İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’ndaki konuşması öncesinde New York’ta düzenlenen vicdan ve adalet protestosu tarihi anlara sahne oldu. Filistin’e destek olmak ve Gazze’deki katliamları durdurmak amacıyla sokaklara dökülen vicdan sahipleri arasında, dünyaca ünlü Oscar ödüllü Hollywood yıldızı Susan Sarandon da yer aldı. “Barış İçin Yahudi Sesi” (Jewish Voice for Peace) örgütünün öncülüğünde BM Genel Merkezi yakınlarında gerçekleştirilen eylemde, New York Polis Departmanı’nın (NYPD) sert müdahalesiyle aralarında sanatçılar ve siyasetçilerin de bulunduğu 30’dan fazla kişi gözaltına alındı.
Elleri Kelepçelendi, Gözdağı Verilmek İstendi
AFP kameralarına yansıyan görüntülerde, Thelma & Louise, Dead Man Walking gibi unutulmaz filmlerin yıldızı, 78 yaşındaki usta oyuncu Susan Sarandon’ın ellerinin arkadan kelepçelenerek gözaltına alındığı anlar yer aldı. Göstericiler, “İsrail’i Silahlandırmayı Durdurun”, “Soykırımı Sona Erdirin” ve “İnsanları finanse edin, bombaları değil” yazılı pankartlarla katıldıkları eylemde, kavşağı trafiğe kapatarak soykırıma karşı ses yükseltti. Polis uyarırlarına rağmen dağılmayan eylemciler arasında, Emmy ödüllü oyuncu Hannah Einbinder, Demokrat Partili Kongre adayı Darializa Avila Chevalier ve New York Belediye Meclisi Üyesi Chi Ossé de bulunuyordu. Gözaltına alınan isimler daha sonra serbest bırakıldı.
BM Salonunda da Netanyahu’ya Soğuk Duş
Sokaktaki direniş BM dışına taşınırken, salonun içerisinde de Netanyahu’nun kürsüye çıkışıyla birlikte tarihi bir boykot gerçekleşti. Dünyanın dört bir yanından gelen onlarca ülkenin temsilcisi, katil zanlısı Netanyahu salonu terk ederek yüzüne karşı büyük bir protesto sergiledi. Kürsüde Gazze’deki askeri operasyonlarını savunan ve soykırım suçlamalarını reddeden Netanyahu, aralarında İngiltere ve Fransa’nın da bulunduğu müttefiklerini hedefe koyarak skandal açıklamalarda bulundu.
“Filistin’e Ses Vermenin Bedeli Var, Ama Susmanın Bedeli Daha Ağır”
Sanat hayatı boyunca hak ve adalet mücadelesinden bir an olsun vazgeçmeyen Susan Sarandon, daha önce Venedik Film Festivali’nde yaptığı açıklamalarda, Filistin’e verdiği destek nedeniyle Hollywood’da hedef alındığını ve bazı filmlerinin elinden alındığını dile getirmişti. Siyonist lobilerin baskılarına rağmen geri adım atmayan Sarandon, “Yakın zamanda hâlâ filmlerim elimden alındı çünkü insanlara beni işe almamalarını söyleyen ajanslar var. Ama güç yapısı böyle… Sektörümde hâlâ Siyonistler tarafından çok güçlü biçimde savunulan görüşler var ama ben ailemi buldum, insanlarımı buldum ve iyiyim” diyerek kararlılığını vurgulamıştı.

Eylemde gözaltına alınan bir diğer isim olan Hannah Einbinder de Cannes Film Festivali’ndeki şu sözleriyle direnişin ortak sesini özetlemişti: “Konuşmamanın bedeli daha ağır. Küçük kariyerimin tek bir insan hayatıyla bile kıyaslanabileceği yanılgısına kapılmıyorum. Bu bir yükümlülük ve her zaman sesimi yükselteceğim.”
Tüm dünyaya insanlık dersi veren bu direniş, sanatın ve vicdanın baskılara boyun eğmeyeceğini bir kez daha gözler önüne serdi.


