yeni işçiler için de iki asgari ücret düzeyi hedeflenmişti. Grev yasağı tehdidine rağmen, direnişle kazandık.”

Atar, sosyal haklardaki artışlara da dikkat çekti. Yakacak, bayram, öğrenim, doğum ve ölüm yardımları yıllık bazda yüzde 50 oranında artırılırken, Kurban Bayramı ödeneğinde artış yüzde 75’e ulaştı.

Metal İşçisi Fabrikadan Ses Verdi

Sözleşme süreci boyunca Birleşik Metal-İş üyesi işçiler, örgütlü oldukları fabrikalarda vardiya saatlerinde iş bırakma eylemleri yaptı, fazla mesaiye kalmadı ve fabrika önlerini eylem alanına çevirdi. Bu kararlılık, daha ekim ayından itibaren üretim kayıplarına yol açtı ve işveren cephesinde ciddi bir tedirginlik yarattı.

Türkiye işçi sınıfı açısından metal iş kolu, tarihsel olarak yol gösterici bir rol oynadı. Asgari ücret zammı ve kamu işçilerinin imzaladığı sözleşmelerin yarattığı moral bozukluğuna rağmen metal işçileri, örgütlü mücadelenin hâlâ sonuç alabildiğini bir kez daha gösterdi.

Sözleşmenin Öne Çıkan Maddeleri

  • Sözleşme süresi: 2 yıl
  • İlk 6 ay: %28,1 ücret zammı (sosyal haklarla %31,5)
  • İkinci 6 ay: %45 ücret artışı
  • Sosyal haklar: %50–%75 arası artış

Bu artışlarla birlikte ortalama bir metal işçisinin ücreti 1 Eylül 2025 itibarıyla 71 bin TL’ye, 1 Mart’taki artışla birlikte yaklaşık 79 bin 500 TL’ye ulaşacak.

Tartışma Bitmedi: Örgütsüzlüğün Bedeli

Öte yandan sözleşme, metal işçilerinin tamamında aynı memnuniyeti yaratmadı. Özellikle Türk Metal Sendikası üyesi işçiler arasında, sürecin “son anda imza” ile sonuçlanmasına yönelik tepkiler yükseldi.

Uzmanlar ve emek çevreleri, yaşanan tablonun bir kez daha şunu gösterdiğine dikkat çekiyor:
Sermaye kolektif bir güçtür ve ona karşı işçi sınıfının tek gerçek silahı örgütlü birliktir. Örgütsüzlük ise yalnızca bir zayıflık değil, her yeni sözleşmede daha fazla kaybın kapısını aralayan bir alışkanlığa dönüşmektedir.

Metal işçisinin mücadelesi, bugün yalnızca kendi kazanımı değil; tüm emekçiler için bir hatırlatma oldu: Örgütlü işçi yenilmez.

Exit mobile version