CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

İzlemek için tıklayın!

https://cagdastuzla.com/wp-content/uploads/2025/06/Kuba-dostluk-1.mp4

Trump’ın ABD Başkanı seçilmesinin ardından iyice ağırlaşan, Küba halkına uygulanan ekonomik ve politik ablukaya karşı dayanışmayı büyütmek amacıyla İstanbul’da düzenlenen etkinlikte, ‘Küba Dostları’ bir araya geldi. Küba ile Dayanışma için XX. Avrupa Zirvesi hazırlık süreci kapsamında gerçekleşen toplantıda, Küba’nın devrimci mücadelesi, uluslararası dayanışmanın önemi ve emperyalizme karşı direniş vurgulandı.

Etkinlik Beyoğlu Ses Tiyatrosu’nda yapıldı. 20 Haziran 2025, Cuma gecesi gerçekleşen buluşmanın konuşmacıları arasında ; JMKDD Başkanı Nahide Özkan, Küba Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Raul E. Madrigal Cardenas, ICAP Birinci Başkan Yardımcısı Noemi Ramona Rabaza Fernandez, TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan bulunuyordu.

Yoğun bir katılımın ve büyük bir coşkunun yaşandığı Küba ile dayanışma gecesinde konuşmacılar; “Küba’yı savunmanın insanlığı savunmakla eşdeğer” olduğuna vurgu yaptılar.

Sunuculuğunu tiyatro sanatçısı Mehmet Okur’un büyük bir başarıyla gerçekleştirdiği dayanışma gecesi, ‘Tarlabaşı Çocuk Korosu’nun barış ve dayanışma mesajları ile başladı. Yapılan konuşmaların ardından, sanatçı Gülcan Altan ise söylediği şarkı ve marşlarla izleyicilere unutamayacakları coşkulu muhteşem bir gece yaşattı.

Fidel de içlerinde 82’nin 12’si sağ kalmıştı
Fidel de içlerinde 12 kişiydiler 56’nın kasımında
Fidel de içlerinde 150 kişiydiler aralığında 56’nın
Fidel de içlerinde 500 kişiydiler şubatında 57’nin
Fidel de içlerinde 1000 oldular 5000 oldular
Fidel de içlerinde
Fidel de içlerinde bir milyon yüz milyon bütün insanlık oldular

Nazim Hikmet Ran

Nahide Özkan: “Örgütlü Halkı Hiçbir Kuvvet Yenemez”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Jose Marti Küba Dostluk Derneği (JMKDD) Başkanı Nahide Özkan, Küba’nın sadece bir ülke değil, aynı zamanda bir insanlık ideolojisi olduğunu vurguladı:

“Küba’dan dostlarımız buraya bir çalışma için geldiler. Bu çalışma 2027 yılında İstanbul’da gerçekleşecek olan çok önemli bir uluslararası toplantının hazırlığı. Avrupa’da bulunan Küba ile dayanışma hareketlerinin mücadeleyi daha da yükseltmesi amacıyla bir zirve gerçekleştireceğiz. Bunun hazırlıkları için dünyanın bir ucundan geldiler ve bu akşam da bizlere bu vakti ayırdılar.

Küba, örgütlü bir halkı hiçbir kuvvetin yenemeyeceğinin yaşayan kanıtıdır. Küba, halkın örgütlü gücünün sadece devrim anlarında değil, yıllarca süren direniş dönemlerinde de belirleyici olduğunu ispatlamaktadır.” dedi.

“Küba Hayat Kurtarıyor”

Özkan, Küba’nın uluslararası eşitlik, bağımsızlık ve halk egemenliği ilkelerini savunan yegâne iktidar odağı olduğunu belirtti.

Nahide Özkan konuşmasını şu sözlerle tamamladı: ““Dolayısıyla sadece dünyaya ilham vermiyor, Küba dünyanın dört bir yanına yolladığı sağlık tugaylarıyla ve başka yollarla hayat kurtarıyor, dünya siyasetinde önemli bir karşı ağırlık oluşturuyor, halklara direniş gücü aşılıyor, gençleri siyasete örgütlüyor, her şeyden önemlisi de asıl gücümüzün ilkeli bir mücadelede yattığını etiyle kemiğiyle canıyla bize gösteriyor Küba.”

ICAP Birinci Başkan Yardımcısı Noemi Ramona Rabaza Fernandez, Jose Marti Küba Dostluk Derneği (JMKDD) Başkanı Nahide Özkan‘a Küba adına ICAP tarafından hazırlanan teşekkür belgesi verdi.

Noemi Ramona Rabaza Fernandez: “Abluka Bizi Durduramadı”

Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP) 1. Başkan Yardımcısı Noemi R. Rabaza Fernandez  konuşmasına Türkiye’de Küba dayanışmasının temellerini atan Nazım Hikmet’i anarak başladı.

“Sürgünü bir mücadele cephesine dönüştüren ve dizelerini emperyalizme karşı silah olarak kullanan bu dev, devrimlerimiz arasındaki doğal köprüdür. O da Che gibi kalemini halkın hizmetine sundu; Fidel gibi kültürün dönüştürücü gücüne inandı ve Martí gibi daha güzel bir dünyanın mümkün olduğunu düşündüğü için zulüm gördü” dedi.

