31 Mart seçimlerinde CHP çatısı altında 32 yıllık hakimiyete son vererek göreve gelen Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün, beraberindeki 4 belediye meclis üyesiyle birlikte resmen AKP saflarına katılması; ilçe kamuoyunda, seçmen nezdinde ve tüm siyasi çevrelerde büyük bir tepki ve öfke dalgasıyla karşılandı.
Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle katılımını resmiyete döken ve rozeti bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takılan Bingöl’e; CHP’li meclis üyeleri Eyüp Sunar, Arzu Yelken, Osman Bilgin ve Özcan Türk de eşlik etti. Bu katılımlarla birlikte Tuzla Belediyesi Meclisi’ndeki çoğunluk da Cumhur İttifakı’na geçmiş oldu. Sandıkta “değişim” ve “şeffaf yönetim” ve “hesap sorma ” vaadiyle oy toplayan yönetimin saf değiştirmesi, seçmen iradesinin açık bir gaspı olarak değerlendirildi.
Siyasi Partilerden Ortak Duruş: “Seçmen İradesine Büyük Saygısızlık”
Tuzla’da faaliyet gösteren siyasi partilerin ilçe başkanları ve temsilcileri gazetemiz Çağdaş Tuzla’ya, Eren Ali Bingöl’ün AKP’ye katılım kararına karşı sert ve net açıklamalarda bulundular:
Saadet Partisi Tuzla İlçe Başkanı Resul Kılıç: “Kırk yıl boyunca bir partinin kimliğiyle siyaset yapıp, halkın oyuyla seçildikten sonra bir gecede başka bir partiye geçmek ne siyasi ahlakla ne de demokrasiyle bağdaşır.
Seçmenin verdiği oy kişilere değil; ilkelere ve programa verilmiş bir emanettir. Dün savunduğunu bugün inkâr eden bu anlayış topluma sadece güvensizlik üretir. Bu geçiş Tuzla seçmenine yapılmış büyük bir saygısızlık ve ilkesizliktir.”
İYİ Parti Tuzla İlçe Başkanı Recep Karaot: “Tuzla’da düğme baştan yanlış iliklendi… Bu sonuçların doğması da son derece normaldir. Siyaset güvenle yapılan bir iş.
Tuzla halkı iradesini belli etmiş; şeffaflık vaat eden ve her türlü yolsuzluğun üzerine gideceğini iddia eden Eren Ali Bingöl’ü başkan seçmiştir. Vaatlerini yerine getirmek yerine halkın iradesine saygı göstermemesi kabul edilemez. Biz bu durumu partilerin kendi iç işi olarak göremiyoruz; çünkü bu hepimizin geleceğini doğrudan ilgilendiren bir geçiştir. Toplum böylesi durumlarda var olan umudunu da kaybediyor.”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Tuzla İlçe Örgütü: “Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AKP’ye geçmesi, yalnızca bir parti değişikliği değil; değişim umuduyla sandığa giden binlerce Tuzlalının iradesine açıkça ihanet edilmesidir.
Yerel seçimlerde TİP olarak desteğimiz kişilere değil; halkın değişim talebine, kamucu ve halkçı bir belediyecilik anlayışınaydı. Bugün AKP’nin rant düzenine karşı verilen oylar yine o düzenin hizmetine sunulmuştur. Halkın iradesini pazarlık konusu yapanların değil; emeğin ve adaletin tarafındayız.”
Emek Partisi (EMEP) Tuzla İlçe Örgütü: “Tuzla’da AKP’li Şadi Yazıcı döneminde yapılan kaçak yapılar ve ortaya çıkan sorunlar karşısında Eren Ali Bingöl, halkın yaşadığı tüm sorunları İBB’ye yıkmaya çalışarak, tutuklanmamak için AKP’ye geçme planları yapmıştır.
Tuzlalı işçi ve emekçilerin oylarıyla seçilip, tek adam iktidarına karşı mücadele etmek yerine AKP’ye geçerek çözüm arayan bu kirli zihniyeti kabul etmiyoruz.”
Eski CHP Tuzla İlçe Başkanı Hasan Ulvi Zengin: “2020-2026 yılları arasında birlikte yol yürüdüğüm, Tuzla Belediye Başkanı seçildikten sonra ise gizli bir ajandası olduğunu ne yazık ki fark edemediğim Eren Ali Bingöl adına tüm Tuzla halkından bütün kalbimle özür diliyorum.
