Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Tuzla Belediye Meclisi’ndeki gerilimli atmosfer, CHP Meclis Üyesi Kubilay Yıldız’ın kürsüden yönelttiği sarsıcı soru ve tespitlerle zirveye tırmandı. Seçim sürecinde sokak sokak birlikte çalıştıklarını hatırlatan Yıldız, iktidar saflarına geçen Belediye Başkanı’na geçmişte teknik başkan yardımcısı üzerinden kurulan “asrın yolsuzluğu” söylemlerini yüzüne vurarak sert sorular sordu.

“Biz Bu Yola Birlikte Çıktık, Vatandaş AKP Anlayışından Bıktığı İçin 19 Bin Fark Attı”

Konuşmasının başında meclisteki yüksek tansiyonu “eşyanın tabiatı gereği normal” olarak nitelendiren Kubilay Yıldız, 31 Mart seçim zaferinin arka planını şu sözlerle hatırlattı: “Sayın Belediye Başkanı ile biz bu yola herkes bilsin ki hep beraber çıktık. Birlikte çıkarken Sayın Başkan, AK Parti zihniyetinin ve anlayışının bu ilçeyi ne kadar kötü yönettiğini, kendisinin ise ne kadar iyi yöneteceğini anlatarak vatandaştan oy istedi. Vatandaş da Tuzla’da bu durumdan bıkmış olacak ki 19.000 oy farkıyla kendisini seçti. Biz de bundan gururluyduk, mutluyduk; çünkü sokak sokak çalıştık.”

“Teknik Başkan Yardımcınız Bize ‘Burada Asrın Yolsuzluğu Var’ Demişti!”

CHP’li belediye başkanlığı döneminde basına ve meclise yansıyan usulsüzlük iddialarını tekrar günden getiren Yıldız, Belediye Başkanı’nın o dönemki yakın kurmaylarının sözlerini meclis tutanaklarına geçirdi: “Sayın Başkan, Cumhuriyet Halk Partisi’nden seçildiğiniz dönemde defaatle burada çok büyük yolsuzluklar olduğunu ve sonuna kadar üzerine gideceğinizi ikrar etmiştiniz. Hatta sizin o zamanki teknik başkan yardımcınız bana bizzat, ‘Kubilay Bey, burada asrın yolsuzluğu var’ dedi. Biz de ‘Haklısınız, sonuna kadar gidin, vatandaşın hakkını savunun’ dedik.”

“Şimdi O Usulsüzlükleri Yapanlarla Kol Kola mı Yürüyorsunuz?”

Geçmişte “yolsuzluk” denilerek eleştirilen anlayış ile bugün aynı çatı altında bulunulmasını sorgulayan Yıldız, konuşmasını şu yakıcı sorularla tamamladı: “Şimdi soruyorum Sayın Başkan: Bu yolsuzluğu, bu usulsüzlüğü kim yapmış? Hangi parti, hangi belediye başkanı yapmış? Siz bu usulsüzlüklerin önüne geçeceğiz diyerek CHP’den seçildiniz. Şimdi dönüp, o usulsüzlükleri yaptığını iddia ettiğiniz anlayışla kol kola mı yürüyorsunuz? Farklı bir belediyecilik vaat ederek seçim kazandınız, peki şimdi ne değişti?”

Tuzla Meclisi’nde Belge Savaşı: CHP’li Kubilay Yıldız’dan İBB Teftiş ve Emsal Transferi İfşaatı!

Tuzla Belediye Meclisi oturumu, gerginliğin ardından CHP Meclis Üyesi Kubilay Yıldız’ın kürsüye getirdiği resmi yazışmalar ve belgelerle yeni bir boyut kazandı. Bir önceki oturumda yaşanan kavgalı anlardan duyduğu üzüntüyü dile getirerek sözlerine başlayan Yıldız, İBB’nin geçmiş dönem imar uygulamalarını denetleme çabalarının nasıl engellendiğini belgeleriyle kameraya göstererek ifşa etti.

“Kurumları İlgilendirmiyorsa Neden Bağımsız Kalmayıp AKP’ye Geçtiniz?”

