CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!


CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Tuzla mitinginde yargı içindeki çeteleşmeyi hedef alan “İBB davası borsası” çıkışı gündeme damga vurdu. Ancak konuşmasında, Tuzla’nın mübadele belleğine ve AKP dönemindeki “hayali emsal transferi” skandalına değinmemesi, yerel hafızada “eksik noktalar” olarak kaldı.

Çarpıcı İddialar, Sert Mesajlar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Tuzla mitingi, hiç kuşkusuz son dönemin en çarpıcı siyasi konuşmalarından birine sahne oldu. “İBB davası borsası” iddiasını kanıtlarıyla ortaya koyması, yargı içindeki çeteleşmeyi hedef alan net ifadeleri ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’na belgeleri sunma kararlılığı, demokratik kamuoyu için önemli bir çıkıştı.

Özel, hem iktidara hem yargıya hem de kamu vicdanına hitap eden sert eleştirilerle gündemi sarstı. Ancak bu etkileyici performansın içinde, Tuzla’ya dair en az iki önemli eksiklik, dikkatli dinleyen kulaklar tarafından fark edildi.

Mitinge binlerce kişi katıldı. CHP, TİP, Emek Partisi, Sol Parti, Halkın Kurtuluş Partisi, çeşitli sendikalar ve sivil toplum örgütleri Tuzla merkezden miting alanına kadar sloganlar eşliğinde yürüdü. Kortejler halinde alanda yerlerini aldı.

Çarşamba akşamı, Tuzla İTÜ Yüksek Denizcilik Fakültesi önünde toplanan kalabalık, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Hatay halkı milletvekilini istiyor” ve “Can Atalay’a özgürlük” sloganları attı. Volkan Konak’ın seslendirdiği “Yiğidim Aslanım” şarkısı, binlerce telefon ışığının eşlik ettiği muhteşem bir görüntü oluşturdu. Mitinge, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl ve eşi Ayşegül Bingöl ile İBB Başkanvekili Nuri Aslan katıldı. Ayrıca, pek çok komşu ilçenin Belediye Başkanları da mitingdeydi.

Ancak mitingin politik coşkusuna rağmen, Tuzla’ya özgü en az iki önemli başlığa hiç girilmemesi dikkat çekti.

Mübadele Belleğine Sessizlik

Tuzla’nın modern tarihi, 1923 Lozan Antlaşması sonrası yaşanan nüfus mübadelesi ile başladı. “Ümit Gemisi” ile Selanik’ten, Üsküp’ten, Kavala’dan gelen 1500 mübadilin, sonraki yıllarda ise Bulgaristan’dan gelen Balkan göçmenlerinin hikayesi ve ardından yayla mahallesine göç yoluyla gelen Erzincan ve Tunceliler bu ilçenin kültürel ve toplumsal dokusunun omurgasıdır.
Bu insanlar, yalnızca evlerini değil; anılarını, komşuluklarını, mezarlarını geride bırakıp; Tuzla’da yeni bir hayat kurdular.

Mitinge katılanların epeyce bir bölümü, bu mübadil ve göç eden kuşakların torunlarıydı. Postane Mahallesi, Cami Mahallesi, Evliya Çelebi Mahallesi başta olmak üzere pek çok mahallede mübadil çocukları muhtar durumundalar. Yayla ve İstasyon mahalleleri başta olmak üzere, diğer mahallelerde de hatırı sayılır bir nüfusa sahipler. Özgür Özel’in kendisinin de Selanik ve Üsküp köklerini defalarca vurguladığını ve kökleriyle övündüğünü biliyoruz. Dolayısıyla Tuzla’da yapılacak böyle bir konuşmada, bu ortak tarihsel belleğe selam vermek, hemşerilik hukukunu hatırlatmak ve bu kimliğin dayanışma gücünü ön plana çıkarması beklenirdi. Çünkü Tuzla’da böyle bir toplumsal güç hala var. Ama, o selam gelmedi. Nedeni tarafımızdan anlaşılamadı. Herhalde yanlış bilgilendirmeler sonucu öncelik başka konulara verildi! Mitingin politik coşkusu içinde, Tuzla’nın göç ve mübadele hafızasına bir cümlelik atıf bile yer almadı.

