Cumhuriyet Halk Partisi’nin 11 Kasım tarihinde yapılan delege seçimlerinde yaşanan sıkıntılar bitmek bilmiyor.. . Bir grup CHP’li, İlçe Başkanı Hasan Uzunyayla ve İlçe Yönetim Kurulu hakkında Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığına evrakta sahtecilik ve Siyasi Partiler Kanunu ve CHP tüzüğün ihlal şikayetleriyle iki ayrı suç duyurusunda bulundu
Bir grup partiliyle birlikte Tuzla Adliyesi önüne gelen Halil Özen, CHP Tuzla İlçe Yönetimiyle ilgili suç duyurusunda bulunmadan önce bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Partide yaşananları “acı verici” olarak değerlendiren Özen, 11 Kasım’da yapılan delege seçimlerinde, kendilerini son anda listelerini çekmeye kadar götüren sürecin sonunda çaresiz kalarak CHP Tuzla ilçe Başkanı Hasan Uzunyayla ve ilçe yönetim kurulu hakkında iki ayrı suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldıklarını ifade etti.
“PARTİ İÇİ MEKANİZMALARI VE SÜRECİ TÜKETTİK.”
“Yapılan hukuk dışı uygulamalar, siyasi partiler kanunun ve CHP tüzüğünün ayaklar altına alınması, evrakta sahtecilik yaparak yüze yakın kisinin üyelik formlarının yok edilmesi… gibi zorbalıkları hem il yönetimine hem de Genel Merkeze zamanında ve süresi içinde bildirmemize rağmen tatmin edici bir cevap alamadık. Üstelik, hem ilçe yönetimi hem de il yönetimi resmi dilekçelerimizi bile almadı, noter kanalıyla göndermek zorunda kaldık.” dedi.
“CHP GİBİ KÖKLÜ BİR PARTİDE ÜYELİK HAKLARIMIZI KORUMAK İÇİN
YARGIYA BAŞVURMAK ZORUNDA KALMAK ÇOK HAZİN BİR OLAY”
Özen, “Bizler, bu güne dek Tuzla’da AKP’li belediye başkanı ve yöneticilerinin hukuksuzlukları ve yolsuzluklarıyla mücadele ettik. Bunların bedellerini de seve seve ödedik, ödüyoruz. Bizler, sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini savunduğunu iddia eden bir partide, bizler Atatürk’ün kurduğu bir partide en basit üyelik haklarımızı bile kullanabilmek için yargıya başvurmak zorunda kalıyoruz. Bunun üzüntüsü ödediğimiz tüm bedellerden daha ağır… Ne yazık ki, durum bu kadar açık ve hazin.” dedi.
“HANGİSİ PARTİ ALEYHİNE ÇALIŞMAK?”
“Şimdi, merak ediyoruz: Acaba, CHP gibi köklü bir partiyi zorbalıkla ve hukuksuzluklarla yönetmeyi alışkanlık haline getirenleri teşhir etmek ve onların hukuksuzluklarıyla yargı önünde hesaplaşmak mıdır parti aleyhine çalışmak, yoksa bunlara susmak, sustukça böyle insanların partiye kök salmalarına seyirci kalmak mi?” diyen Özen, “Bizler için bu partinin aleyhine yapılacak en kötü şey böyle insanlar karşısında sessiz kalmaktır. Çünkü zorbalıklar karşısında susmak, zorbalığa ortak olmak demektir.” dedi. Halil Özen ve arkadaşları basın toplantısının ardından, savcılığa suç duyurusunda bulundu.



