Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!
Jülide Kural, Kadir İnanır’ın vasiyetini açıkladı: "Bir gün mutlaka sevgilim..."

Türk sinemasının en güçlü aktörlerinden, Anadolu’nun sesini ve duruşunu beyaz perdeye taşıyan Kadir İnanır, arkasında derin bir boşluk ve milyonlarca yaslı yürek bırakarak aramızdan ayrıldı. Sadece bir jön değil; dağları, sokakları, tarlaları ve çarşıları adımlayarak halkın ta kendisi olmuş bir sanat çınarı daha devrildi.

Kadir İnanır, kendi felsefesini şu sözlerle özetlemişti:

“Ben Anadolu’yu bilirim. Karadeniz’in hırçın sularını da, Diyarbakır’ın yakıcı sıcağını da tanırım. Traktör üstünde film çektim, dağlarda yürüdüm, çarşılarda halkla buluştum. Benim yolum sokaktan geçer. Benim sözüm, halkın yüreğinde yer bulur.”

Gerçekten de öyle oldu. Onun sinemadaki ve hayattaki yolu hep sokaktan, hep insandan geçti.

27 Yıllık Bir Hayat Ortaklığı ve Vefa: “Ne Mutlu ki Vedayı Beklemedi”

Kadir İnanır’ın vefatının ardından, sadece sinemadaki yeri değil, hayatı en saf haliyle paylaşabilmenin ne demek olduğunu gösteren o büyük aşk ve sadakat de yeniden hafızalarda canlandı. 27 yıl boyunca onunla aynı yolu yürüyen hayat arkadaşı Jülide Kural, İnanır’ı anlatırken hiçbir zaman onun “yıldızlığından” bahsetmedi; her zaman onun insan tarafını, derinliğini ve şefkatini anlattı.

Jülide Kural’ın hafızalara kazınan şu sözleri, bugün Kadir İnanır’ın gidişiyle çok daha derin bir anlam kazanıyor:

“En temel şey onun güven veren varlığı. Dünyanın bir ucunda da olsa koşup gelecek birkaç insandan biridir.”

“Aslında maçoluk ona yakıştırılmış bir etiket. Benim tanıklık ettiğim, o sert bakışlarının ardındaki en ince, en şefkatli ruhtur.”

“İkimiz de iyi insan olmayı hedefliyoruz. Bizim ilişkimizde iyilik temel girişimdir.”

Bir insan için en değerli sözler, arkasından söylenenler değil, o hayattayken yüzüne sevgiyle haykırılanlardır. Ne mutlu Kadir İnanır’a ki, bu sevgiyi ve vefayı yaşarken de esirgemeyen bir hayat arkadaşına sahipti. Sevgisini söylemek için vedayı beklemediler; 27 yıl boyunca hayatın tam içinde, birbirlerini gerçekten sevdiler ve bunu saklamadılar. Bugün geriye imrenilecek, saygı duyulacak devasa bir aşk hikayesi kaldı.

Sinemadan Bir Kadir İnanır Okulu Geçti

Fatsa’nın Karadeniz hırçınlığından kopup gelen, sinemada emeğin, direnişin, sevginin ve fedakarlığın simgesi olan Kadir İnanır, sinema dünyası için bir aktörden fazlası, adeta bir okuldu. Selvi Boylum Al Yazmalım‘ın İlyas’ı, Tatar Ramazan‘ın adaleti arayan o mağrur duruşu, Anadolu insanının çilesini ve onurunu taşıyan yüzlerce karakteriyle o, Türk halkının ortak hafızasıydı.

Sert bakışlarının ardında her zaman parlayan o gülen gözleri, halkına duyduğu derin sevgi ve sinemaya bıraktığı silinmez izlerle Kadir İnanır, bedenen aramızdan ayrılsa da bu toprakların yüreğinde hep en özel yerinde kalacak.

Çağdaş Tuzla Gazetesi olarak, başta Jülide Kural olmak üzere tüm sevenlerinin ve Türkiye’nin başı sağ olsun diyoruz…

Exit mobile version