Evrensel gazetesinin X hesabı hakkında “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişim engeli kararı verildi. Yıllardır Tuzla tersanelerindeki işçi ölümlerinden çalışma ve barınma koşullarına, çevre mücadelelerinden imar tartışmalarına kadar ilçenin görmezden gelinen gerçeklerini Türkiye gündemine taşıyan Evrensel’e yönelik bu karar, Tuzla açısından da yalnızca bir sosyal medya hesabının engellenmesi değil. Çünkü Evrensel, yıllardır görülmek istemeyenlerin, Tuzla’da sesi duyulmak istenmeyenlerin, sesine ses katan en önemli gazetelerden biri oldu.
Siyasi iktidarın “Ailem Güvende” adı altında insan hakları ve LGBTİ örgütleri ile hak savunucularına yönelik operasyonlarıyla eş zamanlı devam eden dijital erişim engellerinin son adreslerinden biri Evrensel gazetesi oldu.
Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 13 Eylül 2026 tarihli ve 2026/9112 sayılı kararıyla Evrensel’in yanı sıra Uluslararası Af Örgütü, Barış Akademisyenleri ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneğinin de aralarında bulunduğu çok sayıda X ve Instagram hesabı hakkında erişim engeli kararı verildi. Kararın, 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesinde yer alan “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesine dayandırıldığı bildirildi.
Evrensel’in haberine göre karar henüz X tarafından uygulanmış değil ve @evrenselgzt hesabına Türkiye’den erişim sürüyor.
Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal da erişim engelinin fiilen uygulanması durumunda yeni hesapların kamuoyuna duyurulacağını açıkladı.
Tuzla, Evrensel’i yakından tanıyor

Biz Evrensel’i yalnızca bugün sosyal medya hesabına erişim engeli getirilen bir gazete olarak tanımıyoruz.
Tuzla’nın yakın tarihini bilenler, Evrensel’in bu ilçenin emek, çevre, yaşam ve demokrasi mücadelelerinde nerede durduğunu da bilir.
Tuzla tersanelerinde işçilerin birer birer yaşamını yitirdiği, iş cinayetlerinin neredeyse sıradanlaştırılmaya çalışıldığı yıllarda tersane kapılarından yükselen çığlığın Türkiye’ye ulaşmasına katkı sunan en önemli gazetelerden biri Evrensel’di. İşçilerin yalnızca ölümlerini değil; hangi koşullarda çalıştıklarını, nasıl barındıklarını, güvencesizliği, taşeronlaşmayı, sendikal mücadeleyi ve insan hayatını hiçe sayan çalışma düzenini de gündemde tuttu.
Çünkü Tuzla tersaneleri meselesi yalnızca rakamlardan ibaret değildi. Her rakamın arkasında bir işçi, bir aile, yarım kalmış bir hayat vardı. Evrensel o insanların adlarını, hikâyelerini ve taleplerini haber yaptı.
Tuzla’nın çevre mücadelesinde de Tuzla halkının yanındaydı

Tuzla yalnızca tersanelerdeki iş cinayetleriyle gündeme gelmedi.
Orhanlı’dan Akfırat’a, sanayi bölgelerinden kıyılara kadar çevre ve halk sağlığı sorunları yıllardır bu ilçenin en ağır meselelerinden biri oldu. Zehirli varillerin ortaya çıktığı dönemlerden sanayi kaynaklı çevre sorunlarına, kıyıların ve doğal alanların korunmasından halk sağlığı tartışmalarına kadar pek çok konuda Tuzla halkının verdiği mücadele ülke kamuoyuna taşındı.
Evrensel bu mücadelelerin de en gür seslerinden biriydi.
Biz Çağdaş Tuzla olarak yerelde belgeye dayanarak ortaya çıkarmaya çalıştığımız sorunların ulusal basında görünür olmasının ne kadar önemli olduğunu yaşayarak biliyoruz.
Yerel gazetecinin ulaştığı bir belge, bir işçinin anlattıkları, bir mahallede yükselen itiraz, ulusal basının dayanışmasıyla bazen bütün Türkiye’nin meselesine dönüşebilir.

