Ankara’da Artvin Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nde düzenlenen “Türkiye’de Siyasi Durum ve Sol Çıkış” başlıklı panelde, CHP eski Milletvekili İlhan Cihaner ile Sol Parti sözcüsü Önder İşleyen konuştu. Panel, 6 Şubat depremlerinin yıldönümü nedeniyle yapılan anmayla başladı.
Cihaner: Çöküşten çıkış ancak sol bir perspektifle mümkün
Konuşmasına Türkiye’deki tabloyu “çöküş” olarak nitelendirerek başlayan İlhan Cihaner, bu durumdan çıkışın yolunu sol bir perspektifte gördüğünü vurguladı. Cihaner, “Türkiye şu anda tam bir çöküş tablosu gösteriyor. Bu çöküşten çıkış, ancak gelişme anlamında sol bir çıkışla mümkün” dedi.
Muhalefetin yer yer Erdoğan karşıtlığına indirgenmesine dikkat çeken Cihaner, solun temel ilkelerinin altını çizdi: “Sol anti-emperyalisttir; özelleştirmeden yana bir sol düşünülemez. Migros işçileri direnirken şirketin tutumunu olumlayan bir anlayış sol değildir.”
Cihaner, Türkiye’de kriz başlıklarının başına hukuk devleti krizini koyduğunu belirterek, “Hukuk fikri ortadan kalktı” ifadelerini kullandı. Anayasa Mahkemesi etrafında yaşanan tartışmalara işaret eden Cihaner, gelinen noktayı sosyolojide ‘anomi’ olarak tanımladı:
“Değerlerin caydırıcılığının kalmadığı, ‘yapıyoruz çünkü yapabiliyoruz’ denilen ağır bir krizle karşı karşıyayız.”
Genç kuşaklar içinde yükselen seküler milliyetçilik ve ırkçı eğilimlerin ciddi bir tehlike olduğuna dikkat çeken Cihaner, bu tabloya karşı ideolojik ve fiili bir çıkışın zorunlu olduğunu söyledi. “Cesur, radikal ve devrimci bir yaklaşımla bu sorunlar çözülebilir” diyen Cihaner, arındırmanın emir-komuta ile karar veren yargı pratiğinden başlayarak tüm alanları kapsaması gerektiğini vurguladı.
İşleyen: Hiçbir muhalefet partisi tek başına baş edemez

Önder İşleyen ise konuşmasında “umut nereden yakalanacak?” sorusunu merkeze aldı. İktidarı “azınlık iktidarı” olarak niteleyen İşleyen, demokratik bir seçim ortamında bu desteğin ayakta kalamayacağını savundu. İşleyen, iktidarın karşısındaki adayı belirleme ve muhalefeti baskıyla zayıflatma yoluyla seçimleri göstermelik hale getirdiğini söyledi.
Çıkış yolunu birleşik muhalefet hattında tarif eden İşleyen, bunun yalnızca partiler arası bir ittifak değil, toplumsal güçlerin örgütlü bir ortak kuvvete dönüşmesi anlamına geldiğini belirtti:
“Şuna inanıyoruz ki hiçbir muhalefet partisi tek başına bu işle baş edemez.”
Muhalefetin parçalanmışlığına dikkat çeken İşleyen, acı, yoksulluk, işsizlik ve baskının artık Kürt-Türk ayrımı tanımadığını vurguladı. Geniş toplumsal tabanın ortak bir siyasal dil ve mücadele hattında buluşturulması gerektiğini belirten İşleyen, “Bu rejimi yenebilecek kuvvet toplumun içinde var. Önemli olan bu potansiyeli birleşik ve etkin bir mücadelede bir araya getirmek” dedi.
Panel, sol bir çıkışın ancak toplumsal birlik, örgütlü mücadele ve ortak siyasal irade ile mümkün olacağı vurgusuyla sona erdi.