Türkiye’nin dört bir yanında orman yangınları can alırken ve binlerce hektarlık yeşil alan kül olurken, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın “Cebimizde uçak yok” açıklaması kamuoyunda büyük infial yarattı. Bakan Yumaklı, Bursa ve Karabük’te günlerdir süren yangınlara ilişkin “Bir yerden bir yere gidene kadar saatler, hatta günler geçiyor” sözleriyle çaresizlik savunusu yaparken, aynı iktidarın Pegasus Hava Yolları’na 44 uçaklık dev bir teşvik sunduğu ortaya çıkmıştı.

Bakan: “Cebimizde uçak yok”
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, yangınlara ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin hangi noktasında ne olacağını şimdiden bilemeyiz. Cebimizde uçak, arazöz yok. Hele bir de rüzgar varsa, kontrol altına almak saatler, hatta günler sürüyor” dedi. Bu ifadeler, özellikle sosyal medyada büyük tepki topladı. Kullanıcılar, 2022 yılında kamuoyuna duyurulan gece görüşlü helikopterlerin nerede olduğunu, yeterli ekipmanların neden hazır edilmediğini sordu.
Aynı hükümet, Pegasus’a 44 uçaklık teşvik verdi
Bakan Yumaklı’nın “cepsizlik” savunması, kamu kaynaklarının nasıl ve kime aktarıldığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Evrensel Gazetesi yazarlarından Uğur Yıldız’ın 28 Mart tarihli özel haberine göre, Ali Sabancı’ya ait Pegasus Hava Yolları’na satın aldığı 44 yeni uçak için devlet eliyle milyarlarca liralık teşvik sağlandı. Şirketin 34 milyar TL net kâr ettiği belirtilen son iki yılda, uçakların toplam maliyeti olan 167 milyar TL’lik tutar, büyük oranda vergi indirimleriyle karşılandı.
Bu teşvikler, 2009 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe giren “Yatırım Teşvik Programı” kapsamında hayata geçirildi. Pegasus, neredeyse hiç öz kaynak kullanmadan bu dev yatırımı gerçekleştirdi. Kamuoyunun “bizim cebimizde uçak yok ama Pegasus’un cebine uçak dolmuş” tepkisi, haklı bir öfkeyi yansıtıyor.
Her yıl aynı senaryo: Uçak yok, hazırlık yok, koordinasyon yok
Orman yangınlarıyla mücadelede yaşanan yetersizlik ise yeni değil. Her yıl yaz aylarında yaşanan felaketler, benzer gerekçelerle geçiştiriliyor. Türkiye’nin orman yangınlarına karşı yangın uçak filosu yıllardır tartışma konusu. Türk Hava Kurumu’nun (THK) elinde bulunan ve bakım yapılmadığı için atıl bırakılan uçaklar, bir dönem kamuoyunun gündemine gelmişti. Ancak aradan geçen yıllara rağmen, yangınlara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edilebilecek güçlü bir filo oluşturulmadı.
“Ciğerlerimiz yanıyor, hükümet seyrediyor”
Yangınların büyümesinde yalnızca hava araçlarının eksikliği değil, aynı zamanda eğitimli ekipman eksikliği, koordinasyon zaafları ve erken uyarı sistemlerinin yetersizliği de etkili oluyor. Uzmanlar, yıllardır “yangın sezonu” başlamadan önce alınması gereken önlemleri sıralıyor; ancak hükümet yine “yangınla öğrenme” alışkanlığını sürdürüyor.
Sosyal medya ayağa kalktı: Teşvik uçağa var, ormana yok
Bakan Yumaklı’nın sözleri, özellikle sosyal medya kullanıcıları tarafından şu yorumlarla eleştirildi: “Pegasus’a 44 uçak hediye eden devlet, ormanlar yanarken uçak bulamıyor. Utanç verici.” “Her yıl aynı hikaye: Uçak yok, helikopter yetersiz, koordinasyon yok. Peki bu işin sorumlusu kim?”Kâr eden şirkete uçak var ama Türkiye’nin ormanlarına yok. Cepler sermaye için, ciğerler halk için yanıyor.”
Muhalefetten sert tepki
CHP’li ve TİP’li milletvekilleri ise hükümeti kamu kaynaklarını yandaş sermayeye aktarmakla suçladı. “Yangınla mücadelede sorumluluk almayan iktidar, teşvikte bonkörlüğüyle övünüyor” diyen muhalefet temsilcileri, ormanları korumak için acil olarak kalıcı hava filosu kurulması çağrısında bulundu.