Evrensel, Çağdaş Tuzla’nın yaptığı haberlere de yıllar boyunca kayıtsız kalmadı. Tuzla’da emeğin, çevrenin, kent hakkının ve kamu yararının söz konusu olduğu pek çok başlıkta yerel basının ortaya çıkardığı gerçeklerin daha geniş kesimlere ulaşmasına katkıda bulundu. Ve hiçbir karşılık beklemeden yalnızca Tuzla halkının çıkarlarını savundu.
Bu nedenle bugün Evrensel’e yönelik erişim engelini uzaktan izlenecek bir gelişme olarak görmüyoruz.
İmar, rant ve kent hakkı mücadelesi!

Bugün Tuzla’nın gündeminde tersaneler kadar başka büyük sorunlar da bulunuyor.
İmar uygulamaları, kent rantı, yeşil alanların geleceği, kıyılar, devlet ormanları, yapılaşma baskısı ve kamu yararının korunması bunların başında geliyor.
Çağdaş Tuzla’nın son dönemde kamuoyuna taşıdığı “hayali emsal transferleri” “Hobi Bahçeleri” başta olmak üzere imar uygulamalarına ilişkin tartışmalar da yerel gazeteciliğin neden yaşamsal olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bir ilçede ortaya çıkarılan usulsüzlük iddiasının belgeleriyle yayımlanabilmesi, sorumlulara soru sorulabilmesi ve ardından bu meselenin ulusal kamuoyunun gündemine taşınabilmesi ancak özgür bir basın ortamıyla mümkündür.
Yerel basının sesi kısılırsa mahallenin sesi kısılır. Ulusal basının sesi kısılırsa o mahallenin çığlığı ülkeye ulaşamaz.
Bu nedenle mesele yalnızca Evrensel Gazetesi değildir. Mesele halkın haber alma hakkıdır.
Metin Göktepe’den bugüne 31 yıllık gazetecilik
Evrensel, yayın hayatı boyunca toplatmalarla, kapatmalarla, soruşturmalarla, davalarla, ilan ambargolarıyla ve ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldı. Muhabiri Metin Göktepe gözaltında polisler tarafından öldürüldü. Ama gazete yayınını sürdürdü. Bugün de dijital çağın yeni sansür yöntemlerinden biri olan sosyal medya erişim engelleriyle karşı karşıya.
Gazeteler değişebilir, yayın araçları değişebilir, matbaanın yanına internet, internetin yanına sosyal medya gelebilir. Ancak gazeteciliğin temel sorusu değişmez:
Halkın bilmesi gereken ne var?

Evrensel’in 31 yıldır sorduğu soru budur. Çağdaş Tuzla’nın 23 yıldır sormaya çalıştığı soru da budur.
Şimdi Tuzla halkının Evrensel Gazetesi’ne sahip çıkma zamanıdır.
Bu nedenle Tuzlalılara da bir çağrımız var.
Hepimizin sağlıklı yaşamını savunan, tersane işçisinin ölümünü haber yapan, işçinin çalışma ve barınma koşullarını gündeme taşıyan, çevre felaketlerini Tuzla topraklarına gömülen zehirli varilleri, arıtmanın kokusunu, Tuzla Ayazması’nın katledilmesini görmezden gelmeyen, halk sağlığını savunan, kent rantını ve imar uygulamalarını sorgulayan, gazetemiz Çağdaş Tuzla ‘nın ortaya çıkardığı gerçeklerin Türkiye’ye ulaşmasına korkusuzca büyük bir katkı sunan Evrensel’in sesinin kısılmasına seyirci kalmayalım.
Bugün farketmeseniz bile ; O sizin ve torunlarınızın, geleceğinizin gazetesi… Bugün bu durumu farketmeyen Tuzlalılar olsa bile bu bir gerçektir. Çocuklarınızı elbirliği ile arıtma bacaları ile, baz istasyonları, her yerin otopar olduğu ve arabaların egzoz dumanları ile zehirleyen, hayali emsal transferleri ile binlerce fatla konut yaptıran siyasilere inanıp onların peşinden koşanlar; Eren Ali Bingöl örneğinde olduğu gibi kendilerinin nasıl aldatıldığının artık anlamalıdır.
Eğer mevcut X hesabına erişim engeli fiilen uygulanır ve Evrensel yeni sosyal medya hesapları açarsa, o hesapları bulalım, takip edelim, paylaşalım ve duyuralım. Çünkü dayanışma yalnızca zor günlerde söylenen güzel bir söz değildir. Evrensel hepimizin gazetesidir. O’na sahip çıkmak sevdiğimiz torunlarımızın sağlıklı yaşaması içn ona olan borcumuzdur.
Dayanışma, susturulmak istenenin sesini çoğaltmaktır.

