13 yıllık başarısızlığın ve ülkenin bugüne gelmesinin birebir sorumlusu, mucidi Kılıçdaroğlu, kendi atadığı ve bugün parti değiştiren belediye başkanları için CHP’nin yeni yönetimine: “Arının” derken aynaya bakmıyor; “Mutlak butlan” tezgahıyla CHP’yi saray rejimine teslim etme planı devrede!

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun X platformu üzerinden paylaştığı 3 dakika 35 saniyelik “arınma” ve “iç muhasebe” temalı videosu, sosyal medyada adeta bir protesto duvarına çarptı.

İktidarın CHP’li belediyelere ve muhalefete yönelik yargı eliyle operasyonlarını sürdürdüğü kritik bir dönemde, Kılıçdaroğlu’nun dış baskıları pas geçip doğrudan parti içini hedef alması bardağı taşıran son damla oldu. Gönderinin 4 bin beğeniye karşılık 9 binin üzerinde olumsuz yorum alarak “ratio’lanması”, seçmenin bu sinsi plana karşı dijital ayak ayaklanması olarak kayıtlara geçti.
Ancak Çağdaş Tuzla Gazetesi olarak Ankara kulislerinin perde arkasını araladığımızda, bu videonun basit bir sitem değil, AKP yargısı eliyle CHP’yi ele geçirme operasyonunun ilk kurşunu olduğunu görüyoruz.