Hayali Emsal Transferi Skandalına Değinilmedi

Tuzla ve Türkiye kamuoyu, AKP döneminde yaşanan ve tarihe “hayali emsal transferi” olarak geçen soygun iddialarını unutmuş değil. Şeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemlerle yapılan soygunda, kamu zararının 700_800 milyon dolar civarındaki olduğu tahmin ediliyor. Ve bu yolsuzluğun bakanlıklara kadar uzanabileceği iddia ediliyor. Bu konu, sadece yerel basında değil, ulusal medyada da yer almıştı; Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan tarafından TBMM’ye soru önergeleri verilmiş; İçişleri Bakanlığı müfettişleri aylarca belediyede inceleme yapmış ve raporlar tutmuştu.

Belgeleriyle ortaya konmuş, kamu zararını gözler önüne seren bu skandalın üzerinden neredeyse 10 ay geçti. Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl sus pus! Yani Denizli B.B. Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun tavrını onda göremiyoruz. Neden ?

O da yetmiyor; bu konuda yani ( hayali emsal transferleri konusunda) konuşulmasını bile yasaklayabiliyor. Kime? Bütün CHP’li meclis üyelerine…Başkana bak başkana… 1 milyar dolarlık yolsuzluk iddiasının konuşulmasını hem de CHP’li meclis üyelerine yasaklıyor! Hem de Tuzla halkına, bizlere rağmen. Halka verdiği şeffaflık sözüne rağmen! Neye dayanarak yasaklıyor? Kim ona, yasakla konuşulmasın demiş? Peki bu yasaklamadan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in haberi var mı? O nun da bu yasaklamaya onayı var mı?

Diyenin böyle bir hakkı var mı? Neden boyunu aşan bir emir veriyor meclis üyelerine? O emri verdirten kim? Bunları bugün ya da yarın açıklamak zorunda kalacak; ama artık iş işten geçmiş olacak!!!

Ama Özgür Özel’in danışmanlarının Tuzla’ya özgü sorunlar konusunda kendisine bilgi vermesi beklenirdi.

Bu miting için ve diğer miting yaptığı heryer için geçerli bir durum olmalı bu.

Tuzla, bu mitingde CHP Genel Başkanı’ndan, hem yerel hem de ulusal yolsuzluk düzenine karşı net bir söz, bir hesap sorma iradesi duymayı bekliyordu. Yani, Tuzla 32 yıllık AKP ve öncülleri iktidarında yaşadı. Bunu kesinlikle hak ediyordu. Eminiz ki buradaki yolsuzluklar hiçbir ilçede yok.
Ama, o beklenen cümleler CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den asla gelmedi!

Eleştirimizin amacı: Gücü eksiksiz kılmak!

Bu eksikliklerin dile getirilmesi, Özgür Özel’in siyasi performansını gölgelemek, onu yerden yere vurmak için değil; onu daha da güçlendirecek, sonrası için yapılmış uyarılar olarak görülmeli.
Tuzla’da hem mübadele belleğine hem de yerel yolsuzluk dosyalarına değinmek, konuşmayı yalnızca ulusal değil, yerel ruhu da taşıyan bir manifestoya dönüştürebilirdi.

Tuzla’da hala birden fazla top sahası büyüklüğündeki alanlara gömülü duran ve toprağı, yediğimiz içtiğimiz ürünleri zehirleyen tersaneler üzerinden ticari olarak getirilen, Akfırat ve Orhanlı’ya gömülen zehirli variller dolu.

Arıtmanın, Tuzlalıların sağlığı üzerindeki araştırılması gereken etkileri var. Karaağıl Devlet Ormanının nüfuzlu kişilere tapulanması var. Tuzla Belediyesinin yakın tarihten uzağa doğru, geçmiş 32 yıla ilişkin araştırma yaptırmasına ihtiyaç var. Ve bütün bunların hepsinden bu Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün bizzat tarafımdan verildiği ve anlatıldığı için biliyorum, haberi de var

Tuzlanın ve Tuzlalıların 32 yıldır, çalan çırpan ve imar uygulamaları ile kanını emenlerle uzlaşmaya ihtiyacı yok! Onlardan sadaka alır gibi, çaldıklarınını bir kısmı ile sponsorluklarını alıp; onların yaptıklarına göz yumulmasına ihtiyaç da yok! Bunu asla kabul etmeyeceğiz. Eden kim olursa olsun teşhir edeceğiz. Bunu herkesin bilmesini istiyoruz.

