CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Ravive Kozmetik adlı parfüm dolum tesisinde meydana gelen ve 3’ü çocuk, 6 kadın işçinin yaşamını yitirdiği patlamanın yankıları sürüyor.
Bir yanda halkın taziye alanında vali ve belediye başkanına tepkisi, diğer yanda İSİG Meclisi–TMMOB–TTB’nin ortak eylemi ve EMEP Milletvekili İskender Bayhan’ın Meclis soru önergesi
Tüm gelişmeler, bu “önlenebilir facianın” ardından sorumluluk zincirine işaret ediyor.

Halkın öfkesi: “Bu bina önünde değil, cezaevinde olmanız lazımdı!”

Patlamada yaşamını yitiren işçiler için düzenlenen taziyede Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, vatandaşların sert tepkisiyle karşılaştı.
Taziyeye gelen yurttaşlar, yetkililere “Hesap vermeniz lazım!” diyerek alanı terk etmelerini istedi.

Bir vatandaş, “Başkan, sizin bu bina önünde fotoğrafınız vardı, yine çekilmek ister misiniz? Sizin burada değil, cezaevinde olmanız lazım” diyerek tepki gösterdi.
Bir başka yurttaş ise, “Gelmişler utanmadan geziyorlar. Şu an gözaltında olmanız lazım. Utanmıyor musunuz?” sözleriyle öfkesini dile getirdi.

Görgü tanıkları ne diyor?

Fabrikanın bulunduğu sokakta yaşayan Mehmet Düzgüner, sabah saat 09.00’da meydana gelen patlamadan sonra alevler içindeki bir işçiyi bahçe hortumuyla söndürdüğünü anlattı: İçeriden kadınlar ve çocuklar bağırıyordu, giremedik. İtfaiye geç geldi. Burası defalarca CİMER’e şikayet edildi, yıkım kararı çıktı ama uygulanmadı. Bugün bu olayın tek sorumlusu siyasilerdir.”

Bir diğer mahalle sakini Yüksel Çalbıyık ise fabrikanın tamamen kaçak olduğunu söyledi: “Bu binanın ne evrağı ne ruhsatı var. İş güvenliği diye bir şey yoktu. CİMER’e şikayet ettik, sadece para cezası kesildi, sonra yine çalışmaya devam ettiler.”

EMEP Milletvekili İskender Bayhan: “Denetlendiyse neden kapatılmadı?”

Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, facianın ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi sundu.
Bayhan, “Bu fabrika bugüne kadar denetlendi mi, denetlendiyse neden faaliyetleri durdurulmadı?” sorusunu gündeme getirdi.

Bayhan’ın yönelttiği temel sorular:

  • Fabrika bugüne kadar hangi kurumlarca denetlendi, sonuçları neydi?
  • İşyeri, “çok tehlikeli sınıfta” olmasına rağmen neden çocuk işçi çalıştırıyordu?
  • CİMER ve yerel şikayetler neden dikkate alınmadı?
  • İşyeri, İŞKUR binasının hemen yanında olmasına rağmen nasıl denetimsiz kalabildi?
  • “Aile Yılı” ilan edilen 2025’te kadın ve çocuk işçiler neden hâlâ güvencesiz çalıştırılıyor?

Bayhan ayrıca, iş cinayetlerinin önüne geçilmesi için Meclis’e sunulan “Barajsız Sendika, Yasaksız Grev, Güvenceli İş” teklifini hatırlatarak, “İşçilerin örgütlenme hakkı tanınmadan bu ölümler bitmez” dedi.

İSİG Meclisi, TMMOB ve TTB: “Bu bir kaza değil, cezasızlık zincirinin sonucu”

Facianın ertesi günü İSİG Meclisi, TMMOB Kocaeli İl Koordinasyon Kurulu ve TTB Kocaeli Tabip Odası temsilcileri, patlamanın yaşandığı işyeri önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı okuyan avukat Elif Yetigin, olayın “göz göre göre gelen bir katliam” olduğunu belirtti “Yangına dayanımı olmayan duvarlar, tek çıkış kapısı, yangın söndürme sistemi olmayan bir bina…
Çocuk işçiler çalıştırılıyor, ruhsatsız üretim yapılıyor, şikayetlere rağmen işletme kapatılmıyor.
Bu bir kaza değil, denetimsizlik ve cezasızlık zincirinin sonucudur.

Talepler:

  • Kaçak ve denetimsiz işletmelere verilen izinlerin sorgulanması,
  • Çocuk işçiliğe karşı etkin yaptırım uygulanması,
  • Sorumlu kamu görevlilerinin yargılanması,
  • İş cinayetlerine karşı bağımsız denetim mekanizması oluşturulması.

Yetigin, “Bu eşitsizliği yaratan sistem, kadın ve çocukları merdiven altı işlerde ölüme mahkûm ediyor” diyerek mücadele çağrısı yaptı.

Can kaybı, soruşturma ve açığa almalar

Resmî bilgilere göre 6 işçi hayatını kaybetti, 7 işçi yaralandı; olayın nedeni çok yönlü soruşturuluyor. Bakan Işıkhan, kusuru/i̇hmali olanların hesap vereceğini belirtti. Bakanlık, soruşturma kapsamında SGK Kocaeli İl Müdürü dahil 7 kamu görevlisini açığa aldı; müfettişler görevlendirildi. Adlî soruşturmada gözaltı sayısı 11’e yükseldi.

Çağdaş Tuzla Gazetesi’nin notu:

Dilovası faciası, işçi hayatı ve sağlığı, yerel yönetim denetimi ve çevre güvenliği açısından büyük bir alarm niteliği taşıyor. Vali ve belediye başkanının halk tarafından protesto edilmesi, toplumsal hafızada bir “hesap sorulmalı” talebine dönüşüyor. Meclis’teki soru önergesi, meslek örgütlerinin teknik raporları ve mahalle halkının tanıklıkları, aynı gerçeğe işaret ediyor: Bu ölümler gerekli önlemler alınsaydı tıpkı önceki katliamlar gibi önlenebilirdi. Kamu görevlilerinin bu katliamlardan sorumlu tutulmaması mağdurların ve halkın öfkesini giderek arttırıyor.

Exit mobile version