Kendi Atadığı İsimlere “Haram ve Kirlenmişlik” İthamı!
Kılıçdaroğlu videoda, “Bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir” diyerek mevcut CHP yönetimini ve belediyeleri hedef alıyor. Ancak sormak gerekir: Bugün “arınma” çağrısı yaptığınız o belediye başkanlarının hemen hemen hepsini bizzat siz atamadınız mı? Antalya, Aydın, Bolu, Uşak ve Afyonkarahisar başta olmak üzere, bugün başarıyla görev yapan başkanları kendi döneminizde aday gösteren siz değil miydiniz? Kendi kurduğunuz kadrolara bugün “kirlenmiş” imasında bulunmak, 13 yıllık kifayetsiz ve tutarsız siyaset anlayışınızın trajik bir itirafıdır.
Tilki Uykusu Bitti: “Mutlak Butlan” ile Saray Yargısına Göz kırpıyor!
Kılıçdaroğlu’nun köprüleri tamamen atarak bu videoyu yayınlamasının arkasındaki asıl tehlike, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na karşı açılan ve kendisinin “mağdur” sıfatıyla yer aldığı davadır. Davacıların, kurultayın “mutlak butlan” (tamamen geçersiz) sayılmasını ve Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve dönmesini talep ettiği biliniyor.
Kılıçdaroğlu, AKP yargısının muhalefeti zayıflatmak için CHP’ye “kayyum” atama ve mahkemeden bu kararı çıkarma olasılığı karşısında pusuya yatmış durumda. Bu çıkış, Saray yargısına “Ben hazırım, kararı çıkarın, partiyi teslim almaya geliyorum” mesajıdır. AKP, “suyumu bulandırıyorsun” bahanesiyle CHP’yi bütünüyle yutmak, etkisizleştirmek isterken; Kılıçdaroğlu da bu operasyonun gönüllü aparatı haline gelmiştir. Amaç nettir: Tek adam rejiminin ömrünü uzatmak için, sandıkta devrilemeyen CHP’yi yargı darbesi ve Kılıçdaroğlu ortaklığıyla dizayn etmek!
13 Yıllık Oyalama, Korkaklık ve Laikliğin Tasfiyesi
Biz bu “yere bakan yürek yakan”, usul usul ilerleyen, kimseye kokmayan bulaşmayan ama her kritik virajda laikliği ve cumhuriyeti dumura uğratan siyaset tarzını iyi tanıyoruz. 13 yıl boyunca tilkilerin kuyruklarını birbirine değdirmeden herkesi oyalayan Kılıçdaroğlu’nun siyasi sicili, bugün pusuya yattığı korkaklığın aynasıdır:
- Milyonların önünde; “Gel bakalım Muharrem” diyerek, onu aşağılayan “Pısırık, edilgen, Mehmet Moğultay’ın torpiliyle ancak bir yerlere gelen biri olan genel başkanın” çağrısı,
- Mühürsüz oyların geçerli sayılmasına göz yumup YSK önüne milleti çağırmayan,
- Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına “Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz” diyerek muhalefeti hapseden,
- CHP’nin karşısına MHP kökenli cumhurbaşkanı adayı çıkararak seçmeni alternatifsiz bırakan,
- Parti içi belediye başkanı atamalarında, isimlerin mahkumiyet risklerine karşı defalarca uyarılmasına rağmen bildiğini okuyan siyasi akıl, tam olarak bugünkü enkaza zemin hazırlayan akıldır.
- Tuzla özelinde de, nasıl hakkında yolsuzluk soruşturmaları olan ve sonrasında da mahkum olan eski ANAP’lı ve AKP almadığı için CHP’ye mecburen geçen Cemil Ekşi gibi -zehirli varilleri Orhanlı’ya belediyenin iş makineleri ile gömdüğü, TMMOB, TTB, Çevre İçin Hekimler Derneği, Tarım Orkam Sen’in raporlarıyla sabit- birini, imar yolsulukları- benzin istasyon alanları, devlet ormanları vb.- ayyuka çıkan birini- Gürsel Tekin’in, Mehmet Sevigen’in desteğiyle aday gösterdiğini de yaşamış tanıklarıyız.
- Kılıçdaroğlu ile yazışmalarımız olan ve kendisini genel merkezde ziyaret etmiş; ve bu dosyaları kendisine sunmuş insanlarız. Ve bu şaibeli, sonrasında da mahkum olan insanları aday göstermekte bir beis görmemiş biridir, Kılıçdaroğlu. Yani bu arınma falan gibi mecburen yaptığı açıklamaları ciddiye alınmayacak bir lider olduğu kesindir. Ki ben şahsen bir “Gandi’miz” mi olacak, diye kendisine umut bağlamış ve bunları görünceye kadar da kendisini desteklemiş biriyim. H.Ö.)
Koltuk Oligarşisi Halkın Partisine Karşı!
Kılıçdaroğlu’nun bu tehlikeli hamlesinin arkasındaki isimler de tesadüf değil. Çevresinde kümelenen ve halktan kopmuş olan Gürsel Tekin, Berhan Şimşek, Maltepe eski belediye başkanı Ali Kılıç ve Ataşehir eski belediye başkanı Battal İlgezdi ve eşi, sözde gazeteci Barış Yarkadaş, gibi isimlerden oluşan bu “Koltuk Oligarşisi”, kaybettikleri rantı ve gücü geri devşirebilmek için bugün AKP yargısından medet umuyor. Daha önce CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin’in ekibinin bizzat Kılıçdaroğlu’nu ziyaret edip arkasından “mücadele” mesajları vermesi, bu sinsi koalisyonun en net kanıtıdır.
Neye Güveniyor!
Kemal Kılıçdaroğlu’nun herkesin hatırlayacağı: “Tıpış tıpış oy verecekler” ifadesi, özellikle 2014 ve 2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, sandığa gitmekte kararsız olan veya tatilde bulunan CHP seçmenleri için sandığa gitmeye ikna etmek/zorlamak amacıyla kullandığı, ama onları aşağılayan siyasi literatüre giren tartışmalı bir sözdü. İşte bu anlayışı hala koruyor; Kılıçdaroğlu. Beklenti içinde olan siyasilerin kapısında kuyruk oluşturacağı, seçmenin de başka çaresi olmadığını düşünüyor. Hem de bu çağda… Bu ısrarının sebebi de bu… Ama, CHP’ye kayyım olarak atansa bile yanıldığını görecek!
Bu Çınar Saray’a Teslim Edilemez!
Özgür Özel liderliğinde halka dönen; sola dönen, sokaktan, meydanlardan ve direnişten korkmayan yeni CHP; Kılıçdaroğlu ve arkasındaki oligarşik yapının korkak, pısırık, teslimiyetçi siyaset anlayışına geçit vermeyecektir. AKP yargısıyla iş birliği yaparak kurultay iradesini gasp etmeye çalışanlar bilmelidir ki; Tuzla halkı da Türkiye seçmeni de ne Saray’ın kayyumuna ne de onun pusuya yatmış eski aktörlerine teslim olmayacaktır! CHP sahipsiz değildir!