Belediye Başkanı’nın parti değiştirme gerekçesini eleştiren Yıldız, “kurumlar değil şahıslar sorumludur” söylemindeki çelişkiye dikkat çekti: “Siz seçim çalışmalarında farklı bir iradenin temsilcisiydiniz. Bu seçmenden, şu anda katıldığınız partinin uygulamalarını eleştirerek oy istediniz. Siyasi tercihinizde elbette özgürsünüz ama topluma verilecek bir cevap vardır. ‘Yolsuzluklar kurumları ilgilendirmez, şahıslarla alakalıdır’ dediniz. Peki, madem kurumları ilgilendirmiyordu, neden bağımsız kalmayı tercih etmediniz? Neden sokakta en üst perdeden eleştirdiğiniz bir yapıya katıldınız?”

Belgeler Mecliste Havada Uçuştu: “İBB Denetlemek İstedi, Eski Yönetim Vermedi!”

Belediye Başkanı’nın “İBB Teftiş Kurulu 2019-2024 arasında görevini yapmadı” iddiasını elindeki resmi belgelerle çürüten Yıldız, oturumda kameralara iki farklı resmi yazı sundu:

  • İBB’nin Denetim Yazısı (19.02.2024): İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gökhan Akgün imzalı yazıda, Büyükşehir Belediyesi’nin ilçe belediyelerindeki imar uygulamalarını denetlemeye yetkili olduğu, bu kapsamda her türlü bilgi ve belgenin 15 gün içinde İBB’ye teslim edilmesi gerektiği hatırlatıldı.
  • Tuzla Belediyesi’nin Ret Cevabı (18.02.2024): Dönemin AK Partili Tuzla Belediyesi yönetiminin ve bürokratlarının verdiği yanıtta ise; 2017-2024 yılları arasındaki 3.839 adet emsal transferi ve imar dosyasının 15 gün içinde hazırlanmasının mümkün olmadığı, bu evrakların verilmesinin belediye işleyişini aksatacağı iddia edilerek denetim talebi geri çevrildi.

“Millet Adalet Bekler: Şadi Yazıcı ve Bürokratları İçin Adliye Yolu Görünmüştür!”

Hukuki süreçlerin imar planı tadilatlarıyla örtülemeyeceğini belirten Kubilay Yıldız, iddiaların üzerine cesaretle gidilmesi gerektiğini vurguladı: “Sayın Başkan, mademki hukukla imar planı yapmayı birbirinden ayırıyoruz, o zaman hukuku önceleyelim! Millet adalet bekler. Şadi Bey ve o dönemin bürokratları hakkında ivedilikle suç duyurusunda bulunulmasını Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına bekleriz. Çünkü imarın yeniden düzenlenmesi, ceza davasındaki hukuki problemleri ortadan kaldırmaz. Siz de Kartal Adliyesi’nin yolunu benden iyi bilirsiniz, yıllarca avukatlık yaptınız.”

“İBB ‘Ev Yıkın’ Demedi: İSKİ ve İGDAŞ’tan Yıkım Emri mi Geldi?”

50 bin insanı evsiz bırakacak, intihara sürükleyecek diye çok ciddi iddialarda bulundunuz. İGDAŞ ve İSKİ sizin bu açıklamanız üzerine yazı yazarak, suların ve elektriğin kesilmesi yönünde Tuzla Belediyesi’ne yazılı bir evrak göndermediklerini bildirdiler. Size gelen sadece bir teftiş kurulu raporudur; teftiş raporu bir itham ya da yıkım emri değildir. İBB bürokratlarından direkt bir yıkım talimatı mı geldi ki halkı bu şekilde korkutuyorsunuz?”

Encümen Kararları ve Mühürleme Sorusu: “Usulsüz İnşaatlar Devam Ediyor mu?”

İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddeleri ile encümen kararları üzerinden somut sorular yönelten Yıldız , meclis konuşmasını şu kritik başlıklarla tamamladı: “3242 uygulayıp imar cezası kestiğiniz ama Tuzla’da yıkmadığınız kaçak yapı var mıdır? Encümen kararlarını kendiniz iptal ettiğinizi ve konuyu durdurduğunuzu söylediniz. Peki, encümen kararlarını iptal ettiğiniz o binalarda mühürlemeye gittiniz mi? İnşaatı devam eden, iskan sürecine gelen veya emsal transferi bitmiş olmasına rağmen imalatına hâlâ devam edilen binalar var mıdır, yok mudur? Eğer encümen kararları iptal edildiği halde o inşaatlar yükselmeye devam ediyorsa, orada durup düşünmek gerekir!”

