Emek Partisi, CHP’li Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün parti değiştirmesini şiddetle kınadı… Tuzla halkına çağrıda bulundu. Gazetemiz Çağdaş Tuzla’ya yapılan açıklamada:
HALKIN İRADESİ,RANTÇILARA TESLİM EDİLEMEZ!
“2009 yılından bu yana AKP ve Şadi Yazıcı tarafından ranta açılıp, müteahhitlere peşkeş çekilen Tuzla’da son yerel seçimlerde halkın değişim isteğiyle beraber belediye CHP’ye geçmişti.
19 Mart 2025’de İstanbul Büyük Şehir Belediyesine tek adam iktidarının belediyelerine çökme girişimiyle başlayan süreç, memleketin her il ve ilçesinde operasyonlarla devam ediyor. ‘Ya benim partime geçersin, ya da tutuklanırsın’ anlayışıyla yapılan bu operasyonlarda son olarak Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş gözaltına alındı. Ayrıca Ankara Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu da yakın zamanda operasyonlarla karşı karşıya kaldı.
Tuzla’da AKP’li Şadi Yazıcı döneminde yapılan kaçak yapılar ve bununla birlikte son dönemde ortaya çıkan bazı sorunlar karşısında CHP’li Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, halkın yaşadığı tüm sorunları İBB’ye yıkmaya çalışarak, tutuklanmamak için AKP’ye geçme planları yapıyor.
Tuzla’lı işçi ve emekçilerin oylarıyla seçilip, Tuzla halkının yaşadığı sorunları halkla beraber tek adam iktidarına karşı mücadele etmeyi tercih etmeyip, AKP’ye geçerek çözüm arayan kirli zihniyeti kabul etmiyoruz.
2023 Yerel Seçimlerinde Emek Partisi olarak seçim bildirgemizi tekrar hatırlatıyoruz!
Tuzla; sahilinde marinasıyla ve restaurantlarıyla hizmet emekçilerinin, İçmelere gelindiğinde ölümle burun buruna çalışan tersane emekçilerinin, Aydınlı’ya, Konaşlı’ya veya Şifa’ya çıkıldığında kar ve rant sebebiyle müteahhitlere peşkeş çekilen sözde kentsel dönüşüm için çalışan inşaat emekçilerinin ve en yukarı çıkıldığında 5 sanayi bölgesiyle binleri aşan fabrika emekçisinin yani tepeden tırnağa emeğin ve emekçilerin var ettiği bir kent.
Ülkeyi patronlar için dikensiz gül bahçesi haline getiren AKP, Tuzla’da da farklı bir iş yapmıyor. 2023 yılında yaptıkları asfalt ihalesiyle AKP’den aday adayı olmuş firma patronuna 343 milyon tl kazandırdı. Ne tesadüftür ki aynı firma 2022 ve 2021 yıllarında da asfalt ihalesini almıştı. Sadece 2023 yılında özel kalem müdürlüğü gideri 37 milyon tl, bu rakam İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 4 katı.
İşte verilerle de ortaya çıktığı gibi tepeden tırnağa işçilerin kenti olan Tuzla yerel yönetimiyle sermayedarlara, yandaş şirketlere peşkeş çekilmiş durumda. Geri kalan siyasi partilerin de bir çoğunun bu talan politikasına dair bir sözü bulunmamakta.
31 Mart’taki yerel seçimde aslında yapacağımız tercih bu kentin aynı şekilde yönetime devam etmesi yada emekçilerin alın teriyle var ettiği kenti yönetmesi üzerinedir.
Yerel yönetimler, belediye hizmetlerini halk için ulaşılabilir, ucuz bir biçimde sunmalıdır.
Hangi hizmetlerin öncelikli olacağı, dağıtımın nasıl yapılacağı konusunda karar organı halk iradesiyle seçilen yerelin en üst kurumu olarak örgütlenen halk meclislerinde olmalıdır.
Merkezi hükümet elindeki merkezi bütçeyi baskı ve şantaj aracı olarak kullanmamalı, eşit ve adaletli bir şekilde dağıtmalıdır.
Yerel yöneticiler bulundukları alanda vasıflı bir işçi yada memurdan daha fazla maaş almamalıdırlar.
Tüm ihaleler, harcamalar, gelir-giderler, hizmet satın almalar halkın gözü önünde ve bilgisi dahilinde olmalı, halkın denetimine açık olmalıdır.
Emek Partisi olarak tüm Tuzla halkına çağrımızdır!
Yaşanan imar sorununun hesabı sorulmalıdır. Tuzla’yı rantın ve müteahhitlerin çıkarına teslim eden eski Belediye Başkanı Şadi Yazıcı yargılanmalıdır.
Tuzla halkına “iyilik” adı altında sunulan bu anlayış, siyasi ahlaksızlığın açık bir örneğidir. İşçi ve emekçilerin seçme ve seçilme hakkını hiçe sayan, halkın iradesini yok sayan bu düzen kabul edilemez.
Tüm Tuzla halkını; yaşam alanlarımıza, irademize ve geleceğimize sahip çıkmaya, emeği ve emekçiyi esas alan bir yerel yönetim için omuz omuza mücadele etmeye çağırıyoruz.” denildi.


