Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) tarafından her yıl verilen “İnsan Hakları, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Ödülü”nün 2025 yılı sahipleri, 19 Mart’ta Beyazıt’tan Saraçhane’ye yürüyerek polis barikatını aşan üniversiteli gençler oldu. Ödül, İstanbul’da düzenlenen törende gençlik temsilcilerine takdim edildi.

Rasim Şişman: “19 Mart’ta demokrasi askıya alınmak istendi”

SODEV Yönetim Kurulu Başkanı, Beşiktaş Belediye Başkanvekili Rasim Şişman, törende yaptığı konuşmada vakfın 2001’den bu yana ödül geleneğini sürdürdüğünü belirterek, 19 Mart 2025’te yaşananları “demokrasinin askıya alınmak istendiği bir gün” olarak tanımladı.

Şişman, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan sürece işaret ederek, gençlerin Beyazıt’tan Saraçhane’ye yürüyüşünün “karamsarlığı dağıtan bir cesaret anı” olduğunu söyledi.

Öğrenciler: “Geriye bakmadık”

Ödülü alan öğrenciler, 19 Mart’ta yalnızca bir polis barikatına değil, “geleceksizliğe ve umutsuzluğa” karşı yürüdüklerini vurguladı.

Seçici kurul adına yapılan açıklamada ise, “umudun azaldığı yerde cesaretle öne çıkan bu genç iradenin” ödüle layık görüldüğü ifade edildi.

Polis şiddetine maruz kalan öğrencilerden Eren Üner, hukuki sürecin sürdüğünü belirtirken, bir başka öğrenci ise “Direniş ödüllendirilmez ya da cezalandırılmaz; bugün bu töreni dayanışma olarak görüyoruz” dedi.

İstanbul Üniversitesi Öğrenci Meclisi’nden bir temsilci de, “Biz o sokaktan utanarak geçmiyoruz. Başımız dik yürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan öğrencilerden Selinay Uzuntel ise gençlerin mücadelesi ile işçilerin ve emekçilerin mücadelesinin ortak olduğuna dikkat çekti.

Beyazıt’ın tarihsel hafızası

19 Mart yürüyüşü, İstanbul Üniversitesi ve Beyazıt Meydanı’nın demokrasi mücadelesindeki tarihsel yerine yeniden dikkat çekti. 1960’lardan 1978 Beyazıt Katliamı’na, 1987 yürüyüşlerinden bugüne uzanan mücadele hattı, gençlerin Saraçhane’ye yürüyüşüyle yeni bir sayfa açtı.

Beyazıt’tan Saraçhane’ye uzanan yürüyüş, birçok katılımcı tarafından “korku eşiğinin aşılması” olarak tanımlandı.

Seyit Aslan: “Bu ülkenin umudu nerede, bir kez daha gördük”

Ödül törenine, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan ile EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel de katıldı.

Seyit Aslan, sosyal medya paylaşımında, aralarında Emek Gençliği üyelerinin de bulunduğu 19 Mart yürüyüşçüsü gençlerin ödüllendirilmesinin “bu ülkenin umudunun nerede olduğunu bir kez daha gösterdiğini” ifade etti. Aslan, gençliğin cesaretinin eşitlik, barış ve demokrasi mücadelesinin en güçlü teminatı olduğunu vurguladı.

Levent Tüzel de törende yaptığı değerlendirmede, Beyazıt’tan Saraçhane’ye uzanan yürüyüşün yalnızca bir günün eylemi olmadığını, Türkiye’nin demokrasi tarihindeki direniş geleneğinin yeni bir halkası olduğunu belirterek, ödüle layık görülen öğrencileri tebrik etti.

EMEP yöneticileri, 19 Mart’ta barikatları aşan ve bugün ödüllendirilen gençlerin mücadelesinin yalnız bırakılmayacağını ifade etti.

“Bizi de peşlerinden sürüklediler”

Törende konuşan SODEV Yönetim Kurulu Üyesi avukat Tuba Torun, gençlerin seçilmiş iradeye yönelik müdahaleye karşı ilk tepkiyi verdiğini belirterek, “Bu başlangıcı yarattıkları ve bizi de peşlerinden sürükledikleri için teşekkür ediyoruz” dedi.

Torun, eylemler sonrası bazı öğrencilerin tutuklandığını, bazılarının beraat ettiğini; kimi öğrencilerin okul, burs ve iş kaybı yaşadığını ifade ederek, “Bunun hesabını kim verecek?” sorusunu yöneltti.

Çağdaş Tuzla’dan not

Ödül yalnızca bir tören değil; 19 Mart’ta Beyazıt’ta başlayan ve Saraçhane’de büyüyen bir itirazın, gençliğin cesaretinin, dayanışma ruhunun ve demokrasi talebinini sembolü olarak değerlendirildi.

Çağdaş Tuzla Gazetesi olarak, demokratik haklarını kullanan gençlerin yanında durmayı sürdüreceğiz.

Exit mobile version