Sevgili Özgür Özel siz dikkate alsanızda, almasanız da; Siyaset, bir bölümüyle, konuştuğun yerin hikâyesini de sahiplenmek olmalıdır. Tuzla’nın hikâyesi ise mübadele, göç, emek, sağlık, adalet ve yolsuzluklara karşı mücadele arayışının birleşimidir. Ve biz sonuna kadar bunu konuşmaya devam edeceğiz.

Şimdi anlatmak zor; nasıl Tuzlalılara Kızıldereli yani düşman hukuku uygulanarak; Atatürk vermiş denilerek, ( sebateyist, dönme, soysuz ) muamelesi yapılarak; değerli yerlerinin imar planları ve uygulamaları ile iç edildiğini, yerlerinin zorbalıkla camilere, vb. lerine tahsis edilerek yoksullaştırıldığını, ailesinin başına gelmiş biri olarak da biliyorum. Özel mülkiyeti her türlü kötülüğün kaynağı olarak gören ve her türüne karşı biri olarak; bizzat benim alileme ve bütün Tuzlanın yerlilerinin miras yoluyla kalmış mülklerinin başına gelen iç etmelerden söz ediyorum.

Onun için sizden isteğim odur ki; gittiğiniz her yerde, oranın nabzını iyi tutan insanlarla konuşmanızı hazırlayın. Yoksa Tuzla konuşmanız, Tuzla gerçeğinden tamamen kopuk olduğunu bilmenizi istiyorum. Hep birlikte, atalarımızın şanına yaraşır bir demokrasi mücadelesini hep birlikte gericiliğe ve yobazlığı karşı vermek dileğiyle…. Yolunuz açık olun!

Binlerce kişinin katıldığı Tuzla mitinginde, Volkan Konak’ın “Yiğidim Aslanım” şarkısına telefon ışıklarıyla eşlik eden anlar.

*****

Tuzla’nın hayali emsal transferi skandalı.

Ne olmuştu?
Tuzla Belediyesi’nin AKP yönetiminde olduğu dönemde, usulsüz “ hayali emsal transferleri” yeşil ve sosyal donatı alanlarının inşaat hakkı başka projelere birden çok defa aktarıldı. Bu yöntemle kamuya ait değerlerle, özel kişi ve yandaş şirketlere haksız kazanç sağlandı. Belgeler, milyonlarca 700-800 milyon dolarlık kamu zararını ortaya koydu.

Skandal, Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan tarafından TBMM’de verilen önergeyle Meclis gündemine taşındı. Ulusal basında gündem oldu. İçişleri Bakanlığı müfettişleri belediyede inceleme yaptı. Haberlerin üzerinden yaklaşık 10 ay geçti. Soruşturma süreci hakkında Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl tarafından kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmadı. Aksine CHP’li belediye meclis üyelerine bu konunun konuşulmasını yasakladı. Neden? Kendisine resmi yazı gönderen “birileri” bu konunun konuşulmasını yasaklamış! O da bunu uyguluyor! Yazık! Hem de çok! Muhtemelen bunlardan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in haberi yok! Danışmanlarının haberi yok!

Son haberlerimizde ortaya koyduğumuz üzere, dönemin AKP’li Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’nın, kendi kurduğu vakıf üzerinden sağladığı mali güç ve malvarlığı artışının temelinde, bu “hayali emsal transferi” düzeniyle yaratılan kaynak aktarımı olduğu iddia ediliyor. Bu durum, hem etik hem hukuki sorumluluk açısından yeni tartışmalar doğurdu.

https://cagdastuzla.com/wp-content/uploads/2025/08/chp-miting.mp4

Cumhuriyet Halk Partisi Tuzla İlçe Örgütü, kortej oluşturup Tuzla merkezden miting alanına kadar yürüdü.

https://cagdastuzla.com/wp-content/uploads/2025/08/tip-tuzla-miting-1.mp4

Türkiye İşçi Partisi Tuzla İlçe Örgütü, gerçekleştirilen mitinge Tuzla merkezden yürüyüş korteji oluşturarak katıldı.

Çağdaş Tuzla Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Exit mobile version