Türkiye’de sol ve sosyalist partiler, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava ve kara saldırılarına ilişkin peş peşe açıklamalar yaparak ortak bir duruş sergiledi. SOL Parti, Türkiye Komünist Partisi (TKP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP) ve sendikalardan KESK gelen açıklamalarda saldırılar: “emperyalist saldırganlık”, “sınır tanımaz haydutluk” ve bölge halklarının iradesine karşı bir saldırı olarak nitelendirildi. Sol partiler, Türkiye’nin NATO üslerinin kapatılması ve yabancı askeri varlığın sonlandırılması çağrısını yineledi.
SOL Parti, sosyal medya üzerinden yayınladığı açıklamada, ABD–İsrail’in saldırılarını “sınırsız eşkıyalık ve emperyalist terör” olarak tanımladı; bölgedeki halkların yıllardır bombardıman altında bırakıldığını belirtti ve “tam bağımsız Türkiye ile tam bağımsız Orta Doğu” çağrısı yaptı. TKP, saldırıları “barbarlık” olarak eleştirerek Türkiye’deki ABD üslerinin kapatılması ve istihbarî desteğin kesilmesi gerektiğini vurguladı. TİP de hava, kara ve deniz sahasının ABD-İsrail’in kullanımına derhal kapatılması gerektiğini savundu. EMEP ise emperyalist ve siyonist saldırganlığı durdurma çağrısı yaparken, Türkiye Komünist Hareketi (TKH): “Emperyalizmin roketini de yobazın karanlığını da reddediyoruz ” dedi. KESK ortak açıklamada savaş ve işgal politikalarını reddetti.
SOL Parti: “Amerika sınırsız bir eşkıyalıkla şimdi de İran’a saldırıyor”
SOL Parti, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, operasyonları “emperyalist saldırganlığın yeni halkası” olarak nitelendirdi. Açıklamada, nükleer tehdit söylemlerinin ve “özgürlük” vurgusunun gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, bu söylemlerin arkasında silah ticareti ve bölgesel hakimiyet hedeflerinin bulunduğu savunuldu. Parti, 7 Ekim’den bu yana Gazze başta olmak üzere Lübnan, Suriye ve Yemen’de süren bombardımanları hatırlatarak, “ABD-İsrail hattının nihai hedefinin bölgeyi dirençsiz bırakmak” olduğunu ifade etti.
SOL Parti açıklamasında, “Amerika sınırsız bir eşkıyalıkla şimdi de İran’a saldırıyor” denilerek, çözümün emperyalist müdahalelere karşı bölge halklarının ortak mücadelesi olduğu vurgulandı. Metin, “Tam bağımsız Türkiye, tam bağımsız Orta Doğu” çağrısıyla sonlandırıldı.
Halkın Kurtuluş Partisi (HKP): “BOP’un İran ayağı devreye sokuluyor”
HKP, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısını “Büyük Ortadoğu Projesi’nin İran ayağının hayata geçirilmesi” olarak değerlendirdi. Açıklamada saldırı, “emperyalist müdahale” olarak tanımlanırken, Türkiye’deki Kürecik Radar Üssü ve NATO altyapısının bu süreçteki rolüne dikkat çekildi. Parti, AKP iktidarını da ABD çizgisinde hareket etmekle suçladı.
HKP, İran’daki mevcut rejime yönelik eleştirilerden bağımsız olarak dış askeri müdahaleye karşı olduklarını belirtti ve “İran halkının yanında olduklarını” açıkladı. Parti, ABD ve İsrail’e karşı İran’ın vereceği karşılıkları desteklediklerini ifade etti.
Türkiye İşçi Partisi (TİP): “Hava, kara ve deniz sahası derhal kapatılmalı”
TİP, saldırıyı “açık bir emperyalist saldırganlık” olarak nitelendirdi. Açıklamada, İran’daki rejimle mücadelenin İran halkının işi olduğu vurgulanırken, bölgedeki en büyük tehdidin ABD ve İsrail askeri varlığı olduğu belirtildi.
