Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri’de görülen İBB davasının ilk celsesinin ardından mahkeme heyetine sert tepki gösterdi. Özel, “Yargılama değil, kendisine verilmiş görevi yapmaya gelmiş bir heyetle karşı karşıyayız” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanın ilk duruşmasının ardından Silivri’de açıklama yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mahkeme heyetinin tutumunu eleştirerek yargılamanın sağlıklı yürütülmediğini söyledi.

Özel, davanın büyüklüğüne dikkat çekerek, ilk günden yaşananların yargı sistemine dair ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti.

“Yargılamayı bile başlatamadılar”

Özel, duruşmada yaşananları değerlendirirken şu ifadeleri kullandı: “Bugün nihayet yargılama başladı demek isterdik. Ancak öyle bir liyakatsizlik, öyle bir iş bilmezlik, öyle bir majestelerinin yargısı olmaya adanmışlık durumuyla karşı karşıyayız ki yargılamayı dahi başlatamadılar.”

Mahkeme heyetinin davayı sağlıklı şekilde yürütemeyeceğini savunan Özel, “Bu heyetin vereceği karara kimsenin inanmayacağı bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi.

“Tecrübesiz bir hakim”

Duruşmada avukatların reddi hakim talebinde bulunduğunu hatırlatan Özel, davanın büyüklüğüne rağmen heyetin deneyimsiz olduğunu öne sürdü.

“Türkiye siyasi tarihinin en büyük birkaç davasından biri. Böyle bir dava tecrübe ister. Bugün kürsüdeki hakim birinci sınıfa ayrılmak için gerekli kıdeme sahip değil. Bu kadar tecrübesiz bir hakimle karşı karşıyayız.”

Özel, Ekrem İmamoğlu’nun reddi hakim talebi sırasında söz almak istediğini ancak buna izin verilmediğini belirtti.

“Millet görsün”

Mahkeme heyetinin tavrını eleştiren Özel şöyle konuştu: “İyi ki böyle bir heyet var. Millet görsün bunların ciddiyetini. Millet görsün bu iftiralara karşı nasıl bir heyet tercih edildiğini. Yargılama değil, kendisine verilmiş görevi yapmaya gelmiş bir heyetle karşı karşıyayız.”

“Ciddiyetsiz bir tablo”

Duruşmada yaşanan bazı görüntülere de değinen Özel, heyetin davayı yönetme konusunda yetersiz kaldığını ileri sürdü.

“Devasa bir iddianame var, 2 bin 400 yıl ceza isteniyor. Böyle bir dosyanın içinden çıkması gereken mahkeme heyeti daha mahkemenin kapısını bulamıyor. Birbirlerine takılıyorlar. Milletin önünde cübbe giyen ciddiyetsizlerle karşı karşıyayız.”

AKP’ye çağrı

Özel, açıklamasında iktidara da seslenerek davanın siyasi bir mücadele aracına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. “AK Parti’yi ciddiyete davet ediyorum, ahlaka davet ediyorum. Rakip yeneceğim diye bu kadar haksızlık yapılmaz.”

“Usul, esastan önce gelir”

Bir gazetecinin, Ekrem İmamoğlu’nun kürsüye çıkarak söz istemesiyle ilgili sorusunu da yanıtlayan Özel, bu tavrı doğru bulduğunu belirtti. “Suç örgütü liderliği ile suçlanan, 2 bin 400 yılla yargılanan birisi var ve usul hakkında söz istiyor. Usul esastan önce gelir. Buna rağmen söz verilmedi. 16 milyonluk kentin belediye başkanına ve cumhurbaşkanı adayına bu muamele yapılması kabul edilemez.”

Özel, davanın şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Ben içerideki bu hali millet görsün istiyorum. Kendimize ve avukatlarımıza güveniyoruz. İftiraların çürüyeceğine inanıyoruz.”

******

Özgür Özel’in duruşma sonrası yaptığı açıklama şöyle:

“Yargılamada oyuncu değişikliği varsa, yargılama kurgu demektir. Tiyatro demektir, tekst demektir, hazırlanmış senaryoyu oynatıyorsunuz demektir. Ama bizim annelerimizin gözyaşı gerçek. Çünkü Tayyip Erdoğan’ın iktidarını sürdürmesi üzerine kurgulanmış bir şeyden bahsetmiyoruz. Annelerin gözyaşlarından, eşlerin gözyaşlarından bahsediyoruz. Evlatların anne hasretinden bahsediyoruz. 26 yaşında rahatsız çocukların 40 kişilik koğuşta gün saymasından, annelerin ızdırap çekmesinden bahsediyoruz.

Şaka mı yapıyorsunuz ya?

Oyun mu oynuyorsunuz?

Dalga mı geçiyorsunuz?

İktidar oyunu başka bir şeydir, o siyasette oynanır. Gelin oynayalım! Gelin orada her şeyi yapalım. Ama burası onun yeri değil, mahkemeyi buna alet edemezsiniz. Edemezsiniz!

Yapılan işin tamamı, artık bugün buradan namusum var, vicdanım var, ahlakım var diyen AK Parti’nin, MHP’nin milletvekillerine sesleniyorum: Gelin yarın izleyin şu duruşmayı. ‘Ben bir sevdiğimi bu hakimin adaletine emanet ederim’ derlerse, ben bir daha bu mahkemeye gelmeyeceğim. Gelsinler bir baksınlar şuraya ya.

Adam böyle dünyanın en büyük tırını kullanacak, bisiklet sürmeyi bilmiyor herif. Dünyanın en büyük uçağını indirecek, daha uçurtma uçurtmamış adam. Dalga mı geçiyorsunuz? Böyle saçmalık olur mu? Kendinize gelin!

AK Parti, sizi ciddiyete davet ediyorum, ahlaka davet ediyorum. Bu kadar utanmazlığın dibine vurulmaz. Rakip yeneceğim diye bu kadar haksızlık yapılmaz. Bu vakitten sonra nasıl yapacak? Geldik biz, dünden beri diyoruz. Geldik sessizce izleyeceğiz. Oturduk, izledik. Milletvekili ve aileler dışında -ve birkaç sığabildiği kadarıyla il başkanımız dışında- kimse yok içeride. Belediye başkanları var mı? Yok. Milleti, on binlerce kişiyi bambaşka bir yerde tutuyoruz.

Hadi yap yargılamayı! Yoklama yapmaktan aciz. Soruyor ya ‘Bu mahkeme başladı mı?’ sorusuna cevap verin der mi ya? 30 tane avukat aynı soruyu sordu. Bu vakitten sonra vicdanı olan herkes dönsün de şu tarafa bir baksın. Dönsün bir şu tarafa baksın. Hadi bir yıl boyunca bekleyin mahkeme gelecek, bekleyin mahkeme… Ne diyeceğim şimdi ben bu eşlere, annelere, çocuklara? E geldi mahkeme…”

Exit mobile version