Yazar: Halil Özen

Avatar fotoğrafı

Çağdaş Tuzla Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Bu anlatı, 1999 depreminin dayanışma ruhunu kayıt altına alan 17 Ağustos: Ölümün Esir Alamadığı Umut ana dosyasının bir parçası olarak hazırlanan “İyiliğin Örgütlü Hali” serisine aittir. Tuzla’dan Gölcük’e: İnsan kalabilmenin dayanışması! “Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnızca kendi postuna özen göstermen yeterli. Ama insan olmak istiyorsan, bütün acıları da omuzlamak zorundasın!” Karl Marx 1998 yılında, kendi alanında uzman, tanınan, bilinen 9 kişi bir araya gelerek ÇYDD Tuzla Şubesi’ni kurduk. Soldan sağa; Önder Muradoğlu (İktisatçı, İş İnsanı), Burhan Karaca (Doktor), Halil Özen (Yayıncı) Mustafa Yılmaz (İTÜ. Öğretim Üyesi), Mustafa Gönül (Okul Müdürü, Öğretmen), Abdullah…

Okumaya Devam Et

Bu anlatı, 1999 depreminin dayanışma ruhunu kayıt altına alan 17 Ağustos: Ölümün Esir Alamadığı Umut ana dosyasının bir parçası olarak hazırlanan “İyiliğin Örgütlü Hali” serisine aittir. “Bir Mucize Çadır: Gözlementepe” 27–28 Ağustos 1999… Değirmendere’deki merkezlerimizde hummalı bir çalışma sürüyordu. Bir yandan çocukların yüzlerini güldürmeye, diğer yandan çadırkentlerde ihtiyaç duyulan malzemelerin dağıtımını yaparak; yıkımın ve yoksulluğun ortasında yeni bir başlangıç yapmaya, yeni bir hayat kurmaya çalışıyorduk. O günlerde Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nden SODEV Vakfı’na (Erol Kızılelma), Mercedes Benz’den IBM’e, Hilton’dan CarrefourSa’ya, Güneş Hayat’tan Umut Vakfı’na, Başak Yapı’dan Kent Gıda’ya, Anatolia Hayvan Hastanesi’nden ( Ayşegül Deprem) Taci Yücedere’ye, CHICCO’dan Ali Rıza Taşdelen’e,…

Okumaya Devam Et

Bu anlatı, 1999 depreminin dayanışma ruhunu kayıt altına alan 17 Ağustos: Ölümün Esir Alamadığı Umut ana dosyasının bir parçası olarak hazırlanan “İyiliğin Örgütlü Hali” serisine aittir. 17 Ağustos 1999’da sarsılan yalnızca binalar değildi; aynı anda vicdanlarımız da sarsıldı. O karanlık gecenin ardından, ölüm her şeyi esir almışken, bir tek umuda ve insanlığa dokunamamıştı. Çünkü umut, gönüllülerin ve askerlerin alın terinde, insanlık ise çocuklara uzanan o ellerde can bulmuştu. İşte bu metin, o ellerin, o yüreklerin ve o isimsiz kahramanların; bölgeye gelip, çocukların yaralarına merhem olanların hikâyesidir. 17 Ağustos deprem seferberliğinde, “dağınık iyi niyetler”, “örgütlü bir iyiliğe” dönüşmüştü. “Türkiye’deki iyiliklerin ve…

Okumaya Devam Et

Ankara’dan, Bursa’dan, İzmir’den, Üsküdar’dan, Tuzla’dan, o felaketin başkentine sadece bir işin ucundan tutabilmek, sadece bir çocuğu gülümsetebilmek için kalkıp gelen gencecik kızların, delikanlıların alın terindeydi umut. Ve tuttukları her elden dalga dalga yayıldı. Ben gördüm! Oradaydım! 1999 yılının Ağustos ayıydı. Ölüm her şeyi esir almıştı; yalnızca, umuda ve insanlığa ilişemedi. Siz ölümü hiç gördünüz mü? Ben gördüm. 1999 yılı Ağustos ayıydı. Değirmendere’de, Gölcük’te bembeyaz kol geziyordu ölüm. Mezarlıkların üzerine atılan kireçlerle ölümün nasıl beyaz bir maskeye büründüğünü gördüm. Ölümün sadece canını aldığı bedeni değil, kalanların ruhunu da nasıl öldürdüğünü gördüm. Siz hiç zamanın durduğunu gördünüz mü? Geçmemek için ayak sürer,…

Okumaya Devam Et

Tuzla’da bir hemşeriye kulak verdik. Selanik’ten gelen Evlad-ı Fatihan’ın torunlarından biri olan Özgür Özel, Çarşamba akşamı miting İçin Tuzla’daydı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin dört bir yanında süren demokrasi ve özgürlük buluşmalarına bir yenisini eklemek için bu kez Tuzla’ya geldi. Ancak bu geliş yalnızca bir siyasi miting, eylem değil; aynı zamanda tarihsel bir buluşma, bir soydaş selamı ve yürekten bir hemşerilik duygusunun tezahürü de oldu. Çünkü Özgür Özel, yalnızca demokrasi ve özgürlüklerin mücadelesini sürdüren bir siyasi lider değil; aynı zamanda bu kentin taşıyla, toprağıyla, tarihçesiyle iç içe geçmiş, kökleri Selanik’e, Balkanlara uzanan insanların soydaş kardeşi… Aynı geminin yolcusu. Aynı…

