Tuzla Meclisi’nde siyasi tasfiye ve ‘oda gaspı’ skandalı Gökhan Can: “Bütün odalar sizin; Tuzla halkının gönül odası bizim!” Bingöl’ün ‘DEM Parti’ kılıfı sert kayaya çarptı!
Çağdaş Tuzla |Özel Haber Tuzla Belediye Meclisi, siyasi tarihte eşine az rastlanır bir “makam odası baskınına” ve derin bir kimlik krizine sahne oldu. Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün Ağustos ayında CHP’den AKP’ye geçişinin ardından, kendisiyle aynı siyasi manevrayı yapmayanları belediyeden izole etme çabası, Meclis 1. Başkanvekili Gökhan Can’ın odasının habersizce boşaltılmasıyla zirveye tırmandı.
“Bütün odalar sizin olsun, biz halkın gönlündeyiz!”
Seçilmiş bir Meclis Başkanvekilinin yokluğunda odasına girilmesi ve kişisel eşyalarının kapı dışarı edilmesi bardağı taşıran son damla oldu. Yeni Parti İBB ve Tuzla Belediye Meclisi Üyesi, aynı zamanda Meclis 1. Başkanvekili olan Gökhan Can, uğradığı bu eşi görülmemiş muameleye meclis kürsüsünden tokat gibi bir yanıt verdi:
“Bütün odalar sizin olsun. Biz Tuzla halkının gönlündeki odada oturmakla en büyük mutluluğu yaşarız. Benim şahsi eşyalarımı ben yokken almak hukuken doğruysa, kendinize yakıştırıyorsanız yapın. Benim derdim şahsi eşyalarımdır!”
Tarihlerin yalanladığı savunma: “İki ay önce DEM Parti mi vardı?”
Olayı meclis gündemine taşıyan Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Ekber Kızılkan, başkanın tek başına karar veremeyeceği bir makam odasına yapılan bu müdahaleyi net bir dille “Bunun adı gasptır!” diyerek özetledi.
Eleştirilerin odağındaki Başkan Bingöl ise odanın “yeni kurulan DEM Parti grubuna tahsis edileceğini” öne sürerek kendini savundu. Eşyaların “tutanakla” alındığını belirten Bingöl, anahtarı Gökhan Can’dan “iki aydır” istediğini iddia etti. Ancak bu cılız savunma, Gökhan Can’ın tarihi itirazıyla meclis kürsüsünde paramparça oldu: “İki ay önce Yeni Parti var mıydı, DEM Parti var mıydı? İki gün önce kuruldu!”
Asıl hedef DEM Parti’ye oda vermek mi, muhalifleri tasfiye etmek mi?
Gökhan Can’ın işaret ettiği “iki ay öncesi”, tesadüf o ki Bingöl’ün CHP’yi terk edip AKP’ye geçtiği Ağustos ayına denk geliyor. Olayın perde arkası incelendiğinde, meselenin basit bir oda paylaşımı olmadığı apaçık ortada. Başkan Bingöl’ün parti değiştirmesinin ardından, yeni seçimlere kadar Meclis Başkanvekilliği görevi sürecek olan Gökhan Can’ı belediye yönetiminden fiilen uzaklaştırmak ve izole etmek istediği anlaşılıyor. Henüz iki gün önce kurulan DEM Parti grubunun, iki ay önceden başlatılan bu tasfiye operasyonuna alelacele uydurulmuş bir “kılıf” olduğu net bir şekilde görülüyor.
Gerilimin en yüksek noktası ise Tuzla Belediye Meclisi 1. Başkanvekili Gökhan Can’ın makam odasının, kendisinin haberi dahi olmadan boşaltılması ve şahsi eşyalarının kapı dışarı edilmesi oldu. YP Grup Başkanvekili Ali Ekber Kızılkan, Bingöl’ün ani değişimine vurgu yaparak meclis kürsüsünden adeta isyan etti: “Sayın başkan, o kadar çabuk değişime uğradınız ki… Bu ne hazımsızlık! Odasına haber vermeden odayı boşaltıp eşyalarını nereye koyduğu belli olmayan bir anlayış… Koca belediyede meclisin seçtiği 1’inci başkan vekiline verilecek bir tane oda yok mu?”
Söz konusu odanın kanuni bir hak olduğunu hatırlatan Kızılkan, müdahalenin meclisin iradesine yapıldığını belirterek eleştirilerini daha da sertleştirdi: “Benim de odam vardı, sizin inisiyatifinizdeydi boşalttım. Ama meclis başkan vekilinin odası sizin inisiyatifinizde değil, kanunen verilmiştir. Bu odanın bu şekilde boşaltılması Gökhan Başkan’a bir zarar vermez ama bu meclisin saygınlığına zarar verir. Bunun adı gasptır!”
Makam odasına baskın yargıya taşınıyor
Başkanın açıklamasında Gökhan Can’a ait kişisel eşyaların “nereye götürüldüğü” sorusu ise yanıtsız kaldı. Rızası ve haberi olmadan şahsi eşyalarına el konulan Gökhan Can, bu hukuksuz işlem nedeniyle adli makamlara suç duyurusunda bulunacağını kamuoyuna açıkladı.
“Hangi Ali Eren gerçek? 25 yıllık CHP’li mi, 2 aylık AKP’li mi?”
Siyasi nezaketsizliğin gölgesinde geçen oturumda, Ali Ekber Kızılkan’ın Bingöl’e yönelttiği “kimlik” sorusu ise mecliste soğuk duş etkisi yarattı. Bingöl’ün AKP’nin kuruluş yıldönümünde düzdüğü övgüleri hatırlatan Kızılkan, eski Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı’ya atıf yaparak; “onu bile övgüde geride bıraktığını” vurguladı. Yıllarca AKP’ye karşı siyaset yapan bir ismin geçirdiği keskin dönüşümü şu sözlerle yüzüne vurdu:
“17 yaşında Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldunuz, ilçe başkanlığı yaptınız, CHP’den belediye başkanı seçildiniz. Şimdi soruyorum: Hangi Ali Eren gerçek? 25 yıldır CHP’de AKP’ye karşı mücadele eden Ali Eren mi, yoksa 2 aydır geçtiğiniz AKP’deki Ali Eren mi? Geçmişini bilmeyen geleceğini kuramaz!”
Bingöl, geçmişte CHP’li olduğunu kabul edip AKP döneminde sahneye konan hayali emsal transferleri ile oluşan “50 bin insanın mağduriyeti” söylemi üzerinden parti değiştirmesini savunmaya çalışsa da, Tuzla kamuoyu şimdi şu soruların net cevabını bekliyor: Gökhan Can’dan anahtar ilk kez ne zaman ve hangi gerçek niyetle istendi? Seçilmiş başkanvekilinin odası o yokken neden boşaltıldı ve eşyaları şu an nerede tutuluyor?