Tuzla Meclisi’nde CHP’li Kubilay Yıldız’dan Son Salvo: “Siz Bize ‘Bu İşi İBB İle Çözüyoruz’ Diyordunuz, Ne Değişti de İBB’yi Hedef Aldınız?”

Tuzla Belediye Meclisi’ndeki gerilimli oturum, CHP Meclis Üyesi Kubilay Yıldız’ın, iktidar partisine katılan Belediye Başkanı’nın geçmiş söylemleri ile bugünkü tutumu arasındaki çelişkileri meclis tutanaklarına geçirmesiyle son buldu. Geçmişte yapılan grup toplantılarında verilen sözleri, Murat Kurum ve İBB bürokratlarına edilen teşekkürleri hatırlatan Yıldız, İBB Teftiş Kurulu’nun usulsüzlüklere karşı suç duyurusunda bulunmasının bir hukuk devletinde en doğal adım olduğunu vurguladı.

“Grup Toplantılarında ‘5 Ay Sabredin, İBB İle Çözüyoruz’ Diyen Sizdiniz!”

Seçimden sonraki süreçte Belediye Başkanı’nın hem İBB hem de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde çözümler ürettiğini söylediğini hatırlatan Kubilay Yıldız, meclis sıralarına doğrudan seslendi: “2,5 yıldır meclis üyelerine ve vatandaşa ‘Bu hafta çözüyoruz, 5 ay sabredin, Bakanlığa gittim, İBB ile görüştüm, bu iş bitiyor’ diyordunuz. Hatta meclis salonunda AK Parti grubundan Murat Bey de dahil olmak üzere İBB bürokratlarına, Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’a teşekkürler havada uçuşmuştu. O gün size bu kadar yardımcı olan İBB, durup dururken neden vatandaşın mağdur olacağı bir sürece girsin? Bunu vatandaşın vicdanına bırakmak lazım.”

“İBB’nin Suç Duyurusunda Bulunması Hukuk Devletinin Gereği Değil midir?”

Belediye Başkanı’nın İBB Teftiş Kurulu raporu ve savcılığa yapılan suç duyuruları üzerinden mağduriyet yaratmaya çalışmasını eleştiren Yıldız, hukuki sürecin işlemesinden korkulmaması gerektiğini ifade etti: “Sizin tespit ettiğiniz ilk andan itibaren o dönemin bürokratları ve yetkilileri hakkında yaptığınız bir tek suç duyurusu var mı? Çok merak ediyoruz! İBB Teftiş Kurulu raporu üzerinden suç duyurusunda bulunulmasını bir çıkmaz olarak sunuyorsunuz. Bir kamu kurumunun yolsuzluk ve usulsüzlük tespit ettiğinde savcılığa gitmesi, bir hukuk devletinde olması gereken en normal adım değil midir? Ne yapmasını bekliyordunuz, İBB’nin suç duyurusunda bulunmayıp usulsüzlüklerin üstünü örtmesini mi?”

“2,5 Yıl Çabuk Geçer: Gerçek Tabloyu Sandıkta Tuzla Halkı Çizecek!”

Konuşmasının son bölümünde parti değiştiren yönetime uyarıda bulunan Yıldız, sokaktaki gerçek iradenin sandıkta tecelli edeceğini belirterek konuşmasını şu ifadelerle noktaladı: “Siz Tuzla’da vatandaşla kucaklaştığınızı söylüyorsunuz, biz de sokaklardayız. Sizin çizdiğiniz gibi pembe bir tablo yok! Toplum için 2,5 yıl çok uzun bir süre değil. Tıpkı Şadi Bey’in seçimi kaybettiği dönemde vatandaşın sandıkta yanıt vermesi gibi, sizin bu iddialarınızı da sandıkta çürütebilirler. Eleştiriden korkmamak, açık olmak lazım. Cumhuriyet Halk Partisi, kimden gelirse gelsin her türlü usulsüzlüğün ve yolsuzluğun karşısında dimdik durmaya devam edecektir!”