Emperyalist ambargolara ve ekonomik yaptırımlara dikkat çekti: “Küba, ABD’nin ekonomik, finansal ve sağlık alanındaki kuşatmalarına rağmen diz çökmemiştir. Ne yaptırımlar ne de yalanlar bizi yıldıramaz.“ 60 yıl boyunca onlardan sadece 90 mil uzakta olduğumuzu ve kendi yönetme hakkımızı korumak için ekonomik, ve ideolojik mücadele veriyoruz. Yaptırımlarla değil, yalanlarıyla da saldırıyor. Sizlerden Küba gerçeği yaymanınızı, sağlık ve eğitim alanındaki başarılarımızı anlatmanızı ve halkımızın kahramanca direnişini vurgulamanızı istiyoruz ”

Salondakilere “yoldaşlar” diye seslenen Fernandez “Sizler Küba’nın Türkiye’deki sesi oldunuz ve bu, cesur ve asi ülkemde karşı karşıya olduğumuz giderek keskinleşen ekonomik savaşın tam ortasında gösterdiğiniz bir cesaret örneğidir. Normal dönemlerde yapılan dayanışmayla can acıtan bir dönemde yapılan dayanışma birbirine benzemez. Çünkü sizler de bizim gibi Küba’nın acısını hissediyorsunuz” dedi.

Fernandez: “Bugün burada, minnettarlıkla dolu yüreğimiz ve heyecandan parlayan gözlerimizle, devrimcilerin, mücadele edenlerin, yurtseverlerin memleketinde 20 Mart 2002’de başlattığınız verimli dostluk çalışmalarınız için sizlere, Küba Halklarla Devrim Enstitüsü adına teşekkür ederiz. O gün, José Martí’nin mirasından, Che’nin cesaretinden ve Fidel’in kararlılığından ilham alan bir grup cesur insan, 20 yılı aşkın süredir dayanışmanın feneri, direnişin kalesi ve enternasyonalizmin örneği olan bu derneği kurmaya karar verdi. Üyeleri büyüdü, çoğaldı, Küba’nın gerçeğini daha önce sadece emperyalizmin yalanlarının ulaşabildiği köşelere taşıdılar ve bunun değeri paha biçilemez” dedi.

Kemal Okuyan: “Küba, Gelişkin Ahlakın Temsilcisidir”

Etkinlikte son konuşmayı TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan yaptı. Sömürü ve emperyalizmin büyük bir ahlaksızlık olduğunu ve buna karşı direnenlerin çok iyi bir ahlaka sahip olması gerektiğini vurgulayan Kemal Okuyan “Küba, gelişkin bir ahlakın savunucusudur. Küba’ya sahip çıkmak devrimin, karşı devrime karşı, ezilmenin ezene karşı direnişidir” dedi.

Türkiye’de insanların bir saniye bile Küba ile dayanışmaktan geri durmayacağını belirtti:

“Sevgili arkadaşlar; Kapitalizm dünyanın en büyük ahlaksızlığıdır. Sömürü ahlaksızlıkların önünde gelir. Eşitsizlik öyledir. Şimdi Küba için ne deniyor? Terörü destekleyen ülke. Ya arkadaşlar bu dünyada terörü destekleyen ülkeler listesini yapın. Birinci sıraya kimin alacağını biliyoruz. Gerçi ABD ile İsrail birincilik için yarışıyorlar denilebilir. Onları geçin. Ama, Küba’nın son sırada olacağı yüzde yüzdür.

Sizi temin ediyorum. Bundan daha büyük bir ahlaksızlık olabilir mi? Dolayısıyla bizim buradaki dayanışmamız basit bir dayanışma değil; bu büyük bir mücadele. Ahlaksızlığa, yalancılığa karşı mücadele. Sömürü en büyük ahlaksızlıktır. Emperyalizm en büyük ahlaksızlıktır. Ama bu ahlaksızlığa karşı mücadele edenlerin çok gelişkin bir ahlaka sahip olması gerekir. Küba, hem bu mücadelenin hem de bu ahlakın temsilcisidir.”diyerek sürdüren Okuyan, Küba halkının fedakarlığını, özellikle Angola’da ırkçılığa karşı verilen mücadelede hiçbir çıkar beklemeden gösterdiği dayanışmayı da örnek vererek anlattı.

Madrigal Cardenas: “Küba’nın Mücadelesi Tüm İnsanlığa İlham Veriyor”

Küba Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Raul E. Madrigal Cardenas, Küba ile uluslararası dayanışma hareketinin sadece bir nezaket değil, halkların ortak mücadelesi olduğunun altını çizdi:

“Küba, bugün hâlâ ayakta durabiliyorsa bu, dünyada ve Türkiye’de bizimle dayanışma gösteren siz değerli dostlarımız sayesindedir. Her birinizin katkısı paha biçilemez “dedi.

