TELE1’e atanan kayyıma karşı tepkiler büyüyor. DEM Parti, TİP, EMEP, TÖP, EHP, SMF ve CHP temsilcileri, gözaltındaki Merdan Yanardağ’a ve TELE1 çalışanlarına destek için kanalı ziyaret ederek ortak bir açıklama yaptı: “Gerçekleri susturamayacaksınız. Kayyımın ne olduğunu çok iyi biliyoruz ve buna karşı mücadele edeceğiz.”
Partiler TELE1’de buluştu
Esenyurt’ta bugün yapılacak “Emek, Barış, Adalet ve Özgürlük” mitingi öncesinde parti yöneticileri TELE1’i ziyaret etti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TİP Genel Başkanı Erkan Baş, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ve TÖP Sözcüler Kurulu üyesi Juliana Gözen, kanal yöneticilerinden bilgi aldıktan sonra bina önünde ortak açıklama yaptı.

Bakırhan: “Kayyımın ne olduğunu çok iyi bilerek buna karşı çıkıyoruz”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’nin ifade özgürlüğü açısından en karanlık dönemlerinden birinden geçtiğini vurguladı: “TELE1, hak arayanın, ezilenin, doğanın, kadının sesi oldu. Şimdi o sesi kısmak istiyorlar.
Biz, kayyımın ne anlama geldiğini çok iyi bilen bir halkız. Geçmişte de çanak antenlerimizi kırdılar, şimdi ekranlarımızı karartmak istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.”
Öztürk: “Bir televizyon kanalına kayyım atanmasını asla kabul etmiyoruz”
EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, TELE1’e yapılan müdahaleyi “ifade özgürlüğüne açık bir saldırı” olarak niteledi: “Bir televizyon kanalına kayyım atanıyorsa, o ülkede demokrasiden söz edilemez.
Bu mücadeleyi Merdan Yanardağ ile birlikte sürdüreceğiz.”
Aslan: “Önce kapatıyorlar, sonra suç icat ediyorlar”

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, yaşananları “yargısız infaz” olarak tanımladı: “TELE1’e kayyım atamak, halkın haber alma hakkına saldırıdır.
Önce kapatıyorlar, sonra suç delilleri üretmeye çalışıyorlar.
Casusluk suçlaması, Saray rejiminin kendini aklama çabasıdır.”
Gözen: “Bir gerçek karşısında yenileceksiniz”
TÖP Sözcüler Kurulu üyesi Juliana Gözen de iktidarın hukuksuzluğuna dikkat çekti: “Henüz gözaltı süreci tamamlanmadan özgür basın susturulmak isteniyor.
Ama bizi tanıyorlar: Ne gözaltılarla ne kayyımlarla susturulamayız.”
Baş: “Gerçeğin gücü karşısında yenileceksiniz”
TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise, TELE1’e yapılan müdahalenin amacının “gerçeği karartmak” olduğunu söyledi: “Medyanın yüzde 98’i ablukada, milyarlarca lira harcayıp yalanın iktidarını kurmaya çalışan bir rejim var.
Ama TELE1 gibi birkaç kanal, halkın sesini hâlâ duyuruyor.
TOMA’nızla, tankınızla gelseniz de bir gerçeğin karşısında yenileceksiniz: O gerçek halktır.”
Tezcan: “Halkın sesine dönük sistemli bir saldırı var”
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, TELE1’in “mazlumların sesi” olduğunu vurguladı: “Merdan Yanardağ ve TELE1, eşitlik ve özgürlük isteyenlerin sesidir.
Arşiv yayınlarını silmeye çalışmışlar ama TELE1’in gerçek arşivi halkın yüreğindedir.”
TKP: “Yalanlara teslim olmayacağız”

Ayrıca Türkiye Komünist Partisi (TKP) de TELE1 önüne gelerek dayanışma mesajı verdi.
TKP İstanbul İl Başkanı Ahmet Dinçel, “Gerçek casusları değil, gerçekleri anlatanları yargılıyorlar” diyerek şu ifadeyi kullandı: “Merdan Yanardağ yalnız değildir.
Bu ülkenin gazetecileri susmayacak, yalanlara teslim olmayacağız.”
Ne olmuştu?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında “casusluk” suçlamasıyla soruşturma başlattı.
24 Ekim sabahı Yanardağ evinde gözaltına alınırken, akşam saatlerinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kanalı bünyesinde barındıran ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş.’ye kayyım atadı.
Yönetim, daha önce Flash TV ve Ekotürk’e de kayyım olarak atanan Yeni Şafak yazarı İbrahim Paşalı’ya devredildi.
Çağdaş Tuzla yorumu:
Basın özgürlüğüne yönelik bu saldırı, yalnızca TELE1’i değil, halkın haber alma hakkını da hedef alıyor. Bir televizyon kanalına kayyım atanması, Türkiye’de “gerçeklerin sesinin kısılması” anlamına geliyor. Ama tarih gösterdi ki, gerçeğin sesi kayyımla susturulmaz. Gazeteciler, dayanışmayla, halkın vicdanında yeniden konuşur.