“Biz Gölgede Savaşmaya Alışığız, Kulluğu Yok Edeceğiz!”

Tuzla Belediye Meclisi oturumu, CHP Meclis Üyesi Kubilay Yıldız’ın kürsüden edebiyat ve tarih referanslarıyla bezeli, adeta bir demokrasi manifestosu niteliği taşıyan konuşmasıyla sarsıldı. İktidar saflarına katılan Belediye Başkanı’na “baskı ve hukuksuzluk şemsiyesi altına sığınma” eleştirisinde bulunan Yıldız; 300 Spartalı’nın tarihi “Gölgede savaşırız” sözünden İlhan Berk’in dizelerine uzanan konuşmasında, partisine yönelik tehdit ve baskılara asla geçit vermeyeceklerini vurguladı.

“Biz Sıçrayan Çekirgeler Değiliz!”

Konuşmasının başında iktidar siyasetçilerinin geçmişteki sözlerine ve siyasi sığınma reflekslerine göndermede bulunan Yıldız, CHP’nin siyaset yapma koşullarının zorluğuna dikkat çekti:” Biz Melih Gökçek’in söylediği gibi sıçrayan çekirgeler değiliz! Hani ’50 kere sıçradım, çekirge 3 kere sıçrar’ demişti ya… Biz öyle bir hukuksal koruma kalkanının, öyle bir baskının altında siyaset yapmıyoruz. Cumhuriyet Halk Partililerin siyaset yaptığı koşullar zindanlardır, gözaltılardır, hukuksuzluklardır. Siz daha az önce o hukuksuzluğa uğrayan arkadaşlarımızın ismini zikredip selam gönderdiniz. Demek ki onların bir gadre uğradığını vicdanen siz de biliyorsunuz. Ama şimdi tutup, o hukuksuzluğu yaratan siyasi iklimin içerisine katıldınız!”

“Hapishaneler İkinci Evimizdir; Herkes Bizim Gibi Bedel Ödeyebilir mi?”

Sırrı Süreyya Önder ve Melih Gökçek örnekleri üzerinden Türkiye’deki siyasi ve mali yozlaşmayı eleştiren Yıldız, CHP kadrolarının her türlü bedeli ödemeye hazır olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sizin söylemiş olduğunuz korku, tehdit ya da üstü kapalı hakaretlere geçit verecek hiçbir siyasi arkadaşım yoktur, hepsinin adına teminat veririm. Biz vatandaş olarak iyi hizmetinizin elbette yanında oluruz ama usulsüzlüğün ve baskının karşısında dururuz. Hapishaneler bizim ikinci evimizdir, gider yatarız! Ama Sırrı Süreyya Önder’in dedigi gibi: ‘Herkes bizim gibi bu bedeli kolay öder mi?’ Ödemek istemeyenler işte oğullarının üzerinden 8,5 milyon dolarları, 9,5 milyon euroları yurt dışına kaçırıyor! Türkiye’de hala direnenler var.”

300 Spartalı Ve İlhan Berk’li Manifesto: “Biz Kulluğu Yok Etmeye Geldik!”

Konuşmasını salonda derin bir iz bırakan tarihi ve edebi alıntılarla tamamlayan Kubilay Yıldız, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş misyonunu hatırlatarak meydan okudu: “300 Spartalı’da Pers ordularına karşı Leonidas’a ‘Persler ok attığında güneş kapanacak’ dediklerinde komutan, ‘O zaman biz de gölgede savaşırız’ der. Biz gölgede savaşmaya alışık bir siyasi topluluğuz! Şair İlhan Berk’in dediği gibi: ‘Bu dünyada en güzel şey zulmün üstüne seferdi… Cihanda en güzel şey kulluğu yok etmekti.’ Biz kulluğu yok etmiş, bu Cumhuriyeti inşa etmiş kurucu partiyiz. Hangi şartta olursa olsun baskıyla, zulümle insanları kullaştırmaya çalışan her anlayışa karşı hukuk çerçevesinde direnmeye devam edeceğiz!”

Exit mobile version