Filistin’de yaşanan katliama ve İran’a yapılan saldırıya da değinen Cardenas: ” Bir süredir, sivil halkın, savunmasız çocukların, kadınların ve yaşlıların yerlerinden edilmesi, öldürülmesi, tacize uğraması, kuşatılması insanlığa sığmaz. Bu öyle iki taraf arasındaki bir çatışma falan değil. Derhal sona erdirilmelidir. Filistin davası bizim ve dünyanın tüm onurlu halklarının mücadelesi olmaya devam edeceğini” vurgulayarak;

“İsrail ve ABD, İran’a düzenledikleri siyonist saldırıyla insanlığı, sonuçları öngörülemeyecek bir kaosa ve belirsizliğe sürüklemektedir. Tüm dünya halklarını birlikte hareket etmeye ve yaşanabilecek uluslararası bir çatışmayı ya da bir nükleer tehlikeyi başlamadan durdurmaya çağırmalıyız.” talebini dillendirdi.

Başkonsolos Cardenas, 2027 yılının ilk aylarında İstanbul’da düzenlenecek olan XX. Avrupa-Küba Dayanışma Zirvesinin müjdesini de verdi.

Etkinlikte ayrıca sanatçı Gülcan Altan, Küba devrimine adanmış şarkılar seslendirdi. Katılımcılar sık sık alkışlarla ve sloganlarla konuşmacılara destek verdi.

Etkinlikte şu talepler de dile getirildi: ABD ablukası derhal kaldırılmalı. Küba, “terörü destekleyen ülkeler” listesinden çıkarılmalı. Küba ile dayanışma sadece bir dayanışma değil, bir ahlak ve insanlık mücadelesidir. Küba sosyalizminin savunulması, dünya halklarının ortak çıkarıdır.

XX. Avrupa-Küba Dayanışma Toplantısı, 2027 yılında İstanbul’da gerçekleştirilecek. Kübalı yetkililer, Türkiye halkının gösterdiği yoldaşça dayanışmadan büyük memnuniyet duyduklarını belirtti.

***

Nazım Hikmet’in gözünden Küba

1961 yılında Nâzım Hikmet Küba’ya ayak basar. Bu ziyaretini daha sonra şiirsel bir dille Havana Röportajı adıyla yayınlanır.

Nâzım Hikmet’in ‘Havana Röportajı’ adlı yapıtı, Küba Devrimi’nin enternasyonalist dayanışmasını ve devrimci ruhunu estetik bir biçimde anlatan muhteşem destansı bir şiirdir.

Havana Röportajı; Fidel Castro’dan, Che Guevara’ya ve José Martí’ye kadar Küba’nın tarihsel ve kültürel zenginliğini anlatır. 

Nâzım, Havana’nın sokaklarında devrimin coşkusunu, rüzgarında ise özgürlüğün nefesini hisseder. Devrimcilerin destansı mücadelesine sahne olan Sierra Maestra Dağları, şiir boyunca Kübalı devrimcileri selamlar.

Nâzım Hikmet’in, Fidel Castro ve arkadaşlarının devrim yapmak için Küba sahiline çıkışlarını ve Küba’yı anlatan o eserinden bir bölüm:

“956’nın kasımında
Fidel de içlerinde
82 kişi Granma gemisinden denize indi
956’nın kasımında Küba kıyılarına sokulan Granma gemisinden denize inip yarı bellerine
kadar suya gömülü
ve silâhlarını başlarının üstüne tutarak
ve ansızın
ve bir anda açılan top ve mitralyöz ateşi altında karaya çıkıp
ve karanlıkları polis köpekleri gibi koklayan araştıran ışıldaklardan sakınarak
ve sarıldınız teslim olun seslerini
ve iri kurbağaları çiğneyip bataklıklara
ve şekerkamışı tarlalarına dalarak
ve palmiyelerle hindistancevizi ağaçlarının ardı sıra tepeleri tırmananlar
Sierra dağında buluştu

Fidel de içlerinde 82’nin 12’si sağ kalmıştı
Fidel de içlerinde 12 kişiydiler 56’nın kasımında
Fidel de içlerinde 150 kişiydiler aralığında 56’nın
Fidel de içlerinde 500 kişiydiler şubatında 57’nin
Fidel de içlerinde 1000 oldular 5000 oldular
Fidel de içlerinde
Fidel de içlerinde bir milyon yüz milyon bütün insanlık oldular
yıktılar Batista’yı 959’un ocağında
ve 50 binlik orduyu
ve şekerkamışı milyonerlerini
yerlisini de yankisini de
ve tütün ve kahve milyonerlerinin
yerlisini de yankisini de
ve kışlaları
ve önlerinde cesetler çürüyen karakolları
ve eroin toptancılarını
ve kumarhaneleri
ve Birleşik Amerika Devletleri hava deniz ve kara kuvvetlerini
ve Birleşik Amerika Devletleri dolarını

ve Küba’nın havasında ağır çiçek kokularına karışık leş kokusu dağıldı
yani Birleşik Amerika Devletleri korkusu”

İzlemek için tıklayın!

Exit mobile version