İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in gözaltı sürecine ilişkin gündeme getirdiği “çıplak arama” ve kötü muamele iddialarıyla ilgili İçişleri Bakanlığı soruşturma başlattı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, kamuoyuna yansıyan iddiaların tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiği duyuruldu.
Açıklamada isim verilmezken, “Bir ceza davası kapsamında tutuklu yargılanan bir şahsın, gözaltı sürecinde kötü muamele ve usulsüz arama uygulamalarına maruz kaldığına yönelik kamuoyuna yansıyan iddialar üzerine İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’nin talimatlarıyla soruşturma başlatılmıştır” denildi.
Bakanlık, söz konusu iddiaların hukuki, idari ve teknik boyutlarıyla şeffaf biçimde araştırılacağını belirtti.
Emniyet İki Gün Önce Reddetmişti
Soruşturma kararı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün iki gün önce yaptığı açıklamanın ardından geldi.
Emniyet, Fatoş Pınar Türker’in dile getirdiği iddiaları reddederek, gözaltı süreci boyunca gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata aykırı herhangi bir uygulamanın bulunmadığını savunmuştu.
Yapılan açıklamada, “Şahsın gözaltı süreci boyunca gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata aykırı herhangi bir uygulama söz konusu olmamış ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” ifadeleri kullanılmıştı.
Soruşturma Kararı Dikkat Çekti
İstanbul Emniyeti’nin iddiaları kesin bir dille reddetmesinden yalnızca iki gün sonra İçişleri Bakanlığı’nın müfettiş görevlendirerek soruşturma başlatması dikkat çekti.
Başlatılan incelemenin sonucunda gözaltı sürecinde herhangi bir usulsüzlük yaşanıp yaşanmadığına ilişkin iddiaların netlik kazanması bekleniyor.
Soruşturmanın sonucuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Duruşma sırasında çıplak arama sürecini anlatan Fatoş Pınar Türker, yer yer zorlandığı konuşmasında yaşadıklarını şöyle sözlerle dile getirmişti:
“Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Kontrol yaptı. ‘Tamam. Üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Gidebilir miyim’ dedim. ‘Hayır. Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’, ‘Nasıl yani’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Başını, arkanı dön, eğil’ filan. ‘Tamam’ dedi. Hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim. Hani eldiven takınca biz sevindik nezarette sonra, tutuklandıktan sonra Fatoş’un çığlıklarıyla Elif’in ağlamasını hiç unutmuyorum.”



