Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

2024’te 18 bin 884 çocuk istismarı suçu işlendi, 15 binden fazla dosya mahkemelere taşındı. Suça sürüklenen çocuk sayısı ise bir yılda yüzde 72 arttı.

Türkiye, çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarında korkunç bir tabloyla karşı karşıya. Adalet Bakanlığı verilerine dayanan resmi istatistiklere göre, 2024 yılında ceza mahkemelerine taşınan çocuk istismarı dosyalarının toplamı 15 bin 227’ye ulaştı. Bu davalarda 18 bin 884 ayrı suç işlendiği kayıt altına alınırken, bu sayı günlük ortalama en az 18 çocuk istismarı vakasına karşılık geliyor.

BirGün gazetesi yazarı Mustafa Bildircin’in haberine göre, sadece 2024 yılı içinde 7 bin 310 sanık, çocukların cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet kararı aldı. Ancak bu dosyaların önemli bir bölümünde cezalar ertelendi ya da beraatla sonuçlandı. Örneğin 393 sanığın cezası “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)” kararıyla ertelendi. Öte yandan 7 bin 109 sanık beraat etti.

İstismarın Boyutu Derinleşiyor

Türk Ceza Kanunu’nun 103’üncü maddesi kapsamında değerlendirilen çocukların cinsel istismarı suçlarında, dava sayısı kadar, mağdurların psikolojik ve toplumsal durumu da büyük bir kaygı konusu. Uzmanlar, çocuk adalet sisteminin “koruyucu” değil “cezalandırıcı” biçimde çalıştığına dikkat çekiyor.

Benzer biçimde, “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçlamasıyla açılan dosyalarda da çarpıcı veriler yer aldı. Bu kapsamda 2 bin 294 farklı suç ceza mahkemelerine taşındı.

Suça Sürüklenen Çocuk Sayısında Patlama

İstismar dosyalarının yanı sıra suça sürüklenen çocuklara ilişkin veriler de dikkat çekici. 2023 yılında suç işlediği iddiasıyla hakim karşısına çıkan çocuk sayısı 78 bin 173 iken, 2024’te bu sayı yüzde 72 artarak 134 bin 383’e yükseldi.

Bu veriler, Türkiye’de çocukların hem istismar mağduru hem de sistemin kurbanı olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Uzmanlar ne diyor?
Çocuk hakları savunucuları ve baro çocuk hakları merkezleri, mahkemelerin HAGB gibi uygulamalarla faillere “fiili cezasızlık” sunduğunu belirtiyor. Aynı zamanda mağdurların yeniden mağduriyet yaşamasını önleyecek sosyal destek mekanizmalarının yeterince işletilmediğini vurguluyorlar.

Exit mobile version