ABD yönetiminin Küba’ya yönelik yeni yaptırım kararının ardından Türkiye’de José Martí Küba Dostluk Derneği “Küba’dan elinizi çekin!” başlığıyla geniş kapsamlı bir imza kampanyası başlattı. Kampanyada, Küba’ya yönelik 60 yılı aşkın süredir devam eden ablukanın son bulması talep edilirken, son kararın özellikle sağlık, eğitim ve üretim alanlarını doğrudan hedef aldığı vurgulandı.
Kampanya metninde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı tarafından Ocak ayı sonunda imzalanan ve Küba’ya petrol ihracını fiilen imkansız hale getirdiği belirtilen kararnameye dikkat çekildi. Bu adımın hastanelerin işleyişini, okulların ısınma ve ulaşım imkanlarını, üretim ve dağıtım zincirlerini doğrudan etkilediği ifade edildi. İmza metninde, ablukanın artık bir soykırım politikasına dönüştüğü vurgulanarak dayanışma çağrısı yapıldı.
“Abluka insanlık dışıdır”
Metinde şu ifadeler yer aldı: “Küba halkına karşı on yıllardır sürdürülen abluka artık açık bir soykırım politikasına dönüşmüştür. Bu karar, Kübalı yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimini kısıtlamakta, çocukların eğitim hakkını gasp etmekte ve ülkenin kalkınma olanaklarını bilinçli biçimde tahrip etmektedir.”
Kampanya çağrısında, Küba halkının yalnızca kendi egemenliğini değil, “insanlığın onurunu” savunduğu belirtilerek uluslararası dayanışma vurgusu yapıldı.
Dayanışma çağrısı
“Biz, Küba’nın dostları olarak, insanlık dışı abluka politikalarının derhal son bulmasını talep ediyoruz” denilen metinde, sosyalist Küba’yı savunmak için imza kampanyasına katılım çağrısı yapıldı.
Çağrının sonunda ise şu mesaj yer aldı: “Küba yalnız değildir, asla yalnız kalmayacaktır.” Çağrıya katılan her meslek grubundan binlerce kişi ilk imzacılar olarak yayınlandı.
Kampanyanın önümüzdeki günlerde farklı kentlerde basın açıklamaları ve dayanışma etkinlikleriyle büyütülmesi planlanıyor. İmza sürecinin hem fiziki stantlar hem de dijital platformlar üzerinden sürdürüleceği bildirildi.

Küba’ya uygulanan abluka, 1960’ların başında Amerika Birleşik Devletleri tarafından başlatılan ve aradan geçen 60 yılı aşkın sürede farklı yasalar ve başkanlık kararlarıyla ağırlaştırılan kapsamlı ekonomik, ticari ve finansal yaptırımlar bütünüdür.
1959’daki devrim sonrası Küba’nın ABD şirketlerine ait varlıkları kamulaştırması üzerine Washington yönetimi 1960’ta ticari kısıtlamalar getirdi. 1962’de ise ambargo resmen genişletildi.
ABD şirketlerinin Küba ile ticaret yapması yasaklandı. Küba’nın dolar cinsinden finansal işlemleri engellendi. Üçüncü ülkelerin Küba ile ticaretine yaptırım tehdidi getirildi (Helms-Burton Yasası gibi düzenlemelerle). Enerji, yakıt ve yedek parça temini zorlaştırıldı.
Abluka; sağlık ekipmanlarına erişimden ilaç tedarikine, gıda ithalatından enerji arzına kadar birçok alanda ciddi zorluklar yaratıyor. Küba yönetimi ve uluslararası dayanışma örgütleri bu politikayı “kolektif cezalandırma” olarak tanımlıyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1992’den bu yana neredeyse her yıl büyük çoğunlukla ablukanın kaldırılması yönünde karar alıyor.
Abluka, yalnızca iki ülke arasındaki siyasi gerilim değil; doğrudan Küba halkının günlük yaşamını etkileyen uzun soluklu bir ekonomik kuşatma politikasıdır.
İlk imzacılar:








