Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik silahlı saldırılar Türkiye’yi sarstı. İkinci saldırı haberi gelir gelmez Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanan öğretmenler eylemlerini “yaşam nöbeti”ne dönüştürdü. Sendikalar iş bırakma kararını genişletirken, kamuoyundan “artık yeter” tepkisi yükseldi.
İki gün, iki saldırı: Okullar hedefte
İlk saldırı Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede gerçekleşti. Bu saldırının ardından öğretmenler ülke genelinde eylem kararı aldı.
Ancak Ankara’da protestolar sürerken gelen ikinci haber tabloyu daha da ağırlaştırdı: Kahramanmaraş’ta bir ortaokula düzenlenen silahlı saldırıda 1’i öğretmen olmak üzere 9 kişi yaşamını yitirdi. 20 kişi yaralandı.
Bu gelişme, eğitim alanındaki şiddetin artık “istisna değil, süreklilik kazanan bir kriz” olduğu tartışmasını büyüttü.
Öğretmenler barikatı aştı, MEB önüne yürüdü
Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’na yürümek isteyen öğretmenler polis barikatıyla karşılaştı. Uzun süren müzakerelerin ardından barikatın bir kısmı açıldı ve öğretmenler MEB önüne ulaştı. Burada yapılan açıklamada, eylemin yönü değişti: Protestolar direniş’e; basın açıklaması sürekli nöbet’e.
“Bu artık yaşam nöbetidir”
İkinci saldırı haberinin ardından öğretmenler eylemlerini “yaşam nöbeti” olarak sürdürme kararı aldı. Eğitim-Sen’in açıklaması, durumun ağırlığını net biçimde ortaya koydu: “Bu nöbet yalnızca bir eylem değil; yaşam, eşitlik ve demokrasi nöbetidir. Sendikalar, iş bırakma kararını da uzatarak mücadeleyi büyüttü.
Kamuoyunda öfke büyüyor: “Bu münferit değil”
Saldırılar yalnızca eğitim camiasını değil, siyaseti ve kamuoyunu da harekete geçirdi. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, yaşananların sistematik olduğuna dikkat çekti: 2023’ten bu yana 44 okul saldırısı yaşandığını söyledi. Okullarda güvenlik önlemlerinin yetersizliğini vurguladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nı istifaya çağırdı “Bu sadece öğretmenlerin değil, 86 milyonun meselesidir.”
Siyasi ve toplumsal tepki: “Artık yeter”
Saldırılar sonrası: Sendikalar iş bırakma kararlarını genişletti. Eğitim örgütleri MEB önünde nöbet başlattı. Siyasi partiler sorumluluk çağrısı yaptı. Kamuoyunda “okullar güvenli değil” endişesi büyüdü. SOL Parti de yaptığı açıklamada, eğitim politikalarını hedef alarak Milli Eğitim Bakanı’nın istifasını istedi.
Ortak talep: Güvenli okul, güvenceli gelecek
Eğitim emekçilerinin talepleri net: Okullara kadrolu güvenlik personeli, psikososyal destek ve rehberlik hizmetleri, sağlık ve temizlik personeli, kalabalık sınıfların azaltılması.
Ama en güçlü talep, tek cümlede özetleniyor: “Okullar kurşunların değil, bilimin ve yaşamın yeri olmalı.”