Okumaya Devam Et

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Tuzla mitinginde yargı içindeki çeteleşmeyi hedef alan “İBB davası borsası” çıkışı gündeme damga vurdu. Ancak konuşmasında, Tuzla’nın mübadele belleğine ve AKP dönemindeki “hayali emsal transferi” skandalına değinmemesi, yerel hafızada “eksik noktalar” olarak kaldı. Çarpıcı İddialar, Sert Mesajlar CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Tuzla mitingi, hiç kuşkusuz son dönemin en çarpıcı siyasi konuşmalarından birine sahne oldu. “İBB davası borsası” iddiasını kanıtlarıyla ortaya koyması, yargı içindeki çeteleşmeyi hedef alan net ifadeleri ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’na belgeleri sunma kararlılığı, demokratik kamuoyu için önemli bir çıkıştı. Özel, hem iktidara hem yargıya hem de kamu vicdanına hitap eden sert…

Okumaya Devam Et

İzlemek için tıklayın! Halil Özen – Çağdaş Tuzla Gazetesi “Denizli’den yankılanan ses, Tuzla’da neden duyulmuyor?” Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu geçtiğimiz günlerde hepimizin düşündüğü, söylemek istediği ama bir türlü ifade edemediği, o tarihi cümleyi kurdu: “Hırsıza hırsız diyeceksiniz ki, yarın öbür gün sizi suçlamaya kalkmasın.” Çavuşoğlu, tarihi ders niteliğindeki bu konuşmasında: “(…) Ama bu şehrin kaynaklarında hiçbir şeyleri yokken; donları bile düzgün değilken, bugün şehrin en zenginleri sınıflarına girenler unutmasın ki; o devran dönecek! Adalet doğru tecelli edecek! Masak doğru raporlarını şehre, ülkeye sunacak! Ellerindeki gelirleriyle bugünkü servetleri arasında dağlar kadar farkı olanlar gelip hesap verecek. Biz de…

Okumaya Devam Et

Hırsın sadece insanı değil, tarihi de kirlettiği bir noktaya geldik. Kemal Kılıçdaroğlu, bugün siyasetteki en dramatik pozisyonda. Artık ne zafer kazanabilir ne de onurlu bir geri çekilme yaşayabilir. Çünkü kendi hikayesini bir Shakespeare trajedisine çevirdi. Ve bizler, tarihe tanıklık ederken bu acı dersi not ediyoruz: “Taht için ruhunu, yol arkadaşlarını ve halkın güvenini feda eden biri, artık lider değil; sadece trajedinin bir figürüdür.” Özel Analiz Dosyası (Bölüm 4): Yargı, Siyaset ve Medya Üçgeni Mutlaka izleyin! İzlemek İçin Tıklayın! Shakespeare’in Macbeth’i, ne yeri ne de zamanı açısından “eskilerde” kalmış bir masal değildir! iktidar hırsının insan ruhunu nasıl yozlaştırdığının ve sonunda yıkıma…

Okumaya Devam Et

Hayat, bazen en acı derslerini en güvendiğimiz isimler üzerinden verir. Yıllarca süren umutlar, fedakarlıklar, mücadeleler, ödenen bedeller bir anda tarihin tozlu sayfalarına gömülürken, geride sadece “Sen de mi Brütüs?” fısıltıları kalır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13 yıllık CHP Genel Başkanlığı ve art arda gelen seçim yenilgileri, bu acı dersin en somut örneği olmaya aday. Özel Analiz Dosyası (Bölüm 3): Kılıçdaroğlu Kayyım Hırsı Kemal Kılıçdaroğlu bir zamanlar milyonların gözünde değişimin, dürüstlüğün ve adaletin sembolüydü. Kimimiz O’ Kemal’den bir ‘Ghandi’ çıkarmaya heveslendik; kimimiz de adalet timsali bir lider. Ancak aradan geçen sürede, O’ Kemal’den ikisinin de çıkmadığını ve asla çıkamayacağını bizzat yaşayarak anladık. 13…

Okumaya Devam Et

Fotoğraf: Tuzla, Dodo Restaurant, 29 Mart 2009 İBB Başkan Adaylığı dönemi… Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’ye kayyum atanması konusunda iktidara göz kırptı: “İmamoğlu için yapılan mitingleri doğru bulmuyorum. Hukuki yollardan mücadele edilmeli.”. Özel Analiz Dosyası (Bölüm 2): Kayyım Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin Dönüm Noktası: İhtirasın Gölgesinden Umudun Şafağına Bir siyasi lider düşünün ki; yıllarca Türkiye’nin en köklü partisinin başında bulunmuş, her seçimde kendisine umut bağlanmış ama sonuçta hep hüsrana neden olmuş. Kemal Kılıçdaroğlu, bugün bir kez daha gündemde. Ancak bu kez ne seçim kazanma umuduyla ne de halkın coşkusunu arkasına alarak. Bu kez iktidarın eliyle açılan bir “kayyum davası” vesilesiyle gündemde. CHP’ye, 30…

Okumaya Devam Et