Parti, Türkiye’ye somut çağrılarda bulundu: Hava, kara ve deniz sahasının ABD ve İsrail kullanımına kapatılması, Konya 3. Ana Jet Üssü başta olmak üzere NATO üslerinin statüsünün değiştirilmesi ve Türkiye’nin NATO zirvesine ev sahipliği yapmaması gerektiği ifade edildi.
Türkiye Komünist Partisi (TKP): “Bu haydutluk püskürtülmelidir”
TKP, ABD ve İsrail’in saldırısını “barbar ve emperyalist bir müdahale” olarak tanımladı. Açıklamada, “Bu saldırı sadece İran’ı değil tüm bölge halklarını hedef almaktadır” denildi ve Türkiye’nin bu saldırıların üssü haline getirilmemesi gerektiği vurgulandı.
Parti, ülkedeki ABD üslerinin kapatılması ve istihbari desteğin sonlandırılması çağrısında bulundu. TKP, “Bu saldırıya karşı İran halkının yanındayız. Bu haydutluk püskürtülmelidir” ifadelerini kullandı.
Emek Partisi (EMEP): “Savaş ve yoksulluk aynı düzenin ürünü”
EMEP, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını protesto etti. Parti, emperyalist müdahalelerin bölge halklarını yoksullaştırdığını ve savaş politikaları ile özelleştirme politikalarının aynı sistemin iki yüzü olduğunu belirtti.
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Türkiye iktidarını da eleştirerek NATO’dan çıkılması ve ülkedeki ABD üslerinin kapatılması çağrısı yaptı. Parti, “İranlı işçi ve emekçilerin yanındayız” mesajı verdi.
DEM Parti: “Üçüncü yol mümkündür”
DEM Parti MYK açıklamasında, saldırıların bölgesel sonuçlarına dikkat çekti. Parti, dış müdahalelerin İran’daki demokrasi taleplerine hizmet etmeyeceğini, aksine yeni bir bağımlılık düzeni yaratma riskini barındırdığını ifade etti.
Açıklamada, İran’daki mevcut rejimin baskıcı uygulamaları da hatırlatılarak, değişimin dış müdahaleyle değil halkların ortak iradesiyle gerçekleşmesi gerektiği vurgulandı. DEM Parti, “diyalog ve müzakere” çağrısı yaptı.
Türkiye Komünist Hareketi (TKH): “Emperyalizmin roketini de yobazın karanlığını da reddediyoruz”
TKH, İran’daki şeriat rejiminin baskıcı niteliğine dikkat çekerken, emperyalist müdahaleye de net biçimde karşı çıktı. Parti, İran halkının hem gericiliğe hem de emperyalizme karşı mücadele etmesi gerektiğini savundu.
Açıklamada, ABD’nin ekonomik ambargolarının da İran halkını yoksullaştırdığı belirtilerek, çözümün “ulusal, laik ve anti-emperyalist bir cephe”nin örgütlenmesi olduğu ifade edildi.
KESK: “Savaş ve işgal politikalarını reddediyoruz”
KESK Yürütme Kurulu da yaptığı yazılı açıklamada, ABD–İsrail’in İran’a dönük saldırısını kınadı. Açıklamada, Irak’tan Afganistan’a, Libya’dan Latin Amerika’ya kadar uzanan müdahalelerin benzer gerekçelerle yürütüldüğü hatırlatılarak, sonuçlarının “işgal, talan ve halkların yoksullaşması” olduğu belirtildi. İran’a yönelik saldırının da aynı zincirin yeni bir halkası olduğu ifade edildi.
KESK, İran’daki mevcut rejimin baskıcı uygulamalarının emperyalist müdahaleye gerekçe olamayacağını vurgulayarak, “Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez; yalnızca bağımlılaştırır” değerlendirmesinde bulundu. Açıklamada, savaş ve işgal politikalarına karşı barışın, militarizme karşı halkların ve emekçilerin birleşik mücadelesinin savunulmaya devam edileceği kaydedildi.