Böyle yol arkadaşlığı olmaz olsun!”
Meclis Üyelerinden Sert Tepki: “Sözlerimizi ve Umutları Boşa Çıkardılar”
Eren Ali Bingöl ile birlikte yola çıkan ancak ilkelerine bağlı kalarak tepki gösteren Tuzla Belediyesi Meclis Üyeleri de gazeteme yaptıkları açıklamalarda saf değiştirme kararını lanetlediler:
İBB ve Tuzla Belediye Meclis Üyesi Arb. Av. Filiz Akyol Akar: “Önceki dönem AKP’nin yarattığı ve kendisinin de bir süre devam ettirdiği Emsal transferi sorununu AKP’ye geçişine gerekçe yaptı, yetmedi İBB’yi hedef gösterdi… Peki yıllardır devam eden bu sorunun sorumlularını ortaya çıkarmak için neden çaba göstermedi? İBB’nin denetim yapması görevdir. Vatandaşın mağduriyetini siyasi geçişe gerekçe yapmak yerine önce sorumluları ortaya çıkartsın. Tuzla halkının mağduriyeti kimsenin siyasi kariyer malzemesi değildir.”
Tuzla Belediye Meclis Üyesi Kenan Albayrak: “Tuzla bu kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşamamıştı. İlkelerin, vicdanın ve adalet duygusunun yitirildiğinin kanıtıdır. ‘Mecburum’ diyerek veya mağduriyet yaratarak Tuzlalı komşularımızın buna inanacağını beklemek boş bir hayaldir. O makamlara kimse tek başına gelmedi; gece gündüz çalışan fedakâr yol arkadaşlarımızın emeğiyle geldik. Bizim o insanlara sözümüz vardı, yazıklar olsun! Asıl onların emeklerini, hayallerini ve umutlarını boşa çıkardılar. Bu hikaye Tuzla için umutlu gelecek diye başladı, hayal kırıklığı olarak bitti.”
Tuzla Belediye Meclis Üyesi Birsen Tuğsel: “Siyaset, rüzgârın estiği yöne savrulmak değil; şartlar ne olursa olsun inandığı değerlere ve temsil ettiği iradeye sadık kalabilmektir. Bir siyasetçiyi bulunduğu makama taşıyan yalnızca aldığı oylar değil; temsil etmeyi taahhüt ettiği ideoloji ve ilkelerdir. Seçmenin güvenine sırt çevirmek siyasi ahlakla bağdaşmaz. Sözlerimi Şah Hatayi’nin şu sözüyle bitirmek istiyorum: ‘Özün eğriyse, yola zararsın.'”
Tuzla Belediye Meclis Üyesi Orhan Teymur: “Otuz iki yıllık emeği ve binlerce Tuzlalının iradesini kişisel siyasi hesaplara feda etmek, siyasi tercihin ötesinde seçmene karşı büyük bir vefasızlıktır. Bu kararla haddini aşanlar şunu bilmelidir: Tuzlalılar kendilerine verilen sözü de, o sözden dönenleri de unutmaz.Sözlerimi, Şah Hatayi’nin şu sözüyle bitirmek istiyorum: “Özün eğriyse, yola zararsın.”
Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hakan Keleş:: “Kendi beceriksizliği, imar çetesi ile çıkar amaçlı iş tutması ileri derece ihanettir. Bu açıkça zübüklüğün tanımıdır.
Akp iktidarına karşı 32 yıl sonra muhalefetin oylarıyla, emekleriyle ve seçmenin iradesiyle seçilip, sonra o iradeyi başka bir partiye taşımaya kalkmak; milletin emanetine sahip çıkmak değil, resmen ona ihanet etmektir. Bu ihanet kararının hesabını Tuzlalı komşularımız hepsinden soracaktır. Bu omurgasızlık ve hainliğin karşısında susmayacağız.”
Tuzla’da siyasi partilerin, meclis üyelerinin ve vatandaşların önümüzdeki günlerde ortak kitlesel eylemler ve basın açıklamalarıyla tepkilerini daha da yükseltmesi bekleniyor.


