Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”, bir yıl sonra uluslararası yankılarıyla birlikte kitaplaştırıldı. Belge Yayınları’ndan çıkan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı: Uluslararası Yankılar’dan ‘Umut Hakkı’ İlkesi’ne” başlıklı eser, çağrının küresel ölçekte yarattığı etkiyi kalıcı bir arşiv haline getiriyor.
Kitap, yalnızca bir çağrının metnini değil; aynı zamanda bu çağrının dünya entelektüel çevrelerinde nasıl karşılık bulduğunu ortaya koyan kapsamlı bir derleme niteliği taşıyor.
Dünya çapında düşünürler aynı metinde buluştu
Eserde, çağrının ardından başlatılan uluslararası destek kampanyasına katkı sunan çok sayıda düşünür ve akademisyenin değerlendirmeleri yer alıyor. Katkı sunan isimler arasında çağımızın önde gelen teorisyenleri bulunuyor: Edgar Morin, Alain Badiou, Gayatri Chakravorty, Spivak Nancy, Fraser Angela, Davis Giorgio Agamben
Bu isimlerin katkıları, “demokratik toplum” fikrinin yalnızca yerel değil, küresel bir tartışma başlığına dönüştüğünü gösteriyor.
‘Umut Hakkı’ deklarasyonu merkeze alındı
Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden birini, 33 uluslararası ismin imzasını taşıyan “Abdullah Öcalan için Umut Hakkı” deklarasyonu oluşturuyor. Bu metin, ağırlaştırılmış tecrit koşulları ve ceza infaz rejimi bağlamında “umut hakkı”nın uluslararası hukukta nasıl ele alınması gerektiğini tartışmaya açıyor.
Kitapta ayrıca: Mithat Sancar’ın sunuş yazısı, Meral Danış Beştaş’ın “Umut Hakkı”nın hukuki ve toplumsal boyutlarını ele alan değerlendirmesi, “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın tam metni yer alıyor.
Barış mücadelesine adanan bir eser
Eser, ithaf sayfasında Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran acı ve mücadele başlıklarına da yer veriyor. Kitap, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenlere ve Sırrı Süreyya Önder’e ithaf edildi.
Tarihi bir belge mi, siyasi bir tartışma zemini mi?
Belge Yayınları’ndan çıkan bu derleme, bir yandan Ortadoğu’da barış ve demokratik çözüm arayışlarının entelektüel izdüşümünü belgeleyen bir kaynak olarak öne çıkarken; diğer yandan “Umut Hakkı” kavramını hukuk ve siyaset düzleminde yeniden tartışmaya açıyor.
Kitap, Türkiye’de ve dünyada barış, demokrasi ve hukuk ekseninde süren tartışmaların önümüzdeki dönemde daha da derinleşeceğine işaret ediyor.


