Atatürk Görseli
CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Gezi Direnişi’nin 13. yılında Türkiye’nin dört bir yanında anmalar ve buluşmalar düzenlenirken, Gezi’nin bıraktığı izlerin hâlâ milyonlarca insanın hafızasında yaşamaya devam ettiği vurgulandı. Demokrasi, özgürlük ve adalet taleplerinin simgelerinden biri haline gelen Gezi için yurttaşlar 31 Mayıs’ta yeniden Taksim çağrısı yaptı.

13 yıl önce İstanbul’da Gezi Parkı’ndaki birkaç ağacın kesilmesine karşı başlayan itiraz, kısa sürede Türkiye tarihinin en kitlesel toplumsal hareketlerinden birine dönüştü. Bir parkı koruma iradesiyle yükselen ses; adalet, özgürlük, laiklik, eşit yurttaşlık ve yaşam tarzına müdahalelere karşı milyonların ortak itirazına dönüştü.

Gezi günlerinde milyonlarca insan, siyasi görüşü, kimliği, inancı ve yaşam tarzı ne olursa olsun aynı meydanlarda buluştu. Dayanışmanın, birlikte yaşama iradesinin ve demokratik taleplerin yükseldiği günler, Türkiye’nin toplumsal hafızasında silinmez bir iz bıraktı.

“Gezi Bu Ülkenin Vicdan Terazisidir”

Gazeteci Ünsal Ünlü, Gezi’nin yıldönümüne ilişkin yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Ne bu marjinal (!) beşliyi unuttuk ne aşağılık Kabataş yalancıları’nı… En gencinden en yaşlısına kadar milyonlarca sıradan insanın ‘Benim hayatıma karışma’ diye birlikte bağırmasıdır Gezi. Bu toprakların vicdan terazisidir.”

Ünlü, Gezi’de adalet arayanların kararlılığı ile bugün demokrasiye ve halk iradesine sahip çıkanların mücadelesi arasında güçlü bir bağ bulunduğunu vurguladı.

Can Atalay: “Gezi Bu Toprakların Eşitlik, Özgürlük ve Adalet Umududur”

Gezi Davası nedeniyle yıllardır özgürlüğünden mahrum bırakılan Hatay Milletvekili Can Atalay da gönderdiği mesajda Gezi’nin karalanmasına izin vermeyeceklerini belirtti.

Atalay mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Geziciler, bu ülkenin umudu olan insanlar buradalar ve Gezi’de yükselttikleri bayrağı daha da yükseltmeye dostun düşmanın önünde söz veriyorlar. Tarihin yeniden yazılmasına, Gezi’nin karalanmasına, emeğiyle geçinen yurttaşların suçla ilişkilendirilmesine dün izin vermedik, bugün de izin vermeyeceğiz.”

Atalay, Türkiye’de milyonlarca insanın adalet aradığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Eğer bir ülkede herkes adalet istiyorsa bilinmelidir ki o ülkede adaletsizlik yerin kırk kat dibinde saray kurmuş demektir. Ama adaletsizliğin sarayı da zulmü de sonsuza kadar sürmez. Gezi bu toprakların eşitlik, özgürlük ve adalet umududur.”

Halkın Hafızasında Yaşamaya Devam Ediyor

Gezi Direnişi sırasında yaşamını yitiren gençler, yaralananlar, gözaltına alınanlar ve yıllardır süren yargılamalar da yıldönümünde yeniden hatırlandı.

Aradan geçen 13 yıla rağmen Gezi, yalnızca geçmişte yaşanmış bir toplumsal hareket olarak değil; hak aramanın, itiraz etmenin, özgürlük talep etmenin ve dayanışmanın simgesi olarak yaşamaya devam ediyor.

Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran Gezi Direnişi, bugün de milyonlarca insan için başka bir ülkenin mümkün olduğuna dair ortak bir umut ve mücadele çağrısı olmayı sürdürüyor.

31 Mayıs’ta Taksim’e yapılan çağrılar da bu hafızanın ve mücadelenin hâlâ canlı olduğunun göstergesidir.

Exit mobile version