İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım olarak atanan ve sonrasında partiden ihraç edilen Gürsel Tekin, çağrı heyeti üyeleri Zeki Şen ve Erkan Narsap ile birlikte Sarıyer’deki CHP İstanbul İl Başkanlığı binasında basın toplantısı düzenledi. Tekin, İstanbul İl Kongresi’nin yenilenememesinin sorumluluğunu CHP Genel Merkezi’ne yükledi.
Özel Analiz Dosyası (Bölüm 4): Yargı, Siyaset ve Medya Üçgeni
Gürsel Tekin, çağrı heyetinin mahkeme kararı doğrultusunda görevlendirildiğini belirterek, tek görevlerinin İstanbul İl Kongresi’ni yenilemek olduğunu söyledi. Kongre iradesine ilişkin ciddi sorunlar bulunduğunu savunan Tekin, mahkemenin bu nedenle il yöneticilerinden bilgi ve belge talep ettiğini, ancak bu belgelerin mahkemeye sunulmadığını ifade etti.
Bitmiş bir sürecin, bitmemiş gibi gösterilme çabası
Gürsel Tekin’in aylar sonra ortaya çıkıp yaptığı açıklama, ilk bakışta “kendini savunma” gibi duruyor. Oysa dikkatle bakıldığında, bu çıkışın geçmişi anlatmaktan çok geleceği zorlamaya dönük olduğu görülüyor. Yani mesele “ne oldu?” değil; “ne açık kalsın?”
Hem hukuki , hem siyasi bir boşluk yaratma çabası
Tekin’in bütün açıklaması tek bir cümlede özetlenebilir: “Görevimi yapamadım çünkü yaptırtmadılar.” Bu cümle hukuken bir sonuç üretir mi bilinmez. Ama siyaseten çok işe yarar.
Çünkü şu kapıyı açık bırakır: “Ben başarısız olmadım”, “Süreç bitmedi”, “Sorumluluk bende değil” “Onlar mahkeme kararına uymadılar.”
Yani dosya kapatılmasın, “ileride lazım olabilir” pozisyonunu Gürsel Tekin korumaya çabalıyor.
Mahkemeye dönük gecikmiş bir mesaj
Tekin’in açıklaması kamuoyundan çok, yargıya hitap ediyor. Satır aralarında şu deniyor: “Ben mahkeme kararını uygulamak istedim ama engellendim.” Bu, klasik bir ileriye dönük savunma refleksidir. Bugün değilse yarın, bir dava, bir itiraz, ya da bir karar, “bakın ben söylemiştim” anı için.
Yani basın toplantısı, siyasi bir demeçten çok geç kalmış, mahkemeye postalanan bir dilekçe niteliği taşıyor.
“Bu bir kayyım değil, geçici kuruldur”
Sürecin “yargı darbesi” olarak nitelendirilmesini de eleştiren Tekin, bunun bir darbe olarak tanımlanamayacağını savundu. Mahkemenin çağrı heyetini “tarafsızlık ilkesiyle” görevlendirdiğini söyleyen Tekin, kendilerinin “kayyım” olarak adlandırılmasına da tepki gösterdi.
Tekin, “Bu bir kayyım değildir. Bu bir geçici kuruldur. Geçici kurul ne demektir? ‘Sakatlanmış kongreyi yenileyeceksiniz’, hepsi budur” ifadelerini kullandı.
“Hukuksuzluğu seçim yaparak kapatmak istediler”
Kongrenin yenilenememesinin sorumluluğunun çağrı heyetinde olmadığını savunan Tekin, CHP Genel Merkezi ile sağlıklı bir iletişim kurulamadığını öne sürdü. Yargı kararlarının uygulanması gerektiğini vurgulayan Tekin, şunları söyledi: “45 günde bizim görevimiz kongreyi yapmak ve kongre çağrısını gerçekleştirmekti. Biz bağımsız bir kongre yapacaktık. Ancak buna izin verilmedi. İzin verilmeyince de görevimizi yapamadık. Hukuksuzluğu kendilerine seçim yaparak kapatmak istediler.”
Kongre sürecine ilişkin iddiaların mahkeme dosyalarında açık olduğunu savunan Tekin, delegelere yönelik çeşitli iddialara da dikkat çekerek, “Bir iş insanı çıkıp ‘70 daireyi delegelere verdik’ diyor. Bu kabul edilebilir mi?” diye konuştu.
“Seçim benim açımdan geçersiz değil; ama, onu gidip yargıya sorun”
CHP’nin olağanüstü kongresinde Özgür Çelik’in tek aday olarak seçilmesi ve YSK’nin mazbatayı vermesi hatırlatıldığında ise Tekin, “O kongreyi biz yapmış olsaydık bugün bu sorunların hiçbiri yaşanmayacaktı. Karar defteri çağrı heyetinde, mazbata Özgür Çelik’te”
ifadelerini kullandı.
“Bu durumda seçim sizin için geçersiz mi?” sorusuna Tekin, “Benim açımdan değil, gidip onu yargıya sorun” yanıtını verdi.
“Partiden kopanları yeniden bir araya getireceğiz”
Tekin, parti içinde bazı isimlerin disiplin süreçlerine maruz kaldığını, buna karşılık bazı itirafçı olduklarını söyleyen kişiler hakkında işlem yapılmadığını ileri sürdü. Son iki yılda çok sayıda partilinin istifa ettiğini belirten Tekin, partiyle bağı kopan üyeleri yeniden CHP çatısı altında toplamak için çalışma yürüteceklerini belirtti. Onlara, “Dağılmayın! Çıkmamış candan umut kesilmez! CHP’ye çökme umutlarımızı hala tüketmedik. Mahkeme süreci devam ediyor. Atandığımızda sizleri tekrar partiye üye yapacağız.” mesajı da verdi.