Bugün Evrensel’in sesine sahip çıkmak; Tuzla tersanelerinde yaşamını yitiren işçilerin, hakkını arayan emekçilerin, zehirlenen doğanın, betonlaşmaya karşı mahallesini savunan yurttaşların ve gerçeğin peşinden giden gazetecilerin sesine sahip çıkmaktır.
Evrensel susmaz.
Çünkü bir gazetenin hesabını engelleyebilirsiniz; ama gerçeğin hesabını kapatamazsınız.

*****
Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdan’da yaptığı bir paylaşımla;
“Okurlarımızı dayanışmayı yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.

Özdal: “Evrensel gazetesi olarak Türkiye’nin gerçeğini anlatmak için okurlarımızdan aldığımız güçle 31 yıldır sürdürdüğümüz yayıncılık hayatımızda hiçbir baskıya boyun eğmedik.
Kurulduğumuz günden itibaren toplatmalara, kapatmalara göğüs gerdik. Muhabirimiz Metin Göktepe polisler tarafından katledildiğinde de büromuz kurşunlandığında da geri adım atmadık. Soruşturmalara, davalara, ilan ambargolarına, para cezalarına karşı dayanışmayla dimdik durduk. Okurlarımızı dayanışmayı büyütmeye, abone olmaya, tüm sosyal medya platformlarında hesaplarımızı takip etmeye çağırıyoruz.”
YouTube: @evrenselgzt
Facebook: @evrenselgzt
Instagram: @evrenselgzt
TikTok: @evrenselgzt
LinkedIn: @evrenselgzt
Erişim engeli getirilen hesaplar
Erişim engeli getirilen hesaplar şöyle:
- Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt)
- Amnesty Türkiye (@aforgutu)
- Barış Akademisyenleri (@BarisAkademik)
- MLSA (@mlsaturkey)
- Adalet İçin Hukukçular (@adaletsosyalizm)
- Mor Dayanışma (@mor_dayanisma)
- Kaos GL Haber (@KaosGLHaber)
- Barbaros Altuğ (@barbarosaltug)
- Ece (@Ecesowicked)
- Fırat Fıstık (@firatfistik)
- Kadın Savunması (@kadin_savunmasi)
- Özlem Akarsu Çelik (@oakarsucelik)
- UMUT-SEN (@umutsendikasi_)
- HAK İnisiyatifi (@HAKinsiyatifi)
- Travma Çalışmaları (@TravmaDernek)
- Sena Yazıbağlı (@snyzbgl)
- Ali İsmail K. Vakfı (@Alikev_org)
- Özgür Genç Kadın (@ozgurgenckadin4)
- Tamer Doğan (@petrocelli1871)
- Yıldız Tar (@yildiztaryeni)
- Mahallede Lgbti (@mahalledelgbti)
- TİP LGBTİ+ (@tiplgbtiburo)
- kardi b (@benimbenkardi)


