Tuzla Belediye Meclisi’nin son oturumuna, CHP grup toplantısında yaşanan sert tartışmalar ve “Hayali Emsal Transferi” iddialarının üstü kapalı olarak konuşulması damga vurdu. İBB’nin ret raporuna ve suç duyurusuna rağmen, geçmiş dönem AKP yönetiminin hayali imar uygulamalarını yasallaştırma çabası Tuzla’da siyaseti gerdi. CHP’li meclis üyeleri birbirine düşerken, Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün toplantıya katılmaması ve sessizliği tepki çekti.
CHP Grup Toplantısında “Zan Altındayız” İsyanı
Tuzla Belediyesi Meclis Toplantısı öncesinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 20 CHP’li meclis üyesinin katıldığı grup toplantısında adeta bir güven krizi yaşandı. Meclis üyelerinin iki temel konuda seslerini yükselttiği ve tartışmaların “birbirine girme” noktasına geldiği öğrenildi.
Toplantıda öne çıkan en büyük eleştiri, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün sessizliği oldu. Meclis üyeleri, kamuoyunda dolaşan “AKP’ye geçecek” iddialarına karşı Başkan Bingöl’ün neden hâlâ basının karşısına geçip, “AKP’ye geçmiyorum, iddialar yalandır. Görevimin başındayım ve CHP’li bir başkan olarak devam edeceğim” şeklinde net bir açıklama yapmadığını sorguladı.
Grup içinde yükselen seslerde şu ifadeler dikkat çekti: Başkan açıklama yapmadığı için tartışmalar bitmiyor, toplumda herkes bizden şüpheleniyor ve bizler hedef haline getiriliyoruz. Kimin kime ne teklif ettiğini, içimizden kimlerin bu konulara muhatap olduğunu bilmiyoruz. Bu güvensiz ortamda zan altında kalmak istemiyoruz. Başkan derhal basını toplayarak kesin bir açıklama yapmalıdır.”
İBB Raporuna Rağmen İnatlaşma: Başkan Meclise Gelmedi
Grup toplantısındaki bu fırtınanın ardından geçilen Tuzla Belediye Meclis Toplantısı’nda ise gözler Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ü aradı ancak Bingöl kritik olan bu toplantıya katılmadı. Gökhan Can tarafından açılışı yapılan Tuzla Belediyesi Meclis Toplantısı’nda: Ekrem İmamoğlu ve içeride tutuklu bulunan diğer başkan ve belediye bürokratlarına saygı ve selam gönderildi…Haksız tutuklulukları dile getirildi… Biran önce özgürlüklerine kavuşmaları talep edildi…
Bir önceki olağanüstü meclis toplantısında İBB’nin olumsuz raporuna, ve yaptığı suç duyurularına rağmen bu karara uymayacağını açıklayan ve kendi partisinin Büyükşehir CHP Meclis üyelerine adeta meydan okuyan CHP Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün, kendisini desteklemeyen Tuzla ve İBB Meclis Üyelerini de hedef tahtasına koyduktan sonra bu kritik oturumda yer almaması meclis kulislerinde manidar bulundu.
Mecliste “İmar Suçuna Ortak Etme” Stratejisi
Meclis oturumunda gündem dışı söz alan AK Partili bir meclis üyesi, olağanüstü toplantıda bulunmayan ya da başkanın isteği doğrultusunda oy kullanmayan CHP’li üyeler Orhan Teymur, Ülkü Sakalar, Gökhan Can, Gamze Munzur, Filiz Akyol Akar ve Osman Bilgin’i hedef alarak, onları “Tuzla’nın imar sorununu çözmek istememekle” suçladı.
Ancak madalyonun diğer yüzü oldukça farklı bir tabloyu ortaya koyuyordu. Kulislere yansıyan bilgilere göre; Tuzla’daki “Hayali Emsal Transferi”ni yasallaştırmak adına AK Parti, MHP ve CHP grupları ortak bir zeminde anlaşmıştı. İBB’ye gönderilen plan tadilatı hepsinin oy birliği ile kabul edilmişti. Ancak İBB’nin hazırladığı rapordan ve yaptığı suç duyurusundan sonra söz konusu CHP’li üyeler geçmişte işlenen bu imar suçuna ve usulsüzlüğe ortak olmamak, İBB’nin duruşuna destek vermek adına ya toplantıya katılmamış ya da salonu terk ederek oy vermemişti. AK Parti grubunun, bu dik duruşu sergileyen CHP’li üyeleri “Tuzla ve hizmet düşmanı” gibi göstermeye çalışması, aslında kendi işledikleri imar suçuna muhalefeti de alet etme çabası olarak yorumlanmıştı.
CHP Sözcüsünün “Alttan Alan” Tavrı Şaşırttı: Bu kibarlık, bu uysallık neden?
AKP’nin grubunun bu suçlamalarına ve hedef gösterme hamlesine CHP Grubu adına cevap veren Kubilay Yıldız’ın beklenmedik derecede yapıcı, uzlaşmacı, uysal ve “elimizden gelen her şeyi yaptık” tavrı ise akıllarda soru işaretleri bıraktı. Yıldız, olayı küçülterek, adeta üstünü örtmeye çalışan; ve biz daha ne yapalım havasında bir üslupla konuşması izleyenleri şaşırttı.
“Bazen AKP grubundan da katılmayanlar oluyor, bu işi şahsileştirmemek lazım. Biz hep birlikte, oy birliği ile bu kararı Tuzla meclisinden geçirip İBB’ye gönderdik. Asli görevimiz mecliste bulunup sorunları çözmektir. Bu meclisin her ferdi bu konuda fedakarlık yapmıştır. CHP grubu olarak sorumluluktan kaçmadık. İş şahıslar üzerinden değil; gruplar, partiler ve kurumlar üzerinden yürür. Yönetimin, geçmişten gelen ve bize ait olmayan bu sorunu çözmek için bir irade koyduğunu düşünüyorum.”
Akıllardaki Büyük Soru: Çözüm mü, Örtbas mı?
CHP sözcüsünün, hayali emsal transferlerinin sorumlusu sanki kendi partisiymiş gibi savunmaya geçmesi, AK Parti’ye sert bir muhalefet yürütmek yerine “Sizden de gelmeyenler oluyor” gibi, biz zaten üzerimize düşeni yaptık, hep birlikte oybirliği ile planı geçirdik, İBB’ye bile karşı çıkıyoruz babında bahanelerin arkasına sığınması ve uzlaşmacı tavrı meclis salonunda şaşkınlıkla karşılandı.
Tuzla kamuoyu şimdi şu can alıcı soruların yanıtını arıyor: İBB Teftiş Kurulu’nun saptadığı 520.000 metre karelik, ( yani yüzer metrekarelik tam 5.200 daire) parasal karşılığı milyar dolar olan hayali imar yolsuzlukların mimarı olan kadrolar, imar suçlarına ortak olmayan CHP’li Tuzla ve İBB Meclis Üyelerini suçlarken; CHP grubu neden bu kadar alttan alan ve uzlaşmacı bir tavır sergiliyor? Bu uysallık ve uzlaşma arayışı gerçekten halkın mağduriyetini çözmek için mi? Yoksa geçmişte işlenmiş milyar dolarlık “hayali emsal” suçunun üstünü hep birlikte örtbas etmek için mi? Bu işin içinde başka işler mi var? dedirtiyor!!! Tuzla halkının çıkarları, siyasi pazarlıkların gölgesinde mi kalıyor?



